Diyarbakır Emek Demokrasi Platformu’ndan ortak mücadele çağrısı; Nefessiz kalmayacağız!
Diyarbakır Emek Demokrasi Platformu, ülkede son dönemde yaşanan antidemokratik uygulamalar, yargı müdahaleleri ve CHP'ye yönelik kayyum girişimlerine karşı kitlesel bir basın açıklaması düzenledi. Platform adına ortak metni okuyan Dönem Sözcüsü Becet Barut, Türkiye'nin ağır bir antidemokratik tablo içinde olduğunu savunarak, "Kime gelirse gelsin bu saldırılara karşı sessiz kalmayacağız" dedi.
‘Halkın iradesi onlarca yıldır gasp ediliyor’
Açıklamasına Türkiye'deki hak ihlalleri ve siyasi baskıların tarihsel sürecine değinerek başlayan Becet Barut, Kürt siyasetçilerin onlarca yıldır hedef alındığını söyledi. Barut, süreci şu sözlerle özetledi: "Onlarca yıldır Kürt siyasetçiler seçilmiş oldukları makamlardan kayyumlarla uzaklaştırıldı, halkın iradesi gasp edildi. Milletvekilleri, belediye eş başkanları hapishanelerde tutuldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) net tahliye kararlarına rağmen Selahattin Demirtaş halen cezaevinde. DBP, HDP ve HEDEP kapatma davalarıyla kuşatıldı. Ancak tüm bunlara rağmen halk susturulamadı, mücadele bitmedi."
‘Aynı yöntemler bugün CHP’ye yöneltilmiştir’
Siyasal partilere yönelik yargı müdahalelerini tek bir partinin meselesi olarak görmediklerini vurgulayan Barut, bu durumun ülkenin demokratik geleceğine yönelik açık bir tehdit olduğunu belirtti. Kayyum uygulamalarının artık CHP’ye de sıçradığına dikkat çeken Barut, şöyle devam etti: "Bugün aynı yöntemler CHP'ye yöneltilmiştir. Mahkemeler siyasi talimatlara göre kararlar üretmekte, seçimle kazanılan iradeye kayyum atanmaktadır. Mutlak butlan kararları, bu ülkede artık hiçbir kurumun, kişinin veya siyasi iradenin hukuki güvencesinin kalmadığının resmi ilanıdır. Polis zoruyla, gazla ve copla genel merkez binalarının basılması, muhalefeti şiddet yoluyla baskı altına alma çabasıdır."
‘Toplumsal barışa büyük bir darbe vuruluyor’
Tam da barış ve demokratik toplum süreçlerinin tartışıldığı bir dönemde bu tür uygulamaların devreye sokulmasının toplumsal inancı sarstığını ifade eden Dönem Sözcüsü, yaşanan ortak akıl ve diyalog zemininden uzaklaşılmasının toplumu daha fazla kutuplaştırdığını söyledi. Barut, "Yargı bağımsız değilse, kurumlar teslim alınmışsa, hiçbir sandık sonucu kalıcı değildir. Bugün anlıyoruz ki otoriter bir iktidar var ve bu ülkede kimse güvende değildir" uyarısında bulundu.
Ekonomik ve sosyal tahribata vurgu
Açıklamada, ülkedeki cezaevlerinin aydınlar, gençler, devrimciler, Kürt siyasetçiler ve muhalif gazetecilerle doldurulduğu belirtilirken, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krize de değinildi: “Ekmek yok, aş yok, iş yok; gelecek, sağlık ve eğitim sistemleri tahrip edilmiştir. Yoksulluk içinde sömürülen milyonlar ile bu sefaletten çıkar sağlayan küçük bir azınlık yaratılmıştır. Söz söylemenin, örgütlenmenin ve demokratik siyaset yapmanın bedeli soruşturma, dava ve cezaevi olmuştur."
Ortak mücadele çağrısı
Diyarbakır Emek Demokrasi Platformu, iktidarın yargı ve kolluk gücü eliyle "muhalefetsiz bir toplum" yaratmak istediğini belirterek tüm demokratik kesimleri ortak mücadeleye davet etti. Becet Barut, açıklamayı şu güçlü mesajla sonlandırdı: "Gelinen noktada bırakın siyaset yapmayı, nefes alma alanı bile kalmamıştır. Ancak bu ülkenin insanlarını, emekçilerini, Kürtlerini, Türklerini, kadınlarını ve gençlerini kimse nefessiz bırakamaz. Bu saldırı dalgası kimi hedef alırsa alsın, bizler demokratik siyaseti savunacağız. Bugün bu mücadele ortak bir mücadeledir. İhtiyacımız olan tek şey; ortak direniş ve toplumsal barışı hep birlikte inşa etmektir."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.