Diyarbakır’da "Şeriat Haracı" İddianamesi: Dini motifli çete, Daltonlarla ortak çıktı
Diyarbakır'da özellikle Bağlar, Kayapınar ve Sur ilçelerinde esnafı, galericileri ve lüks bayileri hedef alan silahlı saldırıların arkasındaki sis perdesi aralandı. Kasım 2025'te düzenlenen geniş çaplı operasyonların ardından hazırlanan iddianame, suç örgütünün dini sembolleri ve söylemleri haraç mekanizmasına nasıl alet ettiğini tüm detaylarıyla ortaya koydu.
Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 62 sanıklı davanın iddianamesinde, 22’si tutuklu bulunan sanıklara "örgüt yöneticiliği ve üyeliği, yağma, cebir, silahlı hürriyeti tahdit, nitelikli yaralama ve mala zarar verme" gibi çok sayıda ağır suçlama yöneltiliyor.
Serbest kalıp suç makinesine dönüştüler: Üçlü yönetim kadrosu
Mezopotamya Ajansının iddianameye dayandırdığı habere göre, "Sakallılar" veya "Durmazlar" olarak bilinen suç ağının zirvesinde üç isim yer alıyor: İ.D., H.E. ve M.D. Dosyadaki en çarpıcı detaylardan biri, bu yöneticilerin geçmişte defalarca ağır suçlarla yakalanmalarına rağmen adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış olmaları.
- M.D. (Örgüt Yöneticisi): 2018'den bu yana uyuşturucu ticareti, nitelikli hırsızlık, iş yeri kurşunlama gibi suçlardan defalarca gözaltına alındı. En son 2023'te "yağma" suçundan yakalanıp adli kontrolle bırakılmasının ardından, 2025 yılı boyunca otomotiv bayileri (H., T. ve O.), lüks otel grupları (K. Grup/W. Otel), A. Waffle, N. Güzellik Salonu ve N. Gold isimli kuyumcuya yönelik 6 farklı silahlı saldırıyı bizzat yönettiği ya da azmettirdiği saptandı. Haracı kabul etmeyen esnafa, "Bu kurşunlamaları ben yaptım, 3 milyon TL vermezseniz devam edecek" tehditleri savurduğu kayıtlara geçti.
- İ.D. (Örgüt Yöneticisi): 2023 ve 2024 yıllarında çıkar amaçlı silahlı suç örgütü kurma suçlamalarına rağmen serbest kaldı. İddianamede, E. Taksi Durağı’nın yağmalanması, iş insanı H.E.Y.'ye yönelik 400 bin TL'lik sözde "ceza kesme" eylemleri dahil 9 ayrı organize suçtan soruşturuluyor.
- H.E. (Örgüt Yöneticisi): Kendisini kente "H.A." sahte adıyla tanıtan ve yurt dışı hatlar üzerinden tehdit telefonları açan yönetici. G. ve Gü. ailelerine yönelik milyonluk yağma eylemlerini organize etmekle suçlanıyor.
Taksimetre anlaşmazlığına "4 kurban" ya da "40 bin TL" şeriat cezası
İddianamede, çetenin işleyiş mantığını gösteren en somut olaylardan biri E. Taksi Durağı'na yapılan baskın oldu. Tutuklu sanık Y.K., bir taksiciyle 40 TL'lik taksimetre ücreti yüzünden tartıştı. Ertesi gün, uzun sakallı ve yüzleri maskeli 7-8 çete üyesi durağı silahlarla basarak bir taksicinin kafasına silah dayadı.
Olayın ardından çete üyeleri H.M. ve Y.A.'ya ait bir iş yerinde sözde bir "cemaat mahkemesi" kuruldu. Taksicilere, eylemlerine karşılık "gıyabında" 4 adet kurban kesme cezası verildi; kesilmemesi halinde ise ayaklarından vurulacakları tehdidi savruldu. Yapılan pazarlıklar sonucunda taksi durağından cebir ve tehditle 40 bin TL nakit para "şeriat haracı" olarak tahsil edildi. HTS ve baz istasyonu raporları, sanıkların olay saatinde durakta olduğunu kesinleştirdi.
Uyuşturucu teklifi, parmak kesme tehdidi ve 1 milyonluk hüküm
Bir diğer organize yağma eylemi ise Gü. ailesine karşı gerçekleştirildi. Mağdur M.Gü., 2 milyon TL değerindeki aracını vadeli olarak Ö.G. ve A.G.'ye sattı. Borç ödenmeyince alacağını talep eden M.Gü.’ye, sanıklar borç karşılığında 500 bin TL değerinde "uyuşturucu madde" teklif etti. Mağdur bunu reddedince, sanıklar çeteyi devreye soktu.
Sanık Y.E.'nin aracılığıyla devreye giren çete yöneticisi H.E., aileye yurt dışı numaralarından ulaşarak, "Biz Selefiyiz, Allah için buradayız. Biz ölürsek şehidiz. Devletinizi tanımayız, cezayı şeriata göre veririz. Yeğeninizin yaptığı terbiyesizliğin cezası olarak parmaklarını keseceğiz" tehdidinde bulundu. Daha sonra toplanan sözde cemaat, aileye 1 milyon TL ceza kesti. Paranın ödenmemesi halinde mağdurların kafalarının kesilerek bir iş yerinin önüne asılacağı aktarıldı.
Tanınmış tatlıcı ailesine "Azmettiricilik" suçlaması
İddianamenin en dikkat çekici boyutlarından biri de, Diyarbakır’da uzun yıllardır tatlı sektöründe dev markalara sahip olan E. ailesinin çeteyle olan ilişkisi oldu. Geçmişte basına verdiği demeçlerle gündem olan iş insanı Y.E., iddianamede "örgütü suça azmettirmekle" suçlanıyor.
- G. Ailesi Yağması: Y.E. ve yakınlarının, G. ailesiyle girdikleri araç ticaretinde ödeme yapmadıkları, alacaklıları susturmak için "Sakallılar" çetesini devreye soktukları iddia edildi. Çete yöneticisi H.E.'nin alacaklıları ölümle tehdit ettiği, ayrıca E. ailesi üyeleriyle çete mensuplarının sosyal medyada "birlikte hareket ediyoruz" izlenimi veren fotoğraflar paylaştığı HTS ve siber raporlarla belgelendi.
- Villa Gaspı: Y.E.'nin gayrimenkul alım satımı sonrası mağdurlar K.Y. ve M.A.'ya zorluk çıkardığı, devri yapılan villayı teslim etmeyip, çete yöneticileri İ.D. ve M.Y.B.'yi azmettirerek mağdurları ölüm tehdidiyle ticaretten geri çektirdiği ileri sürüldü.
- Aileden Y.E., Ö.E. ve Y.E. hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve yağmaya azmettiricilik" suçlarından cezalandırma talep edildi.
"Daltonlar" ile eş zamanlı taşeron eylemler
Suç örgütünün sadece Diyarbakır yereliyle sınırlı kalmadığı, ulusal çaptaki diğer organize yapılarla da iş birliği yaptığı anlaşıldı. İddianameye göre, iş insanı E.K.'ye ait Diyarbakır'daki K. Grup iş yeri ile İstanbul'daki ortağı M.K.'ye ait Days Hotel By Wyndham isimli konaklama tesisi aynı gün, aynı saatlerde eş zamanlı olarak kurşunlandı.
Yapılan teknik tahkikatta; İstanbul'daki saldırıyı doğrudan metropol merkezli "Daltonlar" çetesinin, Diyarbakır'daki saldırıyı ise Daltonlar adına taşeronluk yapan M.D. ve İ.D. liderliğindeki "Sakallılar" çetesinin gerçekleştirdiği belirlendi. Saldırılarda uyuşturucu bağımlısı, maskeli ve 18 yaşından küçük çocukların tetikçi olarak öne sürüldüğü ve iş insanlarından 1 milyon dolar haraç istendiği tespit edildi. Benzer şekilde, baskılardan korkan N. Güzellik Salonu sahibinin de tetikçinin çocuk olması ve can güvenliği endişesiyle iş yerini tamamen kapatmak zorunda kaldığı iddianameye girdi.
Savcılığın değerlendirmesi: Anayasal düzeni hedef alan sözde mahkeme
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamenin sonuç bölümünde çetenin toplumsal tehlikesine şu çarpıcı hukuki tespitle dikkat çekti:
"Ticari alacak-verecek meselelerini kendi yasa dışı usullerince çözmeyi amaçlayan, dini değerleri referans göstererek kendilerince adalet sağladığına inanan bir yapının varlığı nettir. Bu sanıklar, Anayasa ve kanunlarla temin edilen kamu düzenini hiçe sayarak, kendilerini adalet dağıtan ve sözde şer'i hükümlerle karar veren uygulayıcılar gibi lanse etmişlerdir. İnsanlar üzerinde korku ve bölgede panik havası yaratarak haksız kazanç sağlayan bu suç örgütünün, eylemlerine uyan en ağır cezalarla cezalandırılması kamu adına talep olunur."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.