Dolar 13,5764
Euro 15,4021
Altın 792,13
BİST 1.979,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 0°C
Karla Karışık Yağmurlu
Diyarbakır
0°C
Karla Karışık Yağmurlu
Çar 0°C
Per -2°C
Cum -2°C
Cts 1°C

Ciziri: Yerel yöneticiler Kürt dilinin yayılmasını engelliyor

Ciziri: Yerel yöneticiler Kürt dilinin yayılmasını engelliyor
07.12.2021
A+
A-

Kürt Dil Platformu Sözcüsü Şerifxan Ciziri, ‘Kürt dili resmi ve eğitim dilli’ olması için platformun siyasi partilerle görüşmelerinin devam ettiğini söyleyerek; “Kürtlerin hakları, kişilerin keyfi muamelesine tabi olmasın, yasal zeminde garanti altına alınsın” dedi. Kürtçe seçmeli ders konusunda ise yerel bürokratların engeller çıkardığını savunan Ciziri, CHP’den somut adım atmasını, AK Parti’den ise Kürtçe ile ilgili yaptığı reformlara sahip çıkmasını talep etti

 

Yılmaz Yiğitler / YENİGÜN ÖZEL – Kürtçenin geliştirilmesi ve resmi dil olarak kabul edilmesi için 2018 yılında Diyarbakır’da 9 Kürt siyasi partinin bir araya gelerek kurmuş oldukları “Kürt Dil Platformu” çalışmalarına devam ediyor.

Platformun çalışmalarına ve temaslarına ilişkin Yenigün Haber’e konuşan Kürt Dil Platformu sözcülerinden Şerifxan Ciziri, “Kürt dili resmi ve eğitim dilli” olması konusunda platformun siyasi partilerle görüşmelerinin ve imza kampanyalarının devam ettiğini söyledi.  AK Partinin, Kürtçeyle ilgili başlatmış olduğu reformlara sahip çıkmadığını ve randevu taleplerine karşılık vermediğini belirten Ciziri, Kürtlerin temel haklarının yasal zemmine oturması gerektiğini vurguladı.   Ciziri, CHP’den somut adım atmasını, AK Parti’den ise yaptığı reformlara sahip çıkmasını istedi.

 “Kimseyi dışlamıyoruz”

MHP hariç bütün siyasi partilerden randevu talep ettiklerini söyleyen Ciziri, “AK Parti ve İYİ Parti bize bir dönüş yapmadı. Ne evet ne de hayır dediler. Biz her platformda söylüyoruz; AK Partiyle görüşmek isteriz. Yaptığımız değerlendirmelere göre AK Parti ortaklarıyla ters düşmemek için randevu talebimize olumlu bir dönüş yapmadı. AK Partinin üst düzey yöneticileriyle konuştuk, randevu talebimizi onlara da ilettik ama tutumlarında bir değişim olmadı. Kürt diliyle ilgili reformları AK Parti başlattı. TRT Kurdi, üniversitelerde Kürt Dil ve Edebiyat bölümü ve seçmeli derslerle ilgili reformları AK Parti yaptı, bizde onlara diyoruz ki; “ Bu reformları başlatan sizlersiniz niye sahip çıkmıyorsunuz?” Bunları defalarca anlattık ortada bir takoz var ama bu takoz nedir, kimdir biz onu bilmiyoruz. MHP ise şimdiye kadar Kürtlerin hakkıyla ilgili sert bir tutum içinde. Normal bir ortamda konuşmamız gerekir, bu konuda kuşkularımız var. MHP kendisini değiştirirse, Kürtlerle ilgili en ufak bir adım atarsa onlarla da konuşuruz. Kimseyi dışlamıyoruz” dedi.

“DEVA ve Gelecek Partisiyle görüşmelerimiz devam edecek”

Ciziri, DEVA Partisi ve Gelecek Partisinin Kürtçe eğitime sıcak baktığını belirterek her iki partinin Kürtçenin resmi dil olması konusunda tereddütlerinin var olduğunu söyledi.  Ciziri; “1 ay önce Ankara’da Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutlu ve Deva Partisi Genel Başkan Ali Babacanla görüşmelerimiz oldu. Kürt Dil Platformu’nun isteklerini onlara ilettik.  İsteklerimize olumlu yaklaştılar. Parti programlarında Kürt dilinin eğitim dilli olmasında formüllerin ve isteklerin var olduğunu söylediler. Kürtçe resmi dil olsun konusunda ise çok net değildiler. Nasıl olması gerektiğini onlara aktardık. Onlara, Kürt dili çalışmalarında ihtiyacınız olursa; ‘Biz her zaman yardım etmeye ve işbirliği yapmaya hazırız’ dedik. DEVA ve Gelecek Partisi, “Kürtçe resmi dil olsun’ talebini reddetmiyor, yalnız resmi dillin kapsaması ne olacak, nerde kullanılacak, nasıl kullanılacak? Konusunda tereddütleri var. Genel olarak tutumları pozitif, nasıl olacağıyla ilgili biraz çekinceleri var. Bizde bu konudan onlara bilgiler verip ve ilişkilerimizin ortak bir şekilde devam etmesine karar verdik. Bir başka talebimizde, Kürt Dilinin bir kuruma kavuşması talebiydi. Türk Dil Kurumu var, buna benzer bir kurumun Kürtçeyle ilgili oluşturulması gerekiyor. Bunun mecliste onaylanması gerekir. İçinde;  gazeteciler, dil bilimcileri ve yazarlarda olabilir sadece dille ilgili değil genel olması gerekiyor. Sayın Davutoğlu bu öneriye sıcak bakarak ‘Makul olduğunu’ ifade etti” diye konuştu.

“Kürt Dil Kurumu için CHP önerge verebilir”

CHP’nin, Kürtçe dilli için somut adımlar atması gerektiğini vurgulayan Ciziri şöyle konuştu;  “2 Yıl öncede CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’yla da görüştük. Taleplerimizi dinledi ve “Hayır” demedi. Biz isteklerimizi net olarak ilettik. Kemal bey bu konu hakkında pozitifti ama herhangi bir somut adım görmedik. Bölgeye geliyorlar, konuşuyorlar, anlatıyorlar ama Kürtçenin eğitim ve resmi dil olmasıyla ilgili herhangi bir şey söylemiyorlar. “Kürt sorunu ben çözerim” söylemine biz Kürtler olarak artık karnımız tok. “Kürt sorununu” ben çözerim diyen insanlardan beklentimiz; nasıl çözeceksiniz, hangi konuda çözeceksiniz, kiminle çözeceksiniz, çözüm dediğiniz olay neyi içeriyor? Sorularının cevabı net olmalı.  Kürtçe eğitim dilli ve resmi dil olacaksa bunun net olarak formüle edilmesi gerekir. CHP, Bugün isterse Kürt Dil Kurumunun kurumu için Parlamentoya önerge verebilir. Kürtçe dil konusunda biz CHP’den somut adım bekliyoruz. Hiçbir görüşü reddetmiyoruz, konuşuruz, sorunlarımızı anlatırız ama bunun yasal işlemini onların yapması gerekir.”

“Kürt toplumunda dil konusu ön plana çıkıyor”

İmza kampanyasının devam ettiğini söyleyen Ciziri, kampanyayla birlikte Kürt dil bilincinin Kürtler arasında yükseldiğini ifa ederek; “2021 yılının 22 Şubat gününde imza kampanyası düzenledik. Bütün Kürt siyasi partilerin başkanları, başkan yardımcıları imzaları kendileri attı. Kürt Dil Platformunu oluşturan bütün siyasi partiler imza kampanyasında var ve çalışmalar yürütüyor. Kampanya iki ayak üzerinde yürüyor. Birisi internet üzerinde imza toplama, online imzayı Kürt Dil Ağı yürütüyor. İkincisi ise siyasi partilerin fiziki olarak imza toplaması, bu devam ediyor. Bütün partilerimiz; köylerde, mahallerde imza topluyor. Kürtlerin gündemi devamlı değişiyor ve bir yandan da pandemi vardı imza kampanyası tam olarak istediğimiz gibi gitmedi. Engellemeler ve etkinlik yasakları da var bunlardan kaynaklı biraz sorun yaşıyoruz ama birçok ilde çalışmalar devam ediyor. Siyasi partilerimiz bu konuda çok hassas dikkatli bir şekilde üzerinde duruyorlar. Yüzbinlerce imza topladık. 2022 yılının Şubat ayında imza kampanyasını sonlandıracağız. Dille ilgili diğer çalışmalarımız devam edecek. Bizim sadece amacımız imza toplamak değildi, Kürt dil bilincini Kürtler arasında yükselmekti. Kürt toplumunun içinde bir dil bilincinin oluşması gerekiyordu. İmza toplanırken esnafla, köylüyle, gazeteciyle, aydınla da yüz yüze görüşüldüğü için dil konusu gündem oluyor. Son bir yılda hem Kürt basınında hem de Kürt toplumunda da dil konusu öne çıkmış. Resmi dil, eğitim dilli, dilin statüsü; Kürtler arasında da tartışılıyor amacımızda bunu oluşturmaktı. Hem imza topluyoruz hem de Kürtleri dil konusunda bilinçli bir yere getiriyoruz” şeklinde konuştu.

“Yerel yöneticiler Kürt dilinin yayılımını engelliyor”

Kürtçe seçmeli ders seçiminde yerel bürokratların engeller çıkardığını aktaran Ciziri, platformun seçmeli dil hakkında yaptığı çalışmalara ilişkin şunları söyledi;  “Platform olarak; her Kürt ailesi ve öğrencisi seçmeli ders konusunda kendi anadilini seçmeli. Okula giden öğrenci kendi anadilinde tercih yapmalı. Bu konuda bütün partilerimiz hem fikirdir, bildirilerde dağıttık. Fakat bürokrasi bunu engelliyor. Müdürler, öğretmenler Kürtçeyle ilgili gerekli bilgileri vermiyor. Milli Eğitim Kürtçe seçmeli ders konusunda pasif davranıyor. Öğrencilere Kürtçe mi yoksa Kuran –i Kerim mi, dayatması yapılıyor. Dinle, dil arasında bir tercih yapılması isteniliyor. Bu ikisini ya yana getirmek kadar yanlış bir şey olamaz. Kuran-i Kerimi dine karşı kullanmak doğru bir tutum değil. Dil hakkı ayrı, din hakkı ayrı. Bize gelen bilgilerde müdürler Kürtçe seçmeli ders konusunda tereddütlü davranıyorlar. Öğrencilere yeteri kadar bilgi vermiyorlar. Yaptığımız çalışmalarla birlikte Kürtçe dersini seçilmesinde bir artış var. Yerel yöneticiler Kürt dilinin yayılımını engelliyor.”

“Güvence altına alınsın”

Kürtçenin resmi ve eğitim dili olması için önündeki yasal engellemelerin kaldırılması gerektiğini vurgulayan Ciziri şöyle konuştu; “Kürtçe eğitim ve resmi dil konusu Anayasanın ilk 4 maddesini içeriyor. Anayasanın ilk dört maddesi değişmezse ya da ek yapılmadığı sürece bu reformları yapmak zorlaşır. Anayasada açıkça belirtiliyor; “Türkiye’nin resmi dilli Türkçedir” başka maddelerde de; “ Türkçe dışında herhangi bir dille eğitim verilmez” diyor. Bu yasalar değişmeli. TRT Kürdinin, üniversitelerdeki Kürt Dil ve Edebiyatının yasası yok, yarın biri bunları kaldırabilir. Kürtlerin hakları, kişilerin keyfi muamelesine tabi olmasın, yasal zeminde garanti altına alınsın. Çok dilli ülkelerin hepsinde haklar anayasal güvenceye oturtulmuştur.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.