Aziz Gülmüş Yazdı | İşkencenin Ortasında Bir Kahkaha: Mehdi Zana ile Hücre Günleri

Değerli insan Mehdi Zana ağabeyimiz yoğun bakımda. Kitabıma aldığım bu anı ile kendisine tüm kalbimle sağlık diliyorum..

Cehennem Kahkahaları kitabımdan...

Sorguda gözleri bağlı bir halde beton zemin üzerine oturmuş bekliyorduk. Açlık, susuzluk, uykusuzluk ve işkence yaralarının sızıları ile yarı baygın bir haldeydik. Birden işkenceci polislerde bir hareketlilik ve koşusturmaca başladı. İşkenceci polislerden biri alaycı bir şekilde bize hitaben :

--Ayağa kalkın oğlum ! az sonra Cumhurbaşkanınız Mehdi Zana gelecek, onu ayakta karşılayacaksınız ! Biz de şimdi onu havaalanında karşılamaya gidiyoruz! diyerek gitti. Koşuşturma ve sevinçlerinin nedenini anlamıştık. Çok geçmeden Mehdi Zana'yı getirdiler. Sorgucuların pis kahkahaları eşliğinde korkunç bir işkenceye tabi tuttular. Mehdi'nin polislere ettiği küfürleri de net bir şekilde duyuyorduk. Onun işkencedeki yiğit tavırları ve sorgucu polislerle dalga geçmesi bize büyük bir moral kaynağı olmuştu. Yine gözleri bağlı bir şekilde yanımda beton zemin üzerinde oturuyorduk. Yanılmıyorsam geceydi.. sorgucu polisler evlerine gitmişti. Başımızda nöbet tutan askerlerden biri Kürdçe "Ay dıl" türküsünü mırıldanarak volta atıyordu. Mehdi müdahale etti, "O okuduğun kürdce türkü bize aittir, senin ağzına yakışmıyor!" dediğinde gülmüştük.

Bir ara uzunca bir süre Mehdi'nin sesini duymaz olduk. Meğer gördüğü ağır işkencelerden ve belindeki rahatsızlıktan konuşacak takat kalmamış ve yanımızda beton zemin üzerinde yatıyormuş, ama biz orada değil diye biliyorduk. Polislerden biri orada bulunanlardan tek tek, "Mehdi Zana'yı seviyor musunuz ?" veya "Nasıl biri?" diye sormaya başladılar. Bir gence sordular ve genç, "Onu sevmiyorum, çünkü abim askerde iken yengeme asker aile maaşı ve yardım için müracaat etmiştik vermemişti" dedi. Bir kaç kişiye de sordular onlar da değişik nedenlerle ve sorgucu polislerin hışmından korunmak için "Sevmiyoruz!" demişlerdi.

Sıra bana gelmişti, "Onu çok seviyorum!" dedim. Sorgucu polisler nedenini sordu, "Burada onun sayesinde gülüyoruz, o olmasaydı burada zaman geçmezdi" dedim. Kaba dayaktan geçirildim, olsun.. Mehdi sevgisi için dayak umurumda olmamıştı..

Mahkemeye çıktıktan sonra tutuklanmıştık. Aynı gün Mehdi ve yanındaki üç arkadaşı da tutuklanmış ve bizimle beraber 1 no'lu diye tabir edilen askeri garnizon içindeki cezaevi hücresine konulmuştuk. Yanyana altı karanlık hücrenin birine dört kişi konulmuştuk. Altlı üstlü bir ranzada dört kişi yatıyorduk. Döşek bit kaynıyordu. Her taraf pislik içinde.. kokudan durmak bile mümkün değildi. Bitler gözümüzün önünde konvoy halinde özgürce dolaşıyorlardı. Bazen bitleri elimizle döşeğin üzerinden kovduktan sonra uyumaya çalışıyorduk ama nafile... bütün vücudumuz moğol askerleri gibi talan ediliyordu bitler tarafından.. ellerimizle vücudumuzu parçalıyorduk adeta.

Hacı adındaki aynı davadan yargılandığımız genç bir arkadaşımız, Mehdi ile ideolojik tartışmaya girmek için sürekli fırsat kolluyordu. Amacı, ileride dışarıya çıktığında, "Ben Mehdi Zana ile tartışmış adamım!" demek ve hava atmak için olduğunu biliyordum. Her seferinde kendisine kızıyordum, "Burası yeri değil, hem Mehdi abinin işkencedeki tavrını da biliyorsun, arslanlar gibi direndi. Saygı göster diyordum." Ancak, o bu telkinlerimizi hep kulak ardı ediyordu.

Yine birgün bitlerle mücadele ederken arkadaşımız Hacı, Mehdi Zana'ya: "Mehdi başkan Sovyetler Birliği Sosyalist mi? Yoksa Sosyal Emperyalist mi? bu konuda seninle tartışmak istiyorum" dedi. Mehdi gülümsedi ve ses çıkarmadı. Hacı sorusunu tekrar sorunca Mehdi kızdı ve Kürdce:

--"Lolo lawo Heci ez dı diya Sovyetler Birliği nım ! Sıpiya çavê me derxıst oxlım, bıla tû sosyalist bı û ev Sıpi ji Sosyal Emperyalist.. de were me xellas ke !" (Oğlum Hacı Sosvyetler Birliğinin anasını ....im, sen sosyalist ol, bu bitler de Sosyal Emperyalist olsun, gel kurtar bizi) dediğinde o şartlarda bile gülmekten yerlere yatmıştık. Heci de Mehdi abi'ye sataşmaktan vazgeçmişti.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Aziz Gülmüş Arşivi