Dolar 16,9751
Euro 17,4540
Altın 964,21
BİST 2.371,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 37°C
Açık
Diyarbakır
37°C
Açık
Çar 38°C
Per 38°C
Cum 39°C
Cts 39°C

A.Vahap Kaya yazdı: Kopuş – II

28 Ocak 2022 00:30
A+
A-

Her şeyin sonsuza kadar yaşaması beklenemez ama sonuçta insanlar bir birlerine yaptırım olarak dayattıkları yaptırımlar ve koparmalar herkese sinerjik yansımasını yaratır

Gidilen yolun anısı olabilir, ilişkide bulunulan şahsın özellikleri ve gördüğü görevlerdeki açıklık olabilir ama ne olursa olsun insanlar kaybettiklerine yanarlar!

Burada kaybedilen şeyin ne olduğuna bakarlar, kaybedilen şey geri dönüşümle topluma geri fayda sağlıyorsa bir olumsuzluk beklenmez ama kaybedilen toplumun kendi kesesinden kayıp ise toplum ve halk aile bunu hazmetmez, bu nedenle koparılmalarda her zaman hüsran olmazsa da genellikle hüsran vardır ve bu hüsran tepkiye, olumsuza altyapı oluşturur

Bu günü kendinize ayıracağınız güzellik bahçesindeki etkileşimden hareket edin ve olası güzelliklere siz bahçe olun ve çevrenize yayın.

Olumsuzluğu düşünmeyin koparılmaları düşünmeyin ve oluşumuna da izin vermeyin ki sizi yarattığınız bahçe kaygısız önüne bakıp yürüsün, yaşamasına devam etsin…

Her işin bir sonu ve başlangıcı var olduğu muhakkaktır ve bugün de sizin güzellikleri başlattığınız gün olsun.

Yeter ki koparma hiddet kelimesi olmasın, yeter ki koparma bir yaptırım erki olmasın o zaman gelin karnavaller oluşturalım ve içinde insan selini andıran mesire yerlerin yaşamasına müsaade edelim.

Herkesin yarattığı etkinliği kendisinin başarısı olarak görüp o oluşan etkinliği herkesin ortak başarısı olarak görelim.

Böyle bir yaklaşımda herkes kendinden bir parça görür ve bu parçayı geliştirmek istediğinde toplumsal zenginlik ortaya çıkar.

Peki kim böyle bir zenginlikte emeği olmasını istemez? Ancak beyinsel engeli olanlar istemez. Eğer beyinsel engeliniz yok ise bu gün güzelliğe bir adımda sen at ve kendini bu toplumun bir parçası olarak görmenin tam zamanı deyip adım at.

Benim korktuğum bir kelimeden çocuklar daha fazla korkar, hele çiçeklerle bütünleşen o güzelim saflık ödünü patlatmamak için kontrollü korumaya çalışır ama nafile…

Ne dersen de, ne yaparsan yap bugün ben seninle olan ilişkimi koparmayacağım, bu gün ben senin ümitsizlik değirmenine su taşımayacağım.

Bu günde benim yeniden aşık olabileceğim bir gününün sehere aşık atan ve yarenlik kokan bir işvesi olsun.

Ben kendime ayırdığım bir günde o gün ile ne yapacağım hakkı bende bulunsun ki bir gün bile olsa benim rengim koksun.

Ben yazacaklarımı yazayım, isteklerimi yazayım ve gelişmeler beni hangi serüvene sürükleyecek ise ne ala deyip kadere bir işve de benden olsun. (SON)

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
21 Ocak 2020 00:10
16 Aralık 2021 01:00
30 Ağustos 2021 00:02
2 Ocak 2020 00:05
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.