Esat Oktay Yıldıran kahraman mı? Miroğlu’ndan tepki: "Bula bula Esat’ı mı buldunuz?"

Esat Oktay Yıldıran kahraman mı? Miroğlu’ndan tepki: "Bula bula Esat’ı mı buldunuz?"
Sosyal medyada 12 Eylül döneminin Diyarbakır Cezaevi İç Güvenlik Amiri Esat Oktay Yıldıran için yapılan "şehit" ve "kahraman" paylaşımlarına, aynı cezaevinde işkence gören eski AK Parti Milletvekili Orhan Miroğlu sert yanıt verdi. Miroğlu, Yıldıran'ın bir kahraman olmadığını belirterek "Uyguladığı işkenceler Türkiye'nin 50 yılına mal oldu" dedi.

Sosyal medya platformu X'te Dr. Hasan Sami Özvarinli'nin, 12 Eylül askeri darbe döneminde Diyarbakır E Tipi Askeri Cezaevi İç Güvenlik Amiri olan Binbaşı Esat Oktay Yıldıran'ın ölüm yıl dönümü dolayısıyla yaptığı anma paylaşımı siyaset ve kamuoyunda tartışma yarattı.

Özvarinli paylaşımında, Yıldıran için "PKK'nin kurucularına kan kusturan şehidimiz" ifadesini kullanarak cezaevindeki uygulamaları için teşekkür etti.

Bu paylaşıma tepki, 12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevi'nde yıllarca tutuklu kalan, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesindeki Diyarbakır Cezaevi Alt Komisyonu Başkanlığı görevini de yürütmüş olan eski AK Parti Mardin Milletvekili ve yazar Orhan Miroğlu'ndan geldi.

"İşkenceleri unutmadım, etnik hınç ve öfke vardı"

Miroğlu, X hesabından yaptığı açıklamada, Yıldıran’ın bir "kahraman" ya da "yalnız kurt" olarak nitelendirilemeyeceğini savundu.

Kendi tanıklığını aktaran Miroğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Engin bir tarihiniz var halbuki, her milletin olduğu gibi milli kahramanlarınız da var; bula bula Esat’ı mı buldunuz kendinize kahraman yapacak? Onu tanıyorum, bana ve arkadaşlarıma cezaevine girdiğimiz ilk günden başlayarak yaptığı işkenceleri unutmadım. Esat bir kahraman asla değildi, bir asker bile değildi."

Diyarbakır Cezaevi'ndeki uygulamanın basit bir disiplin süreci olmadığını, sistemli bir "kimliksizleştirme" amacı taşıdığını belirten Miroğlu, "Size öyle bir program uygulayacağım ki, tahliye olsanız bile kendinizi tanıyamayacaksınız" nutuklarının hafızalarda tazeliğini koruduğunu aktardı.

"Türkiye'nin 50 yılına mal oldu"

Orhan Miroğlu, Yıldıran dönemi uygulamalarının Türkiye'nin sosyopolitik tarihine ve Kürt meselesinin seyrine ağır zararlar verdiğini vurguladı.

Yıldıran'ın cezaevinde kurduğu sistemin, sebep olduğu ölümlerin ve binlerce aileye yaşattığı acıların Türkiye’nin yarım asırlık geleceğini olumsuz etkilediğini savunan Miroğlu; bu hafızayı, yönettiği "Posta Kutusu 213 - Diyarbakır" belgeselinde de ele aldığını belirtti.

Miroğlu, 12 Eylül askeri darbesini ve cezaevi idaresini işaret ederek, "Hiçbir işkenceci, hiçbir darbeci ve hiçbir darbe dönemi; Esat Oktay ve onu görevlendirenler kadar ülkesine, ordusuna ve halkına zarar vermemiştir" değerlendirmesinde bulundu.

Arka Plan: Diyarbakır Cezaevi ve Esat Oktay Yıldıran

12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından Diyarbakır E Tipi Askeri Cezaevi'nde görevlendirilen Binbaşı Esat Oktay Yıldıran, 1981-1983 yılları arasında uyguladığı sistematik işkence yöntemleri, fiziki ve psikolojik baskılarla tanındı.

Uluslararası insan hakları örgütleri ve raporlarında "dünyanın en kötü şöhretli cezaevlerinden biri" olarak gösterilen Diyarbakır 5 No'lu Cezaevi'nde, o dönem onlarca tutuklu hayatını kaybetti, çok sayıda kişi ise sakat kaldı veya intihara sürüklendi. Yıldıran, 1988 yılında İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü.

Siyasi analistler ve araştırmacılar, Diyarbakır Cezaevi'nde yaşanan vahşetin ve insan hakları ihlallerinin, bölgedeki radikalleşmeyi tırmandıran ve PKK'nin taban bulup güçlenmesine zemin hazırlayan en kırılma yaratıcı faktörlerden biri olduğunu değerlendiriyor.

Kaynak:METİN BEKİROĞLU

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.