Diyarbakır Kitap Fuarı'nda endişelendiren imza kuyruğu: Metrelerce süren kuyruğun arkasındaki tehlike

Diyarbakır Kitap Fuarı'nda endişelendiren imza kuyruğu: Metrelerce süren kuyruğun arkasındaki tehlike
Diyarbakır Kitap Fuarı’nın son gününde genç yaştaki okurların ‘Loresima’ mahlaslı yazar Kübra Doğan’ın imza etkinliğinde oluşturduğu metrelerce uzunluktaki kuyruk dikkat çekti. Gençlerin ilgisi ergenlik dönemindeki duygusal arayışla açıklansa da, aslen Türkçe öğretmeni olan yazarın asker kurgulu romanlarındaki militarist temaların romantik ilişkiler içinde normalleştirildiği yönündeki eleştiriler kentte geniş bir tartışma başlattı.

FETTULLAH ÇELİK
YENİGÜN HABER –
Diyarbakır Kitap Fuarı, kapılarını kapatırken geride edebiyat dünyasında ve uzman çevrelerde çok konuşulacak bir tablo bıraktı. Fuarın son gününde, çoğunluğunu 18 yaş altı genç kızların oluşturduğu yoğun bir kalabalık, edebiyat dünyasında "Loresima" mahlasıyla bilinen Kübra Doğan’ın imza stantı önünde dakikalarca sıranın kendilerine gelmesini bekledi.

Kamuoyunda şaşkınlıkla karşılanan bu yoğun ilgi, popüler gençlik edebiyatının sınırlarını ve toplumsal etkilerini yeniden tartışmaya açtı.

Dijital Platformlardan Basılı Yayıncılığa: "Loresima" Kimdir?

Gerçek adı Kübra Doğan olan ve mesleğini Türkçe öğretmeni olarak sürdüren yazar, edebiyat serüvenine çevrimiçi hikaye platformu Wattpad'de başladı. Kısa sürede geniş bir genç okur kitlesine ulaşan Doğan, ardından eserlerini Ephesus Yayınları aracılığıyla basılı kitap olarak okurlarla buluşturdu.

Yazarın özellikle öne çıkan "Gökçen" ve "Bülbül Kapanı" gibi serileri, dram ve romantizm ögelerini asker ve güvenlik mensubu karakterlerin yer aldığı kurgularla birleştiriyor. Kurgularda asker lojmanlarında büyüyen, vatan ve idealize edilmiş asker figürleri çevresinde şekillenen ilişkiler ele alınıyor.

İçerik bakımından sorunlu bir tablo

Söz konusu yoğun imza kuyruğuna ilişkin sosyal medyada değerlendirmede bulunan sosyal medya kullanıcısı Duygusalogist (Psikoamed), ergenlik dönemindeki yüksek duygusal uyarılma ve aidiyet ihtiyacının doğal bir gelişimsel süreç olduğuna dikkat çekti. Geçmiş nesillerin Sweet Valley, Judy Blume veya İpek Ongun gibi romanlarla benzer duygusal yoğunlukları yaşadığını belirten kullanıcı, Diyarbakır’da ortaya çıkan tablonun içeriği bakımından sorunlu bir boyutu olduğuna vurgu yaptı.

Yapılan değerlendirmede şu ifadeler öne çıktı:

"Amed gibi hafızası, çatışma deneyimi ve kimlik meselesi bu kadar ağır bir şehirde aşkın içine üniforma, özel harekat, vatan ve idealize edilmiş asker erkek figürünün yerleştirildiği bir roman için bu kadar genç kızın sıraya girmesi övünülecek bir tablo değil maalesef... Burada yalnızca bir aşk hikayesi tüketilmiyor; belirli militarist ve milliyetçi kodlar da romantik duygunun içine yerleştirilerek normalleştiriliyor."

Ailelere "İçerik" uyarısı; İdeolojik ve militarist semboller

Uzmanlar ve uzman çevreler, ebeveynlerin çocuklarının kitap okuma alışkanlığı kazanmasından duydukları memnuniyetin ötesine geçerek, okunan metinlerin içeriğini de yakından takip etmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

Edebi kurgularda aşk ve duygusal temalar işlenirken, arka planda sunulan ideolojik ve militarist sembollerin genç zihinlerde sorgulanmadan benimsenmesi riskine karşı ailelerin ve eğitimcilerin daha dikkatli olması gerektiği ifade ediliyor.

Kaynak:FETTULLAH ÇELİK

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.