Uzun ve sağlıklı ömrün formülü güncellendi
İnsanlık tarihi, tıp ve teknolojinin gelişimiyle birlikte eşi benzeri görülmemiş bir ömür uzamasına tanıklık ediyor. Yüz yıl önce 40’lı yaşlarda olan ortalama ömür beklentisi, bugün Türkiye’de kadınlarda 78, erkeklerde ise 74-76 bandına yükselmiş durumda. Ancak uzayan bu süre, beraberinde daha önce nadir görülen Alzheimer ve kronik unutkanlık gibi riskleri de getirdi.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hastalıkların yüzde 60-70’inin doğrudan yaşam tarzıyla ilişkili olduğuna dikkat çekerek, çözümün yeni bir disiplin olan "Yaşam Tarzı Psikoterapisi"nde olduğunu belirtiyor.
"Su içsem yarıyor" diyenler: Beden farkındalığı
Sağlıklı yaşamın ilk basamağının "beden farkındalığı" olduğunu belirten Tarhan, bireylerin kendi vücutlarından gelen sinyalleri doğru okuyamadığını savunuyor.
"Kişi obez ama 'su içsem yarıyor' diyor. Aslında farkında olmadan sürekli atıştırıyor," diyen Tarhan, zihinsel farkındalığın da en az bedensel farkındalık kadar kritik olduğunu ifade etti. Çocukluktan kalan yanlış kalıp yargıların ve otomatik tepkilerin yetişkinlikte hastalıklara davetiye çıkardığını belirten profesör, kişinin kendi içine yapacağı bir "keşif yolculuğunun" öz bilinci ve ardından öz yönetimi getireceğini vurguladı.

Mavi bölgelerin sırrı: Doymadan sofradan kalkmak
Dünyada uzun ve sağlıklı yaşamlarıyla bilinen Japonya (Okinawa), İtalya ve Yunan adalarındaki "Mavi Bölgeler"i örnek gösteren Tarhan, bu insanların ortak felsefesini şu sözlerle özetledi:
"Bu bölgelerde insanlar haz odaklı değil, anlam odaklı yaşıyorlar. En belirgin özellikleri ise mideyi tıka basa doldurmamaları. Tam doymadan sofradan kalktığınızda mide genişlemiyor, sindirim kolaylaşıyor ve vücutta toksin birikmiyor. Bitkisel temelli, renkli tabaklarla beslenmek ve az meyve, bol sebze tüketmek uzun ömrün mutfağını oluşturuyor."
Anadolu irfanı ve 20 dakikalık zihin molası
Günümüzün rekabetçi "vahşi kapitalizm" düzeninde Anadolu’nun kadim irfanının ve Mevlana gibi isimlerin sunduğu sufi meditasyonun unutulduğunu hatırlatan Tarhan, her gün yapılacak 20 dakikalık meditatif eylemlerin beyni günlük rutinden çıkararak yaratıcı sürece soktuğunu belirtti. Bu sürecin sadece fiziksel değil, beş duyuyu da kapsayan zihinsel bir dinlenme olduğunu ifade etti.

Kadınlar neden daha uzun yaşıyor?
Küresel verilerde kadınların erkeklerden daha uzun yaşamasını biyolojik ve psikolojik temellere dayandıran Prof. Dr. Tarhan, kadın beyninin duygulara, şefkate ve empatiye daha odaklı çalıştığını söyledi. Erkek beyninin "avcı" ve "analitik" yapısının aksine; sağ beynini daha aktif kullanan, iç huzura ve estetiğe odaklanan kadınların bu yapısal avantaj sayesinde uzun yaşamda öne geçtiğini belirtti.
Mutlu evlilik ömrü uzatıyor, ego savaşları kısaltıyor
Evliliğin ömre etkisi üzerine de çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Tarhan, ancak "mutlu ve huzurlu" bir birlikteliğin yaşam süresini uzattığını söyledi. Modern çağın "rekabetçi evlilik" modelinin eşleri birer rakibe dönüştürdüğünü ifade eden Tarhan, geleneksel kültürdeki 'Refik' ve 'Refika' (yol arkadaşı) kavramının önemine değindi:
"İdeal olan, iki ayrı bireyin güç savaşına girmesi değil, ortak bir anlamda birleşmesidir. Yol arkadaşlığına dayalı evliliklerde iki tane '1' yan yana gelince '11' gücüne ulaşıyor."
Stresle baş etmenin en güçlü silahı: mizah
Son olarak pozitif etkileşimin ve mizahın iyileştirici gücüne değinen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kendisiyle dalga geçebilen ve çevresine güven veren insanların daha uzun yaşadığını belirtti. "Stresle baş etmede mizah çok etkilidir," diyen Tarhan, bireyin başkalarını düzeltmeye çalışmadan önce kendi değişimini başlatması gerektiği çağrısıyla sözlerini tamamladı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.