DOLAR 8,7540
EURO 10,3892
ALTIN 496,61
BIST 1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 40°C
Sıcak
Diyarbakır
40°C
Sıcak
Paz 38°C
Pts 38°C
Sal 39°C
Çar 37°C

Baskılanmış İhtiyaçlar

31.03.2020
A+
A-

Toplumların yönetim yapıları toplumdaki insanların kişilik yapısını etkiliyor ve kültürde yer alan kanunları icra etmeye çalışırlar ki kendi özgürlüklerini toplumun özgürlüğüne bağlı olduğunu düşünür ama hiyerarşik toplumların işleyişi bu mantığı hiç sayıyor yani bir zorunluluğu dayatır

Buda toplumdaki insanların duygu dünyasında travmalara yol açtığından çatışmalara zemin hazırlıyor ve bu zemin her zaman kırılgan bir konumda kendini yaşatmasını biliyor

Siz kendinizi yaşamaktan vazgeçip toplumdaki bir parça gibi olmaya, yaşamaya başlarsınız ama toplumdaki hiyerarşi sizin özgür kişi olup olmadığınızda büyük etken oluyor, sizin özel çabalarınız konumunuzu belirler, ya teslimiyet ve köleliğe devam ya da direnip özgürleşmeye doğru yol alırsınız

Buradaki arayışınız sizin bilgi ve becerinizle donanacağı için görüntüler ile ereğiniz arasındaki açıklığı bilgiyle doldurmaya kalkışırsınız

Ama her şeyi kabul eden kişi kendinden vazgeçip her şeyi toplumun iyiliği ve selameti açısından düşünür ki bu kendini yok saysalar bile bütünün parçası olması pahasına bunu kabul eder, babadan anneden öyle öğrenmiş

Bu var olan kültürün canlı ortamında yaşama halidir ancak gün gelir bu ortam yetmediğinde sizin arayışınıza rehberlik ihtiyacı ortaya çıkacaktır

Siz kendi ihtiyaçlarınızı kendi doğallığında halledemezseniz bunu kendi içinizde halletmeye kalkışırsınız ki buda sizin kendinizden ödünler vererek yaşama devam edersiniz, psikolojinizi bozar ve sağlığınızın düzelmesi için çalışırsınız

Bir tarafa iyilik yapayım derken kendi sağlığınızdan olma haliyle karşı karşıya kalma ise bir başka fark ediştir

Size bir şey lazım olduğunda sizin isteğiniz şu olur Gülün var mı ki bende istiyorum veya o bunu yaşıyor mu ki bende yaşama isteğinde bulunuyorum sorusunun yükü altında ezilirsiniz

Oysa yaşayan başka örnekler var ama siz en alt tabakadan insan kriteri alırsanız, belki deyip şans verdiğin örneğin hiç ihtiyacı olmamış olabilir bu bakış sizin gerçekliğinize uymayabilir.

Siz bir yetersizlik yaşadığınızda ve bu yetersizlik hâkim imkânların sağladığı kaynaklardan kaynaklanıyorsa sizin savunmanız “bak bunu herkes yaşıyor bende yaşasam ne olur?” birazcık daha sessizlik deyip kendinize kızarsınız buda kendi içinizde biraz daha baskı ve birikim oluşmasına sebep olur

Size bir haksızlık yapıldı mı, aldatıldınız mı sizin cevap verme yönteminiz ve kıstasa kıstak ilkesini uygulama yerine, genel böyle yapıyor dediğinizde; sizde kendinize baka kalırsanız ve bir başkası olursunuz

Seren de aynı sorunu yaşadı ama sesi çıkmadı, Yaren de yaşadı, Karen vs. vs. yaşadı onlarda ses çıkarmadı demek ki bu işin raconu ses çıkarmamakmış der sineye çekersiniz bu sineye çekişin elbet vardır bir sınırı ve sizin sınırınızın bentleri yıkılırsa baraj suyu her yeri sel altında bırakır

Peki, ihtiyaçları baskılayıp kriter sizin kendi içinizden gelen cevaplarla değil de sizin ölçünüz toplumda yaşanmışlıklar ve toplum ihtiyaçları veya hâkim mantık ile cevaplanır ise ne olur? Evet, belki siz genelin bir parçası görünebilirsiniz ama kendiniz olamazsınız ve mutlaka bir gün bir sınır veya bentte tökezlersiniz

Baskılanmayı yapanların baskıları sınır tanımadıkları için kendi ihtiyaçlarının belirlediği baskılanma olduğundan karşısı yok olana kadar köleliği dayatır. İstemler istemleri takip eder ama bir süre sonra istemler emrivaki davranışlara ve sizin sorgusuz istemelere cevap vermelere kadar ilerler, sözün özü sizin yok oluşuna kadar takip eder

Stockholm sendromunda yaşandığı gibi sizin baskıladığı istemlerinizde yaşamaya başlarsınız ki buda sizin sınır tanımayan teslimiyet ve tükenişinizi veya her an elinizde patlayacak mayın misali içinizde biriktirdiğiniz kine ve hınca dönüşür, siz artık keskin sirke küpüne zarar misalinde olduğu gibi kendinize zarar verir olursunuz.

Oysa cerrahide bir ilke vardır ki ameliyat olun içiniz açılsın belirlemesi bir esin kaynağı olabilir ve bir ameliyat şarttır.

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
25 Nisan 2020
29 Mayıs 2020
29 Haziran 2020
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.