DOLAR 8,4047
EURO 10,1808
ALTIN 507,39
BIST 1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 34°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
34°C
Az Bulutlu
Pts 35°C
Sal 36°C
Çar 35°C
Per 35°C

ÇMO: Sermaye zenginleşiyor, yaşam yok ediliyor

ÇMO: Sermaye zenginleşiyor, yaşam yok ediliyor

Ekolojik Yıkımla Mücadele Haftası’na ilişkin açıklama yapan ÇMO, sermaye gruplarını zenginleştiren, halkın geleceğini yok eden tüm yıkım politikalarının karşısında olacaklarını vurguladı

YENİGÜN HABER – Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Diyarbakır Şubesi, 30 Mayıs-5 Haziran tarihleri arasında kutlanan “Ekolojik Yıkımla Mücadele Haftası”na ilişkin oda binasında basın toplantısı düzenledi. MA’da yer alan habere göre ÇMO Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Canfidal Boldaş, 5 Haziran’ın Dünya Çevre Günü olarak kutlandığını, ancak ekolojik yıkımın geldiği boyuta bakıldığında kutlanacak hiçbir şeyin kalmadığını, bu nedenle bu günün haftasını “Ekolojik Yıkım ile Mücadele Haftası” olarak kabul ettiklerini ifade etti.

‘Kurşunlara tanıklık ettik’

Son günlerde Rize’nin İkizdere ilçesinde yapılmak istenen Taş Ocağı Projesine karşı İşkencedere Vadisi halkının mücadelesine tanıklık ettiklerini aktaran Boldaş, “Yine aynı minvalde doğasını talana karşı korumak isteyen, dağını taşını seven ve sahiplenen Van’ın Gürpınar İlçesine bağlı Yurtbaşı köylülerinin üzerine merkezi düzeyde uygulanan bölgesel politikalardan alınan güç ile yağdırılan kurşunlara da tanıklık ettik. Maalesef ki her iki olay da benzer olaylar gibi sermayeyi ve sermayedarları koruyan anlayışa karşı demokratik tavrıyla doğanın talanına karşı duran onurlu halkların mağduriyetidir. Biz Çevre Mühendisleri Odası olarak Hakkari’de yanan ormana, Lice’de kesilen ağaca, Kaz Dağları ve Antalya’da kıyılan yeşilliğe, İkizdere’de ve Gürpınar’da tahrip edilmek istenen dağa taşa hassasiyetimiz aynıdır” dedi.

 ‘ÇED rapoları bilimsel değil’

İkizdere ve Yurtbaşı örneğinde de olduğu gibi doğanın ve emeğin düşmanı pek çok projenin hayata geçirilmesi için yazılan ÇED Raporlarının, projelerin çevresel etkilerinin boyutlarını olduğundan çok daha düşük gösterdiğini ifade eden Boldaş, söz konusu etkilere önlem olarak oldukça yetersiz taahhütler verildiğini, dolayısıyla verilen raporların bilimsel olmadığını savundu.

 ‘Yaşam yok ediliyor’

Boldaş, İkizdere’den Mersin Akkuyu’ya, Hasankeyf’den, Ergene Havzasına, Hevsel’den Kanal İstanbul’a kadar ülkenin dört bir yanında “kalkınma, ekonomik büyüme, 2023 hedefleri” propagandalarıyla gerçekleştirilmeye çalışılan rant ve yıkım projelerinin, sermaye gruplarını zenginleştirdiğini, halkın geleceğini ve ekolojik yaşamın sürekliliğini ise yok ettiğini ileri sürdü.  Boldaş, emeğin, bilimin ve doğanın yanında; tüm yıkım politikalarının ve sermayenin nemalandığı rantın tam karşısında olacaklarını sözlerine ekledi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.