Gaziantep 400 bin, Diyarbakır 11 bin: Bu makas nasıl kapanacak?
YENİGÜN HABER – Diyarbakır ekonomisinin "alarm verdiğini" çarpıcı rakamlarla ortaya koyan DOSİAD Başkanı Mehmet Ali Sağır, kentin üretim potansiyelini prangalarından kurtaracak hamleyi açıkladı. İstihdamdan ihracata kadar pek çok alanda son sıralara gerileyen Diyarbakır için tek çıkış yolunun, Gaziantep ve Kocaeli örneklerinde olduğu gibi bağımsız bir Sanayi Odası kurulması olduğunu vurguladı.
Diyarbakır Organize Sanayi İş İnsanları Derneği Başkanı Mehmet Ali Sağır, Diyarbakır ekonomisinin mevcut durumuna ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunarak, kentte bağımsız bir Sanayi Odası kurulması yönünde güçlü bir çağrı yaptı.
Diyarbakır’ın tarihsel olarak önemli bir ticaret ve üretim merkezi olduğuna dikkat çeken Sağır, bugün gelinen noktada bu potansiyelin ekonomik göstergelere yansımadığını ifade etti. 1920’li yıllarda Türkiye’nin en büyük üretim merkezlerinden biri olan kentin, günümüzde birçok temel ekonomik göstergede alt sıralarda yer aldığını belirten Sağır, mevcut tablonun sürdürülemez olduğunu vurguladı.

Ekonomik veriler alarm veriyor
Sağır’ın paylaştığı verilere göre Diyarbakır’da iş gücüne katılım ve istihdam oranı Türkiye genelinde 81 il arasında 72’nci sırada yer alıyor. İşsizlik oranının yüzde 9,5 ile ülke ortalamasının üzerinde olduğu kentte, TRC2 Bölgesi en düşük istihdama sahip bölgeler arasında bulunuyor.
Kent ekonomisinin büyük ölçüde hizmet sektörüne dayandığını belirten Sağır, “Ekonomimizin yüzde 57,42’si hizmetler sektörüne bağlı. Buna karşılık sanayinin payı sadece yüzde 8,95 seviyesinde kalıyor” dedi. Son bir yılda kapanan şirket sayısının yüzde 36 artarak 403’e yükseldiğini, 2026 yılı Ocak ayında ise ihracatta yüzde 31,2’lik ciddi bir düşüş yaşandığını aktaran Sağır, kişi başı gelirde Diyarbakır’ın 81 il arasında 75’inci, sosyo-ekonomik gelişmişlikte ise 66’ncı sırada bulunduğunu dile getirdi.
Diyarbakır’ın temel sorunu yapısal eksiklik
Sanayi alanındaki en çarpıcı farkın Organize Sanayi Bölgeleri üzerinden görüldüğünü belirten Sağır, Diyarbakır OSB’de yaklaşık 11 bin kişinin istihdam edildiğini, buna karşın Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde bu sayının 400 bine yaklaştığını söyledi.
Bu verilerin, Diyarbakır’ın temel sorununun potansiyel eksikliği değil, yapısal ve yönetsel eksiklikler olduğunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
Türkiye’de sanayisi gelişmiş şehirlerde ticaret ve sanayi odalarının ayrı yapılar halinde örgütlendiğini hatırlatan Sağır; İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Gaziantep, Kayseri ve Konya gibi illerde bu modelin başarıyla uygulandığını belirtti.
Bu şehirlerde sanayinin ayrı temsil edilmesinin üretim kapasitesini artırdığını, ihracatı büyüttüğünü ve yatırım ortamını güçlendirdiğini söyleyen Sağır, “Sanayinin kendi dinamikleriyle yönetilmesi, üretim odaklı politikaların daha hızlı hayata geçirilmesini sağlıyor” dedi.
“Bu bir zorunluluktur”
Diyarbakır’ın artık zaman kaybetme lüksünün olmadığını vurgulayan Sağır, “İhracat düşerken, şirketler kapanırken, gençler iş bulamazken mevcut yapıyı korumak değil, dönüştürmek zorundayız. Bu bir kurum tartışması değil, şehrin ekonomik geleceği meselesidir” ifadelerini kullandı.
Sanayiye yön verecek kararların üretimin içinden gelen güçlü bir irade tarafından alınması gerektiğini belirten Sağır, mevcut yapının bu ihtiyacı karşılamadığını savundu.
“Sanayi Odası kurulmalı”
Sağır, çağrısını şu sözlerle net bir şekilde ortaya koydu: “Diyarbakır’da Ticaret ve Sanayi Odaları ayrılmalıdır. Sanayinin kendine özgü dinamiklerini temsil edecek bağımsız bir Sanayi Odası kurulmalıdır. Bu yapının başında sahayı bilen, üretimin içinden gelen bir sanayici yer almalıdır. Çünkü sanayi masa başında değil, üretim sahasında yönetilir.”
Diyarbakır’ın sahip olduğu genç nüfus, coğrafi konum ve üretim potansiyeliyle çok daha ileri bir noktayı hak ettiğini belirten Sağır, kentin ekonomik geleceği için cesur adımlar atılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.