DOLAR 7,8158
EURO 9,4809
ALTIN 461,55
BIST 1.331
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 14°C
Parçalı Bulutlu
Diyarbakır
14°C
Parçalı Bulutlu
Cts 14°C
Paz 14°C
Pts 13°C
Sal 12°C

Beyaz suratlı İnsanlar, üç ayda iyileşir mi?

30.01.2020
A+
A-

Kimler bu beyaz suratlı insanlar, biz onları nasıl tanıdık, neden yüzleri beyaz?

Üç ay mı yoksa üç yıl mı demek gerekir, yok yok isterseniz üç gün diyelim, hadi oradan diyesi geliyor insanın. Bir travma geçirmiş insandan üç ay içinde toparlanmasını nasıl beklersiniz anlamıyorum. Bir insan üç yılda dahi kendini toparlayamaz. Birileri çıkmış efendim en kısa zamanda yaralar sarılacak diyor, diğer biri çıkmış efendim, üç ayda ödemeler ertelenecek. Biz ne kadarda kolay ikramiye verir gibi durumu değerlendirir olduk. Gel vatandaş sen depremzedesin, seni rahat ettireceğim, üstelik üç ay borçlarını erteliyorum, gel vatandaş beyaz yüzüne kan veriyorum der olduk. Bu kadar kolay mı acıları, yaşanmış travmaları unutturmak. Evet, bunları yapmak ebetteki senin, benim, herkesin görevi,  ama insan aklıyla alay edercesine söylemler de nedir, bunlara hiç gerek yok. İkramiye verircesine biz bunu yaptık, şunu yaptık, şunu yapıyoruz bu nedir arkadaş, sanki bir mağazadayız. Tabi ki yapacaksın, bu senin asli görevin. Benim de, asli görevim, buna uymak. İyi güzel hoşta sırası mı bunların. Önce açık yara var ortada, onun kanamasını önlemek gerek.

Diğer yandan birileri de çıkmış vay efendim yardım topladık almıyorlar. Kim almıyor ya, kim almaz yardımı, yok öyle bir şey sende usulüne göre yap bu işi, alsınlar. Böyle kiriz anlarında hala reklam peşinde olmak da neyin nesi. Gerçekten yardım edeceksen bırak tek elden olsun. Neyse ne…

Bunların hepsini bir kenara bırakırsak…

Bu beyaz yüzlü insanların yüzünü nasıl pembeleştireceğiz onu düşünelim.

Ne yapabiliriz, nasıl bir yol izlenmeli?

O günü hatırlayınca Allah’ım ne büyük acıydı, herkeste bir koşuşturmaca, kim nereye kaçacak bilmiyor, imkan bulan kendini bir şekilde güvenli bir yere attı. Sabah oldu acı haberler gelmeye başladı, bu şiddete göre yine de çok şükür demek gerekiyor bence, büyük kayıplar verilmedi, ancak giden yüreklerin ardından gözyaşları elbette sel oldu. Ha bir ha iki, ölümün sayısı yok. Kurtarılmayı bekleyen onlarca insanın imdadına Hızır gibi yetişti görevliler, Onlarca insanı kurtardılar, mahşer günü gibiydi deprem sonrası. Bütün yürekler bir oldu, elbirliğiyle yardıma koştu herkes. Gün birlik günüydü ve öylede oldu. En acısı neydi biliyor musunuz? Türkçe bilmeyen, Kendi sesini duyuramayan O teyze (Xaltî) idi. İmdadına Azize hanım yetişti. Azize’nin yardımına’ da enkazda görevli bir hanımefendi.

Ya küçük Yusra’nın annesinin beton yığınlarının arkasından görevli jandarmalara feryadı, yürekleri dağladı. Herkes birlikte göz yaşı döktü, ancak birlik oldu tek yürek, çok el oldu. O çok el nice yükleri sırtlara binmiş yükleri kaldırdı.

Bu durum bize bir kez daha gösterdi ki birlikten güç doğar, bu güç sırtlardaki beton yığınlarını yok eder, bizi biz yapar. Herkes canla başla çalıştı ve çalışıyor. Ancak, bu yaşananlar bize üç şeyin önemini göstermeli;

Bu ülkede başka bir dili konuşanlarında olduğunu, onları duyacak birilerinin olması gerektiğini,

Kim olursanız olun, beton bir enkazın altındayken, sizi kurtaran kişinin kim olduğunun önemli olmadığı,

Kim olursanız olun, beton bir enkazı kaldırırken, altında olan kişinin kim olup olmadığının öneminin olmadığı,

Hepsinin toplamında ‘İNSAN ‘ olduğunun önemi ortaya çıktı. O halde bu kavga niye?

Yardımmış, efendim olmaz efendim, sen gönderemezsin, sen alamazsın, sen toplayamazsın, sen dağıtamazsın vs…

Tamam sistemli olmalı, ama hemen ulaşmalı, niyemi acil ihtiyacın zamanı bellidir, ertelenemez.

Bir depremzedenin ağzından şu sözler dökülse;

Kavgayı sonra yapsanız, bakın benim yüzüm hala beyaz, ne üç günde, ne üç ayda düzeltemezsiniz, üç yıl bile çok kısa. Bana müsaade edin, beton yığınlarının beyaz tozunu, içimdeki acıyı, bedenimdeki izleri ve yüzümdeki izleri gülüşümle pembeye dönüştüreyim. Bana yardım et, önce beni anla, ben bir depremzedeyim.

Eminim ki bu sözleri hepimiz duymuşuzdur, o halde kısaca şunu söylemek isterim,

‘İNSAN ‘ isen hadi uzat elini tut bir İNSAN’ın elini.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."