Diyarbakır’ın tarihi Camisinde restorasyon tartışması: Minare neden yarım kaldı?
YUSUF YETİŞ/YENİGÜN HABER – Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde, Melik Ahmet Caddesi üzerinde bulunan Melik Ahmet Paşa Camii, restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ibadete açıldı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü, Mart 2026’da caminin restorasyonunun tamamlandığını ve Ramazan Bayramı’nın ilk gününde yeniden ibadete açılacağını duyurmuştu.
Ancak cami cemaati ve mahalle sakinlerinden gelen son bilgiler, restorasyonun özellikle minare bölümünde tamamlanıp tamamlanmadığı konusunda soru işaretleri bulunduğunu ortaya koyuyor.
Cemaat ve mahalle sakinleri, minarenin iç kısmındaki bazı bölümlerin tadilattan geçirilmediğini ve çalışmanın bu bölümde yarım kaldığını ileri sürüyor.
Yetkililerden camide yeniden inceleme yapılmasını isteyen vatandaşlar, tarihi yapının bütün unsurlarıyla korunması gerektiğini belirtiyor.
“Minarenin içi de tamamlanmalı”
Melik Ahmet Paşa Camii'nin minaresi, yapının mimari açıdan dikkat çeken unsurlarından biri.
Cami cemaati, restorasyonun ana yapıda tamamlanmasına rağmen minarenin iç bölümünde eksiklikler bulunduğunu iddia ediyor.
Mahalle sakinleri, özellikle tarihi yapının yüksek ve kent siluetinde belirgin bir konuma sahip minaresinin de restorasyonun bütünlüğü içerisinde ele alınması gerektiğini ifade ediyor.
Cemaatten yapılan çağrıda, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün camide inceleme yaparak mevcut durumun tespit edilmesi ve varsa eksikliklerin giderilmesi istendi.
Vatandaşlar, “Bu kadim esere her yönüyle sahip çıkmak hepimizin görevidir. Eğer restorasyonda bir eksik veya ciddi bir problem varsa bir an önce giderilmeli, minare içindeki tadilat tamamlanmalıdır” görüşünü dile getirdi.
Buradaki iddiaların henüz Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından doğrulanmadığını da belirtmek gerekiyor.
16. yüzyıldan bugüne uzanan bir yapı
Melik Ahmet Paşa Camii, 1587-1591 yılları arasında dönemin Diyarbakır Valisi Melik Ahmet Paşa tarafından yaptırıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Kültür Portalı'nda yapının sorumlusu olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü gösteriliyor.
Yaklaşık 440 yıllık cami, Diyarbakır’daki Osmanlı dönemi mimarisinin önemli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.
Yapının plan ve mimarisinde Mimar Sinan etkisinin bulunduğu belirtiliyor. Caminin adı, Mimar Sinan’ın eserlerinin derlendiği Tuhfetü’l-Mi’mârîn adlı eserde de geçiyor. Ancak bu durum, caminin doğrudan Mimar Sinan tarafından tasarlandığını tek başına kesin olarak kanıtlayan bir belge olarak değerlendirilmemeli.
Diyarbakır’ın resmi kent ve tanıtım portalında da caminin Tuhfetü’l-Mi’mârîn’de yer aldığı ve mimari özellikleriyle Mimar Sinan geleneğiyle ilişkilendirildiği aktarılıyor.
Caminin bir başka dikkat çekici özelliği ise minaresi. Silindirik gövdeli minare, belirli bir seviyeye kadar iki merdivenli olarak yükseliyor, daha sonra tek merdivenle devam ediyor.
Restorasyon süreci neden yeniden gündemde?
Melik Ahmet Paşa Camii, 6 Şubat 2023 depremlerinde orta düzeyde hasar gören yapılar arasında yer aldı. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan bir yayında da caminin depremde orta hasar gördüğü ve mimarisinde Mimar Sinan etkisinin bulunduğu belirtiliyor.
Ayrıca Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 2024 yılı gündeminde “Melik Ahmet Camii revize restorasyon” başlığıyla bir proje onay süreci yer aldı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü ise Mart 2026’da Melik Ahmet Paşa Camii’nin restorasyonunun tamamlandığını kamuoyuna duyurdu.
Şimdi tartışmanın odağında şu soru bulunuyor:
Restorasyon gerçekten bütün bölümleriyle tamamlandı mı, yoksa minarenin iç kısmında tamamlanması gereken çalışmalar mı kaldı?
Bu sorunun yanıtı, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün yapacağı teknik inceleme ve açıklamayla netleşebilir.
Çünkü söz konusu olan yalnızca bir ibadethanenin bakım ve onarımı değil; Diyarbakır’ın yaklaşık dört buçuk asırlık mimari hafızasının önemli parçalarından biri.
Kaynak:YUSUF YETİŞ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.