DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,54
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 14°C
Parçalı Bulutlu
Diyarbakır
14°C
Parçalı Bulutlu
Paz 16°C
Pts 15°C
Sal 14°C
Çar 15°C

Özür Dilerim II

13.07.2020
A+
A-

Bunları sorarken, başlıyor ağlamaya, iç çekiyor yardım istiyor. Çantayı tutmakta dahi acizleşen sol eli orada öyle vücudundan ayrı dururken sigara olan sol elini uzatarak, hiç tanımadığı bir adamdan yardım istiyor son bir sesle.

Dükkan sahibi, anlıyor da bir tepki vermiyor gibi, kendi de aynı dertten müzdarip gibi anlıyor ama bir tepki veremiyor, göz teması kuruyor, yutkunuyor, iki elini yana salmış çaresiz bakıyor…

O sıra devam ediyor adam:

Neden beni bu halimle kabul edip aralarına almıyorlar, neden beni sevmeleri için sürekli inanmadığım halde onların ilgisini çekip onlarla konuşmak zorundayım, neden evim olma zorunda, neden onların arasında bencil olmak durumundayım, neden var olmak için rekabet etmek zorundayım? Lütfen bana yardım et, bana hayatta yaşamanın sırrını söyle. Biliyorsan eğer bana o yolu göster.

Lütfen, ben artık yalnız yaşamak istemiyorum. Bana hayatta yaşayabilmem için güç ver. Ben neden hayatta yaşamayı beceremiyorum, lütfen bana yardım et…

Bu son sözleri söylerken ağlıyordur artık, vücudunu yasladığı tezgaha doğru düşer gibi olur am toparlar kendini ya da toparlanmaya mecbur hisseder kendini ve “Özür dilerim, ben bağışlayın, kendi derdimle sizi üzdüm, özür dilerim, özür dilerim” der ve dükkandan ayrılır.

Dükkan sahibi, şaşkın, üzgün, ne olduğunu anlamaya çalışmanın, belki de anlatılanları kavrayamamanın telaşıyla, merakla ama olduğu yerden bir adım kımıldamadan, hafifçe kapıya doğru arkasından bakar adamın.

Yukarıdaki diyaloglar Yapımcı, Yönetmen ve Senaristinin Cemal Şan’ın olduğu 2009 yapımı Ruh-Akıl-Kalp üçlemesinin son filmi olan Ali’nin 8 Günü filminde bir sahneye sığanlar.

Üçlemenin diğer filmleri ise ‘Zeynep’in Sekiz Günü’ (2007) ve ‘Dilber’in Sekiz Günü’ (2008)

Sonrası mı?

Çalışmak hem de sürekli çalışmak; kazandığını dayatılanlara harcamak üzerine kurulu sıkıcı kent yaşamı ve o yaşamda dayatılanların bir bütün olarak kişisel-toplumsal kimlik sorgulamasına bile zaman bırakmayan hızlı tüketilen zaman içinde biçilen rollerdeki çocuk, kadın, erkek, genç, yaşlı insanları bekleyen tabi ki acı son var…

Film Hakkında

Filmde, kendi halinde bir yaşam süren Ali’nin geçirdiği sekiz gün konu edilir. Ali, yaşadığı mahallede bakkal dükkânı işletmektedir. Müşterileri ve kiracılarından başka kimsesinin olmadığı bir yaşam sürer. Tekdüze hayatı mahalleye Zeynep adlı öğretmenin taşınmasıyla değişir. Zeynep’e ilk gördüğü andan itibaren âşık olur. Zeynep’in hayatında olabilmek için türlü yollara başvurur. Zeynep işe bir başkasını sevmektedir. Âşık olduğu adam onunla birlikte olmayı istemez. Peşinden çaresizce sürüklendikleri aşkları, ikiliyi hiç istemeyecekleri bir sona doğru götürecektir. (Hüseyincan Eryılmaz) Bitti

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."