
Yûsif Bedirxan
Yusif Bedîrxan yazdı: Yaşamadan yaşlanmak
Benim gibiler için 70 yaşına yaklaşmak yakın bir uzaklığı gösterse de, sosyal medyada 60’ını aşıp 70’e yaklaşmakta olan birinin yaşadığı zihinsel değişikliklerle ilgili bir yazı oldukça ilgimi çekti. Yaşarsak eğer biz de de olası değişmeleri not aldım.
Belli ki kurmaca bir yazı ama doğruluk payı da yok değil. Yazıdan çıkardığım ders şu; Maskelediğimiz kişiliğimizden kurtulma günleri diyebilirim. İhtiyacımız olan huzur, cömertlik, aslında olmayanlarla edindiğimiz dertler vs.
Aslında bunları 60’tan 70’lere giderken değil de yaşamımıza yaymamız daha mantıklı.
Neyse, uzatmadan, bakın neler hissetmiş o yaşlardaki arkadaş bakalım;
Ailemi, kariyerimi ve pozisyonumu sevdiğim yılların ardından, şimdi eski arkadaşlarımı sevmeye başladım.
Bir atlas olmadığımın farkına vardım. Dünyayı omuzlarımda taşımam gerekmiyor.
Meyve sebze satanlarla pazarlık yapmayı bıraktım. Sonuçta, bir kaç kuruş fazla ödememle cebimde bir delik açılmayacağını biliyorum ama o bir kaç kuruş, zavallı adamın kızının okul masraflarını ödemesine yardımcı olabilir.
Taksi şoförüne ödeme yaptığımda, para üstünü almıyorum. Ekstra para kazanmak yüzüne bir tebessüm kondurabilir. Ne de olsa benden çok daha fazla yoruluyor.
Yaşlılara bu hikâyeyi anlatmıştınız demeyi bir kenara bıraktım. Ne de olsa, bu hikâyeler hatıralarını canlandırmalarına ve geçmişi tekrar yaşamalarına yardım ediyor.
İnsanları hatalı olduklarında bile düzeltmemeyi öğrendim. Ne de olsa, herkesi mükemmel yapma sorumluluğu bana ait değil. Huzur mükemmeliyetten çok daha önemli.
Cömertçe ve bolca iltifat ediyorum. Ne de olsa, bu yalnızca karşımdakine değil, benim de ruh hâlime iyi geliyor.
Kıyafetlerimdeki kırışıklığı ya da bir lekeyi dert etmemeyi öğrendim. Netice itibariyle, kişilik görünüşten daha çok öne çıkar.
Benden farklı kişilerle tartışmaktan kaçınıyorum. Ne de olsa, onlar iyi ilişkiler yürütmenin önemini bilmiyor olabilirler ama ben biliyorum.
Beni kirli oyunlarıyla saf dışı bırakmak isteyen biri olduğunda, sakinliğini koruyorum. Nihayetinde, ben ne kirliyim ne de kimseyle bir yarış halindeyim.
Duygularımdan utanmamayı öğreniyorum. Ne de olsa, beni insan kılan duygularım.
Bir ilişkiyi koparıp atmaktansa egomu bir kenara bırakmanın daha iyi olduğunu öğrendim. Sonuçta ego tek başıma olmama neden olacakken ilişkiler asla yalnız kalmamamı sağlıyor.
Her günü son günümmüş gibi yaşamayı öğrendim. Ne de olsa, öyle de olabilir.
Beni mutlu eden şeyleri yapmayı öğrendim, ne de olsa ben kendi mutluluğumdan mesulüm, başkasınınkinden değil.
Yusif BedÎrxan yazdı: Siirt’ten öteye bir manevi haz
30 Ekim 2024 Çarşamba 00:25Yusuf Bedîrxan yazdı: Basının zorlu sınavı; Narin
11 Eylül 2024 Çarşamba 00:10Yusuf Bedîrxan yazdı: Instagram neden kapandı?
07 Ağustos 2024 Çarşamba 00:10Yûsif Bedirxan yazdı: Diyarbakır’da neler oluyor?
15 Temmuz 2024 Pazartesi 00:10Yusuf Bedîrxan yazdı: Üslup meselesi mi, yoksa…
27 Haziran 2024 Perşembe 00:20Yusuf Bedîrxan yazdı: Ne kadar güvenebiliyorsak…
20 Mart 2024 Çarşamba 00:10Yûsif Bedirxan yazdı: Ekonomik Buhranın Panzehiri Üretimdir 2
08 Şubat 2024 Perşembe 00:10Yusif Bedirxan yazdı: Ekonomik Buhranın Panzehiri Üretimdir 1
07 Şubat 2024 Çarşamba 00:20Yusif Bedirxan yazdı: Kim ne dedi?
03 Şubat 2024 Cumartesi 00:10Acısını suya akıtan belgesel; Herkes Toprağa Gömülür Ben Suya
28 Kasım 2023 Salı 00:01




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.