DOLAR 8,2364
EURO 10,0327
ALTIN 484,91
BIST 1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 29°C
Gök Gürültülü
Diyarbakır
29°C
Gök Gürültülü
Cts 31°C
Paz 30°C
Pts 24°C
Sal 26°C

Uyumsuz Metaforların Karşılaştırılması

20.02.2020
A+
A-

Uzun yıllar harcanarak oluşturulan kültür; insanın toplum içinde hiyerarşik konumlarını gerekleriyle birbirine kabul edilişini kelimelerin yardımıyla anlatılmaya çalışılır, anlaşılmaya çalışılır, kelimeler yetmediğinde ise davranışlara yansıyan jest ve mimikler devreye girer

Her kim ne emek sarf ettiyse ve hangi konuma geldiyse veya hangi lakabı elde ettiyse kendisini tanıtımda geri durmaz ve öylece taltif edilir, elde ettikleriyle gurur duyar ki çevre de onunla gurur duysun ister

Senin olman beni rahatsız eder ama senin olmadığın toplumsal ilişkilerin toplumu nasıl sahipsiz bırakacağı ve nasıl karmaşaya sürükleyeceği aşikâr, kendi kişiliğinden memnun olmayanın yaptığı yani ne yardan nede serden misali ikilem yaşanabilir

Her kim kendini inkâr ederde kendini var ettiği toplumların kurallarına karşı yaltak veya yalak bir konumda tutar ise geleceğe dair söylenmesi gereken en müstesna kelime kayıptır, kendini var etmek için ayrı bir renge sahip değildir

Bu kadar evlerin bir arada oluşu insanların bir arada olmasına vesile midir ama bu evler olmazsa bir arada bulunan insanların kalma ve kalmama gerekçelerine yeni şeyler eklenmez miydi? İnsan oğlu hep arayış içinde kıtaları aşıp bir yerden bir yerlere hep sürüklenmişlerdir

Var oluşun dayanılmaz dayatıcılığı kendini senleştirerek, olaylar haline getirerek veya metalaştırarak direk etkileyici olduğu alandan çekildiğini düşündüğümüzde bir hiçlik olur, öyle bir hiçlik ki daha fazlasına karşılık bir hiçlik

Benim sana ihtiyacım olduğunu biliyorum peki senin bana ihtiyacından söz ettiğimde kimin kime daha fazla ihtiyacının kriterini kim belirliyor? Bu teraziyi gözlerdeki yıldızların çoğalmasından çıkarsak olmaz mı?

Bir sonraki adıma geçeceğimi biliyorum ama bir sonraki adımın bana ihtiyacından söz ettiğimde neden bu kadar gürültü çıkıyor ve benim etrafımda dünya kopuyor, bu biraz da şairin kaderinde vardır, sırrı kelimeleri tarafından aforoz edilişte yatıyor

Bu kadar büyük bir kitabı kim ne için yazar ve bu kadar malzemeyi nereden bulur bulunulan malzemelerin yerinden yurdundan edilmesine değecek yaşam var mıdır ki bu kadar telaş ayaklanıp dünyayı sel altına almış

Tenhalara çekilmiş ormanların artık görüldüğü bir beyinsizlik yaşayan ortam yetmiyormuş gibi ateşlerle bu tenhalığa dalmaları gürültünün bu şekline hangi hiçlik denir ve şairin kendini kelimelerinde dar ağacına çektiği sahnedir artık

Kendini bu kadar dev aynasında görenlerin kendini küçük düşürdüğünü bildiği halde bilmediklerini neden dev aynaya yerleştirmediklerine yanmamak elde midir? Şairdeki ıstırapta bu soruda yatıyor

Yuvarlanarak yürüyen hayatı yürütme becerisine sahip olanların neden hala seyirci kaldıklarını ve yuvarlanmaya doğru çekildiklerini neden görmediklerine nasıl hiçlik deriz, tarifine kelimelerin yetmediği, anlatımın dar kaldığı bir hiçlik

Henüz yeni icat edilmiş davranışların ölçüm kaynağı antipatik kriterlerin tümünü insan neden bedeninde taşır ve onları neden atmaya çalışırken daha fazla antipatik olur, kendi gövdesindeki organların uyumsuzluğuna bile sessiz kaldıysa neden olmasın

Peki, birbirini kovalayan antipatik uyumsuzlar ile uyumsuz antipatiklerin kovalamasına yakalanan yaşamın kriterlerini kim neye göre yeniden dizayn edecek

Varoluşa dönük bu kadar farklı öğe bulunmasına rağmen insanların hala eski teraneleri anlatmaları teraneleri sevdiğinden midir veya zaten terane onların gerçek yaşamları mıdır?

Kriter dedikleri absürt yaklaşımların zaman içinde güç bulup kullandığı güç ile kabul görürlük halinde topluma norm olmaları mıdır yaşamın görünen yüzü?

Her şeye kadir olan kişinin kendi ve beklentisi olanların kendisinden beklenilenlerle baş edememesiyle baş gösteren düzeyi, her şeye kadirliği kendisinin bitiş sahnesine dönüşmesi hangi hiçliktir

Bir daha yolun düşer diye sonucu sana senin sahneleyebileceğin uyumsuzluklarına rağmen uyumlu halini sergileme şansını senin sinendeki sahneye bırakıyorum.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
25 Şubat 2020
9 Ekim 2020
11 Mayıs 2020
6 Temmuz 2020
26 Ağustos 2020
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."