Dolar 12,4902
Euro 14,1332
Altın 714,43
BİST 1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 15°C
Çok Bulutlu
Diyarbakır
15°C
Çok Bulutlu
Paz 14°C
Pts 17°C
Sal 17°C
Çar 15°C

Kuyruklu

20.05.2020
A+
A-

İnsanların beraber gezdikleri döneme göçebe hayatı veya taş devrî dedikleri dönemlerde, yaşanmışlıklarda; insanların birbirine çok yakın oldukları gözlemlenmiştir veya kabul edilmiştir

Birbirlerine yakınlıklarından ötürü herkes herkesin her şeyini bilirlerdi, ne oluyorsa veya ne yapılmak isteniyorsa gözler önünde cereyan ediyordu

İnsan popülasyonu, hastalıklardan ötürü çok yüksek olmadığından gerici yoz anlayışlara da yaşama şansı verecek zaman kalmıyordu

Bir tifo salgınında veya bir tifüs salgınında insanların yarısı kırılıyordu ve bilindik müthiş eserleri üreten insanların yaş ortalaması otuzlar olduğunu bilmek gerekiyor

İnsan ilişkileri bu kadar canlı ve bu kadar aceleci ve gözler önünde yaşayan reel boyutta olduğu dönemlerde başka düşüncelerin yaşama şansı yoktu veya çok zayıftı

Çünkü deneme ve yanılma yoluyla kültür oluşuyordu ve sonu gelmeyen bir arayışa endeksli yaşamı zenginleştirme çabaları da gözler önünde cereyan ediyordu

İnsanların yaşamı korunarak uzatabileceğini gördükten sonra; mağaralar ve sulak alanların üretkenlik kaynağı olduğunu gördüler ve yaşamaya başladılar

Bu süreçlerde daha inanılmaz düşüncelerin ve bu düşüncelere uyma zorunluluğunu dayatan yaklaşımlar, güçler oluşmamış veya yoktur, daha sonra insanların güçlenip daha fazla güç peşinde koşmalarından kaynaklı insan ilişki dengeleri değişti

Kendini hâkim güç ilan edenlerin kedilerini süreklileştirip payidar kalmaya çalışmalarındaki arayışları, onları taraftar toplama ve her söylediğine inanma zorunluluğuna götürüyor

Eğer taraftar isen o zaman her söylediğine sorgusuz inanacaksın ki taraftar olduğun anlaşılsın veya tarafın sorumlusu sana inanabilsin

Bu süreçler sürek avında insanların insan olma değerleri inanca kurban edilince ve insan kişilik mekanizması veya bilinci küçülüp daralınca kaygılarda artmaya başlar

Bu kişiler veya anlayışlar cengaverlerden hoşnut olmazlar, kahramanları sevmezler çünkü kendileri kendilerine bir cengaver veya kahraman yaratmışlardır ve bu oluşturduklarının yaşamasını isterler, çünkü bu yarattıkları yalancı ve doğru olmayan cengaver veya kahramanlar; yalancı ve haydut güçlülerin laflarını dinliyorlardır

Eksiklik söyleyenleri, eleştiri getirenleri veya şöyle olması gerekir diyenlere her türlü yalan, iftira ve yakıştırma yapılabiliyordu, yeter ki gözden düşürülecek bir argüman bulunsun

Bulunan argüman tereddütsüz kullanılıyordu, bir kuyruklu insan olduğuna inanılan insanların kuyruğunuz nerede diye sorduklarında sizde var mıdır ki soruyorsun sorusu sorulması gerekirdi

Ama baskılar ve korkunun oluşturduğu imparatorluk cenderesinden çıkış için başlı başına mücadele etmek gerekiyordu

Kuyruğu olduğuna inanılan insanların gerçekten kuyruğu olsaydı aynı insanlar bu sefer dümeni başka uydurma veya yakıştırmalara kıvırırdı ki; insanların yaratıldığına inanan insanın hayvanlardan evrildiğine inanmayıp bu kuyruk yalanını kabul etmemesi gerekirdi, hani allah û teala insanı böyle yaratmıştı ve hzadem babamızdı? Siz nasıl bu yalana ve müşrikliğe inanırsınız diye soramıyordu insanlar

Ancak hırs, kibir ve kör cehalete inanan veya inanamayan herkese yalan yanlış şeyler söyletebiliyordu, bunu söyleyenlerin doygun cevap karşısında verecekleri cevapları olmamalarına rağmen yine güçlü oluyordu, yine kendilerinin dediğinin olmasını istiyorlardı

Eğer söz ile yapacakları bir şeyleri olmasaydı bu sefer başvurabileceği ve her zaman haklı çıkacakları bir yöntemleri daha vardı ki en iyi savunma saldırıdır anlayışını en iyi icra eden insanlara dönüşüyorlardı

Uzunca bir süre bu kuyruklu yalanın peşinden koşan insanların vicdanları sızlasaydı şimdi birçok insana inme inmişti ama zalimler zulmü uyguladıklarında inanarak yaptıkları için, kendilerini kötü bir yerde görmediğinden psikolojik sorun yaşamıyorlar veya sonradan vicdanı nüksedip vicdanlarını elekten geçirenlerin yaşadıkları vicdan muhasebesine sahip insanları saymazsak herkes vicdansız uygulamasını uygulayıp geçiyordu

Kimse çıkıp demiyordu ki ama bari kendi inancınızı tam öğrenin ve müşrikler grubunda yer almayın, allah u tealanın yarattığı bir şeyi beğenmemek müşrikliktir yani diyorsun ki senin yaptığın güzel değildir ve onu eleştiriyorsun, daha başka müşrik nasıl olunur bilemiyorum.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
19 Haziran 2020
24 Ağustos 2020
26 Aralık 2019
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.