Diyarbakırlı Büşra bebek soruşturmasında anneden şok iddia; Babası öldürüp, araziye attı

Diyarbakırlı Büşra bebek soruşturmasında anneden şok iddia; Babası öldürüp, araziye attı
Sivas'ın Divriği ilçesinde 10 Eylül'den bu yana haber alınamayan 11 aylık Büşra bebeğin kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada, anne Elif Balıkçı’nın savcılıkta verdiği son ifade dosyanın seyrini değiştirdi.

Daha önce çelişkili beyanlarda bulunan anne Elif Balıkçı, 14 Eylül’de savcılıkta alınan son ifadesinde kocasının bebeği öldürerek çadır kurdukları alanın 1-2 kilometre yukarısındaki bir araziye bıraktığını iddia etti.

Gelişme üzerine güvenlik güçleri, arama çalışmalarını annenin tarif ettiği araziye kaydırdı. Bölgede kolluk kuvvetleri eşliğinde yer gösterme işlemi yapılacağı öğrenildi.

İfadeler üç kez değişti

Soruşturmanın başlangıcından bu yana annenin verdiği beyanlardaki tutarsızlıklar dikkat çekiyor.

Gözaltındaki 9 kişinin ifade işlemleri sürerken ilginç bir gelişme yaşandı. Anne E.B. ifadesini değiştirerek, bebeği babasının öldürerek hayvancılık yaptıkları bölgeye gömdüğünü iddia etti. İddia üzerine bölgede bu kez ceset araması yapıldı. Kadavra köpekleriyle yapılan aramada henüz cesede ulaşılamadı. Anne E.B'nin ifadesinde ilginç detaylar ortaya çıktı. E.B., ifadesinde 15 yaşında evlendirildiğini ve evlendiği yıllarda eşinden şiddet gördüğünü belirterek, "Ben en baştan beri doğruları söylemek istedim ancak kocam Y.B. ve görümcem R.B.'den korktum. Kocam Y. B.'nin ailesi beni sevmiyor. Ben kocamla 15 yaşında evlendim. Evlendiğim zaman yemek yapma, ev işi yapma ve benzeri işleri yapmayı bilmiyordum. Bundan dolayı kocam bana şiddet uyguluyordu. Ben yemek yapmayı, ev işi yapmayı öğrendikten sonra kocamın beni dövmesi azaldı. Benim kocamın ailesiyle iletişimim yoktur" dedi.

Kocam ve görümcemin zoruyla ifade verdim

E.B. ikinci ifadesinde, ilk ifadesinde kocasının yönlendirmesi ile tanımadığı veterineri suçladığını söyleyerek, "Vermiş olduğum ifadem tamamen yanlıştır. Bu ifadeyi kocam ve görümcemin korkusundan verdim. M.Ç. isimli şahsı tanımıyorum. M.Ç. isimli şahsı daha önce görmedim. Kocam Y.B. bana çocuğu bir arabanın gelip alıp gittiğini söylemem konusunda baskı yaptı. Çocuğumu gelip alan şahsın dış görünüşünü tarif etsem de kocamın beni yönlendirmesi neticesinde fiziksel özellikleri tarif ettim. Kocam bana ‘kirli sakallı, çenesindeki sakalların beyazladığını, esmer, orta boylu' şeklinde fiziksel özellikler tarif etmemi söyledi. Beyaz renkli arabayı da kocam söyledi. Ben de kocamın bana söyledikleri doğrultusunda savcılıkta bu yönde ifade verdim" dedi.
E.B, olay günü bebeği uyutmak için babasının sırtına bindirdiğini ileri sürerek, "Eşim yemekten sonra çadırın içerisinde hemen çadırın sağ kısmında bulunan döşekte kızım Büşra ile yataktaydı ve üzerlerinde battaniye vardı. Battaniyeyi ikisinin üzerine tamamen örtmüştü. Daha sonra onlara baktığımda eşimin sağ eli ile Büşra'nın sırtına sert vurduğunu gördüm. Ben de kendisine ‘Ne yapıyorsun' diye sordum, o da bana ‘Çocuk uyusun diye sırtına vuruyorum' dedi. Bu esnada kızımın üzerinde kırmızı kazak, altında ise pembe zıbın vardı. Kızımın altı bağlıydı ancak pijaması üzerinde yoktu. Daha sonra ben kocama 'Çocuğun elbisesini giydireyim' dedim. Eşim ise bana ‘Sıcak zaten, giydirme ayrıca çocuk uyanmasın' dedi" diye konuştu.

Kocasının bebeği götürdüğünü söyledi

E.B., ifadesinde kocasının kucağında bebekle uzaklaştığını gördüğünü söyleyerek, "Geldiğimde kocamın kızım Büşra'yı kucağına aldığını ve kızımı kucağında çadırımızın üst kısmında bulunan ve eşimin hayvanları sürekli sabahları getirdiği istikamete yani evimizin üst kısmındaki söğüt ağaçlarının olduğu bölgeye doğru götürdüğünü gördüm. Büşra'nın kocamın kucağında hareket ettiğini görmedim. Kocam ile benim aramda yaklaşık 200 metre mesafe vardı. Bu yüzden çocuğu nereye götürdüğünü soramadım. Ben de R.'yi bizim çadıra çağırdım ve kendisine kocamın kızımız Büşra'yı araziye doğru götürdüğünü söyledim, o da bana hiçbir cevap vermedi ve tepkisiz kaldı. R.'nin kızın kayıp olduğunu çadır komşularımıza söylemesi üzerine komşularımız olan K.D. ve eşi G.D. geldiler. Sonrasında K.D. eşimi arayarak küçük çocuğumun kayıp olduğunu söyledi. Kocam ise haberi yokmuş gibi davrandı" dedi.
Anne E.B. ifadesinde, kocası, akrabaları ve komşularının yönlendirmesi ile jandarmaya yanlış bilgi verdiğini söyleyerek, "Jandarma olay yerine gelmeden önce komşumuz K.D. bana ‘Jandarma sorarsa 22.15'te jandarmayı aradığını söylememi' istedi. Görümcem R.B. ise bana ‘Jandarma sana soru sorarsa ben uyudum ve uyandığımda çocuk yatakta yoktu' diye söylememi istedi. Ben de bunun üzerine gelen jandarma görevlilerine bu şekilde söyledim. Jandarma o gece bölgede arama yaptı ancak çocuğu bulamadılar. Ertesi gün yani cuma günü de tüm gün aramalar yapılmasına rağmen Büşra bulunamadı" dedi.
Jandarma ekipleri, kayıp Büşra'nın bulunması için çalışmalarını sürdürüyor.

Kaynak:İHLAS HABER AJANSI

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.