DOLAR 8,4396
EURO 10,0747
ALTIN 492,32
BIST 1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 39°C
Sıcak
Diyarbakır
39°C
Sıcak
Pts 41°C
Sal 40°C
Çar 41°C
Per 42°C

Çember daralıyor

15.09.2020
A+
A-

Korona virüste çember gittikçe daralıyor.

Günlük vaka sayısının üç haneli olduğu dönemde olmadığı kadar hasta var artık çevremizde.

Dedesi, ninesi, amcası, dayısı, teyzesi, halası, eşi dostu hastalanmayan neredeyse yok.

Hiç olmadığı kadar bulaş var yanı başımızda.

Altta yatan hastalığa göre, bazıları ağır, bazıları hafif atlatıyor.

Evde izolasyonla tedavisi devam eden bir arkadaşım, binalarında en az üç ailenin, çevre binalardan da virüs bulaşan birçok kişininolduğunu bazılarının ise “kod” verilmesine rağmen dışarıya çıktığını anlatıyor telefonda.

Evde izolasyon, her ne kadar kurallar işletilse de; aile bireylerine bulaşı engellemiyor. Evdeki tek virüs bulaşmış kişinin 2-3 kişiye bulaştırdığını biliyorum.

Sosyal mesafe, hijyen ve maske kurallarını ne kadar sıklıkla kullanıyoruz?

Ceza mekanizması sözde daha katı halde işletildiği halde; çevremiz gözlemleyebildiklerimiz kadar bunların en az ikisine (maske ve sosyal mesafe) uymayan insanlarla dolu.

İnsanlar, düğünden, nişandan, kafelerdeki diz dize samimi sohbetlerden kendini alamıyor.

Sadece bizim dikkat etmemiz yetmiyor. Eşimiz, kardeşimiz, çocuklarımız bu konuda ne kadar bilinçli?

Toplumsal yapımızdan olsa gerek; Sağlık Bakanlığı ve ilgili birimlerin uyarıları işe yaramıyor.

Bu şu anlama geliyor: Etrafımızdaki hastalık çemberi gittikçe daralıyor.

Bulaştaki hızlı artışı engellemek için tüm tedbirlerin üstüne şöyle bir uygulama hayata geçirilemez mi acaba?

Hafta sonları (özellikle vaka sayılarının arttığı bölgelerde) kısıtlamalar yapılabilir.

Kurum ya da zorunlu çalışma alanları (güvenlik, sağlık, tedarikçi firma çalışanları dışında) bir kısıtlama uygulansa fena olmaz.

İki gün boyunca hem sağlık ve güvenlik alanı rahatlar, hem de toplum ve çevre olarak rahat nefes alabiliriz en azından.

Diğer yandan özel sektörün ötelenen vergi ve SGK primlerinin ödemeleri gelecek aydan (10, 11 ve 12. ay) itibaren başlıyor.

Aylardır iş verimi düşen özel sektörün ödemeleri bu anlamda bir kez daha düşünülmeli.

Düşük kredi kullanımı konusunda yeni bir çalışma başlatılmalı.

Ve hatta esnek çalışmanın özel sektöre  (SGK ve vergi indirimi ile)  getirilmesi planlanmalı.

Maalesef çember daralıyor ve bunun (özellikle sağlık alanındakiharcaömalarla) yükü hem yurttaş hem de vatandaş için gittikçe ağırlaşıyor.

Vakit henüz erkenken bu tedbirler bir kez daha düşünülmeli.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.