Kadim şehrin marka değerleri

Diyarbakır’ın kadimliğinin içine işlemiş, yapılar, yerler, kişiler, yerel tatlar, hatıralar ve söylenceler var.

Onlar olmadan Diyarbakır, Diyarbakır olmaz…

Diyarbakır’ın anlamı kalmaz.

Surları, Camileri, kiliseleri, küçeleri eksik kalır…

Kôr Yusuf da o anlamlardan biridir.

Gazi Caddesi’nden Ballıkçılar başına giderken Demirciler Çarşısı’nın hemen girişinde olan Kôr Yusuf, bazen böbrek taşı, sarılık, kanser, soğuk algınlığı gibi çeşitli hastalıklara karşı şifayı, bazenzengin mutfak kültürünün vazgeçilmezi kaliteli baharatların tatlarını almak isteyenlerin mekanı olmuş.

Farklı etnik kimliğin ve inanca mensup insanların huzur ve barış içinde yaşadığı dönemlerin eserlerinden Kör Yusuf, 1891 yılında halk arasında Kör Yusuf olarak bilinen bir Keldanitarafından kurulmuş ve Amerika’ya yerleşmesi üzerine 1950’li yıllarda yine Kör Yusuf tarafından Diyarbakırlı Nusret Onur’a devredilmiş; 1967’den beri çocukları Seyaf ve Süleyman Onur tarafından işletilen dükkan belki de o günlerin havasını solduruyor bizlere.

Şinasi Ötük anlatıyor:

Gazi (Bağdat) Caddesi’nin Balıkçılarbaşı kavşağına yakın dükkânında attarlık yapan bir Keldani’ymişKôr Yusuf.  Yok yoktur onun dükkânında. Ölümden ve ayrılıktan gayrı her şey bulunur.

Bir cuma günü Dört Ayaklı Minare’nin yanındaki Şeyh Matar Camii’nden namazdan çıkanlar bütün günahlarını Dicle Nehri’ne dökmüş muzaffer bir asker edasıyla Attar Kôr Yusuf’un dükkânının karşısındaki Terakki Kahvesine gelirler. Bu kahvenin adı, Diyarbakır’daki İttihat ve Terakkici’lerin oturdukları bir yer olduğundan onlardan gelir. İki katlı, üst katında bilardo masalarının bulunduğu, çağına göre çok modern olan bir mekândır.

Camiden çıkıp kahveye gelenler arasında Şeyh Matar Cami İmamı Mardinli Topal Neman da vardır. İmamın yanındaki bir arkadaşı çaylarını yudumlarken kahveci çırağından kâğıt ve kalem ister, kağıda “Beş kuruşluk b..k ver!” diye yazar, çırağa beş kuruş verip Kôr Yusuf’un dükkânına gönderir. Amaçları alay etmek ve aşağılamaktır.

Çocuk attar dükkânına girer, elindeki kâğıdı Kôr Yusuf’a verir. Kôr Yusuf kâğıttaki “Beş kuruşluk b..k ver!” cümlesini okur, altına “Hangisinden, yaş mı kuru mu olsun?” diye yazar.

Yaş olanın başa sürüldüğünü kuru olanın da hap diye yutulduğunu yazar. Kâğıdı çocuğa verip gönderene götürmesini söyler.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ufuk Çimen Arşivi