"Tacizci" sanılıp öldürülmüştü: Diyarbakır'daki linç cinayetinde gerekçeli karar açıklandı

"Tacizci" sanılıp öldürülmüştü: Diyarbakır'daki linç cinayetinde gerekçeli karar açıklandı
Diyarbakır'da 2022 yılında "tacizci" olduğu iddiasıyla darbedilip bıçaklanarak öldürülen Ergün Arslan davasında gerekçeli karar açıklandı. Mahkeme, sanıkların olay sırasında ortak hareketle darp eylemine katıldığını, ölümcül bıçaklamayı ise yalnızca bir sanığın gerçekleştirdiğini belirterek cezaların bu doğrultuda verildiğini kaydetti.

Mahkeme 16 Sayfalık Gerekçeli Kararını Yazdı

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 3 Nisan 2022'de yaşanan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran Ergün Arslan cinayetine ilişkin yeniden görülen davanın gerekçeli kararı açıklandı.

Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan 16 sayfalık gerekçeli kararda, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin bozma kararının ardından yeniden yargılanan 1'i tutuklu 6 sanık hakkında verilen hapis cezalarının hukuki gerekçeleri ayrıntılı şekilde anlatıldı.

Sanıklara verilen cezalar

Mahkeme, 14 Temmuz'da görülen karar duruşmasında; tutuklu sanık S.D.'yi "kasten öldürme" suçundan 11 yıl 8 ay hapis cezasına, tutuksuz sanık B.E.'yi "kasten yaralama" suçundan 3 yıl 1 ay 27 gün hapis cezasına, tutuksuz sanıklar H.İ.P., S.B., M.M. ve E.H.T.'yi ise "kasten yaralama" suçundan 2 yıl 1 ay 8'er gün hapis cezasına çarptırdı.

Olayın başlangıcı: Yanlış teşhis cinayete götürdü

Gerekçeli kararda, olaydan birkaç gün önce Anzele Parkı'nda küçük bir kız çocuğunun fotoğrafının çekildiği yönündeki iddianın mahallede yayıldığı belirtildi.

Kararda şu değerlendirmeye yer verildi:

"Kız çocuğu durumu annesine bildirmiş, annenin de mahalledeki gençlere anlatması üzerine sanıklar olay günü parkta gördükleri maktulü daha önce kız çocuğunun fotoğrafını çeken kişi sanmıştır. Bu nedenle maktul darbedilmiş, koltuk altı ve ayağından bıçaklanarak yaralanmış ve hayatını kaybetmiştir."

Kız çocuğunun teşhisi iddiaları çürüttü

Mahkeme kararında, cinayete gerekçe gösterilen taciz iddiasının soruşturma kapsamında araştırıldığı da vurgulandı.

Taciz mağduru olduğu öne sürülen kız çocuğunun fotoğraf üzerinden yaptığı teşhiste, kendisini rahatsız eden kişinin Ergün Arslan olmadığını söylediği bilgisine yer verildi.

Bu tespit, olayın yanlış bir kanaat üzerine gerçekleştiğini ortaya koyan en önemli deliller arasında gösterildi.

Mahkeme: Her sanık kendi fiilinden sorumlu

Kararda, olayın önceden planlanmış organize bir eylem olmadığı değerlendirmesi yapıldı.

Mahkeme, kavganın aniden geliştiğini, sanıkların ortak bir öldürme planı doğrultusunda hareket ettiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığını belirterek her sanığın yalnızca gerçekleştirdiği fiilden sorumlu tutulması gerektiğini ifade etti.

Ölümcül bıçaklamayı tek sanığın gerçekleştirdiği belirlendi

Mahkeme, dosyadaki deliller ve adli tıp raporlarını değerlendirerek şu sonuca ulaştı:

Sanıklar Ergün Arslan'ı birlikte darp etti.

Sanık S.D., olay sırasında bıçaklama eylemini tek başına gerçekleştirdi ve ardından olay yerinden kaçtı.

Diğer sanıkların bıçaklama eylemine iştirak ettiğine dair yeterli delil bulunmadı.

Sanık B.E. tesisat işlerinde kullanılan bir anahtarla darp eylemine katıldı.

Diğer sanıklar ise yalnızca darp fiiline iştirak etti.

Bu nedenle S.D. hakkında "kasten öldürme", diğer sanıklar yönünden ise eylemin "kasten yaralama" kapsamında kaldığı sonucuna varıldı.

Mahkeme cezaların gerekçesini açıkladı

Kararın sonuç bölümünde mahkeme, ceza miktarlarının belirlenmesinde suçun niteliği ve her sanığın eyleminin ayrı ayrı değerlendirildiğini belirterek şu ifadeye yer verdi:

"Değişen suç vasfına göre suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, faillerin amaç ve saiki, kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir."

Dava sürecinde neler yaşandı?

3 Nisan 2022'de Sur ilçesinde meydana gelen olayda Ergün Arslan, mahallede bir kız çocuğunu taciz ettiği iddiasıyla bir grubun saldırısına uğramış, darbedilip bıçaklandıktan sonra yaralı halde sokakta gezdirilmiş ve yaşamını yitirmişti.

İlk yargılamada; B.E. "kasten öldürme" suçundan 25 yıl, S.D. ise "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 11 yıl 8 ay,

E.H.T., H.İ.P., S.B. ve M.M. ise "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 10 yıl 5'er ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Ancak Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi bu hükümleri bozdu. Yeniden görülen davada mahkeme, sanıkların eylemlerini tek tek değerlendirerek suç vasfını değiştirdi ve yeni hükmünü kurdu.

Kaynak:ANADOLU AJANSI

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.