DOLAR 8,0844
EURO 9,7548
ALTIN 460,27
BIST 1.377
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 32°C
Rüzgarlı
Diyarbakır
32°C
Rüzgarlı
Çar 30°C
Per 28°C
Cum 29°C
Cts 30°C

Yusuf Bedîrxan Yazdı: Kirlenmişlik içinde temizi aramak

24.07.2020
A+
A-

Dün başladığımızı tamamlamak adına bıraktığımız yerden başlayalım.

Zerya Kuyumculuk üzerinden ortaya kısmen de olsa saçılan çıkar ilişkileri; kentte ve ülkede sorumluluk sahibi herkesin şapkayı önüne koyup düşünmesini gerektiriyor.

Devleti temsil eden resmi kurumlarda neler oluyor, düzen nasıl işliyor?

Büyük hacimli işlerin merkezden bağımsız ele alınmadığı, hem merkezde hem de yereldekenti temsilen belli makamları işgal edenvelinimetlerin ve onların yanaşmalarının/temsilcilerinin onayı olmadan yürümediğini biliyoruz ya da öngörüyoruz diyelim.

Kemikleşmiş ve her gelenin üzerine kendi özel şartlarını da katarak oluşturduğu bir işleyiş ve hiyerarşiden söz ediyoruz.

Bu hiyerarşinin en tepesinden en alt makamına kadar herkesin bilerek ya da bilmeyerek, isteyerek ya da istemeyerek işleyişin içinde olduğu kanısı; son olayla bir kez daha kafalarda yer etti.

İddialar dışında şimdilik elle tutulur bir şey olmasa da;sadece sızan bilgilerden yola çıkılarak oluşan önyargıların daha da pekiştiğini söyleyebiliriz.

Derin mi derin bir sessizlikte insanlar şunu soruyor:

Devlet mekanizması günlerdir konuşulan bu iddialar karşısında neden harekete geçmiyor?

Ortada iddialara muhatap bir tek isim üzerinde yoğunlaşılmasının sebebi ne?

Bilcümle tüm kentin, yoksulun, esnafın, kadının, erkeğin, çocuğun, yaşlının, gencin emeğini heba eden mekanizma neden deşifre edilmiyor?

  1. Dönem AK Parti Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt’un 2019’un sonunda Diyarbakır’da kamu kurumlarında (DSİ ve havalanı) kadro için binlerce liralık bir piyasanın oluştuğunu iddia etmesini hatırlarsınız.

Böylesine ciddi ve adres gösterilerek dile getirilen iddia karşısında ne yapıldı, ne oldu peki?

Koca bir hiç.

Kentin kaldırımından, caddesine, sokağından, elektriğine, toplu taşımasına kadar sıkıntılarla dolu sorunları yerinde dururken, bal tutanın parmağını yaladığı bir düzene hem de kamu için ayrılan harcamaların heba edilmesi ne acı.

Bundan bilcümle tüm kent olarak sorumluyuz.

Yıllardır konuşulan ama yapılmayan hafif raylı sistem, dökülen surlar; peşkeş çekilen ihalelerdeki rant ilişkilerine kurban edilmiş nice yatırımları düşündükçe hayıflanmamak elde değil.

En üstünden en altına kadar kirlenmişlik içinde hangi temize anlatacağız derdimizi diyen bir çoğunluğun; konuşmak da yazmak da beyhude; ‘böyle gelmiş, böyle gider’ dediğinizi duyar gibiyim.

Değişmeli, nasıl mı?

İşte orası zor, hem de çok zor. Çünkü mekanizma hem sistemin içinde, hem de sistem bu mekanizmanın içinde işliyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."