TÜVTÜRK ve '500 milyon dolarlık hesap hatası': Bir vergi kaçağının anatomisi
Zerdeşt TV'de Kemal Varol'un programına katılan ekonomist Mehmet Aslan, Türkiye’deki sistematik yolsuzluk iddialarını, Sayıştay raporlarındaki usulsüzlükleri ve geçmiş döneme ait milyar liralık vergi aflarını, kamu ihalelerinde yaşananları değerlendirdi.
Aslan, Türkiye’nin 2012 yılında 50 puan bandında ve en temiz ilk üçte birlik dilimde yer aldığını hatırlatarak, 2013 sonrasındaki süreçte çok sert bir kurumsal çözülme yaşandığına dikkat çekti.
'500 milyon dolarlık vergi tahsil edilmedi'
Konuşmasında kamu imtiyazları ve vergi affı mekanizmalarının işleyişine dair somut örnekler veren Aslan, araç muayene istasyonu işletmesi TÜVTÜRK ile ilgili geçmiş döneme ait bir vakayı gündeme getirdi.
Aslan'ın iddiasına göre, 2008-2009 yıllarına ait incelemelerde vergi müfettişlerinden oluşan bir kurul, yaklaşık 750-760 milyon Türk Lirası değerinde bir vergi kaçağı tespit etti. Dönemin döviz kuru üzerinden bu miktarın yaklaşık 500 milyon dolara tekabül ettiğini belirten Aslan, adli ve idari sürecin işleyişini şu sözlerle aktardı:
"Vergi müfettişleri burada net bir vergi kaçağı olduğunu raporladı ve takibat başlatıldı. Ancak bu vergi tahsil edilmedi. Gerekçe olarak Maliye Bakanlığı veya dönemin siyasi inisiyatifi 'Burada bir hesap hatası var' dedi. Uzman bir heyetin bu büyüklükteki bir rakamda hata yapması mümkün değil. Üstelik bu hesap hatasının nerede olduğu da şu ana kadar kamuoyuna açıklanmadı. Muhalefetin o dönem verdiği soru önergeleri dikkate alınmadı ve neticede 500 milyon dolarlık bir vergi devletin hazinesine girmemiş oldu.”

'İhale yolsuzlukları ve vergi uzlaştırma komisyonları'
Sistemik yolsuzlukların işleyişinde kamu ihalelerindeki "yaklaşık maliyet" hesaplamalarının kritik bir rol oynadığını ifade eden Aslan, maliyetlerin kasıtlı olarak yüksek gösterildiğini iddia etti. 100 birimlik bir işin 200 birime şişirilerek belirli firmalara verildiğini savunan ekonomist Aslan, bu yöntemle ortaya çıkan vergi yükünün ise "Vergi Uzlaştırma Komisyonları" ve sıkça çıkarılan vergi afları ile eritildiğini söyledi.
Sistemde 30 kez vergi affına uğrayan büyük firmaların bulunduğunu belirten Aslan, "Eğer bir firma 30 kez affa uğruyorsanız, aldığınız her ihale bedelinin normalin çok üstünde olduğu sonucu çıkarılabilir" dedi.
'Türkiye’de veri açık alanda, müdahale edecek hukuk yok'
Türkiye'nin bankacılık ve dijital entegrasyon altyapısının uluslararası standartlarda ve oldukça gelişmiş olduğunu vurgulayan Aslan, yolsuzluk endeksindeki gerilemenin nedeninin "gizlilik" değil, "cezasızlık" olduğunu ileri sürdü:
"Türkiye'de sorun verilere ulaşmada değil; sonun verilere ulaştığınızda ona ilişkin bir adli işlem yapabilmekte. Şu an veri açık alanda. Sayıştay raporlarında olağanüstü usulsüzlükler tespit ediliyor, detaylıca yazılıyor. Ancak bunlar davaya dönüşemiyor. Hukukun kontrol altında olması ve bürokrasinin bu ağın bir parçasına dönüşmesi, denetim mekanizmalarını sembolik hale getiriyor."
Estonya modeli ve 'dijital şeffaflık' alternatif olabilir mi?
Sistematik yolsuzluktan kurtulan ülkeler için Estonya örneğini veren Mehmet Aslan, bu ülkenin 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından ciddi bir yolsuzluk krizi yaşadığını ancak radikal bir şeffaflık modeline geçtiğini belirtti.
Estonya'nın kamu ihalelerini ve devlet mekanizmalarını tamamen insan temasından uzaklaştırarak blockchain ve online algoritmalara devrettiğini ifade eden Aslan, "Estonya kurduğu dijital şeffaflık modeli sayesinde bugün yolsuzluk endeksinde dünyada 12. sıraya kadar yükseldi. Türkiye ise tam tersi bir yönetsel refleksle kontrolü elinde tutarak şeffaflıktan uzaklaşıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.