DOLAR 8,4734
EURO 10,0794
ALTIN 498,49
BIST 1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 40°C
Sıcak
Diyarbakır
40°C
Sıcak
Cts 39°C
Paz 39°C
Pts 40°C
Sal 41°C

TÜM BEL-SEN’den ihraç açıklaması

TÜM BEL-SEN’den ihraç açıklaması

İhraç edilen üyeleri için basın açıklaması yapan TÜM BEL-SEN ve KESK,  10 dakikalık oturma eylemi yaptı. Daha sonra yapılan açıklamada konuşan Tüm Bel-Sen Genel Başkanı Erdal Bozkurt, OHAL KHK’leri nedeniyle ihraç edilen yüz binin üzerinde çalışanın haklarının korunması gerektiğini vurguladı

 Eylem Beyaz

YENİGÜN HABER – Son dönemde OHAL KHK’leri nedeniyle ihraç edilen sendika üyeleriyle ilgili Tüm Bel-Sen Genel Başkanı Erdal Bozkurt ve KESK Genel  Başkanı Mehmet Bozgeyik, basın açıklaması düzenledi. TÜM BEL-SEN Diyarbakır Şubesi’nde düzenlenen açıklamada konuşan Bozkurt,  “OHAL KHK’leri ile gerçekleştirilen ihraç işlemiyle 4 bin 312’si KESK’e bağlı Sendikaların üyesi yüz binin üzerinde kamu emekçisinin anayasa ile güvence altına alınan başta çalışma hakkı olmak üzere temel haklar yok sayılmıştır. Ülkemiz sendikal haklar alanında dünyada en baskıcı, en kötü sabıkaya sahip ülkelerden biri haline getirilmiştir’’ dedi.

‘Temel haklarımız iktidarın iki dudağı arasında’

Her geçen gün daha da derinleşen ekonomik ve siyasal krizin yarattığı ağır sorunlarla adeta uçuruma doğru sürüklenildiğini savunan Bozkurt, şöyle konuştu:

“Siyasetçilerden gazetecilere, avukatlara, meslek kuruluşlarından Anayasa Mahkemesine,  kıdem tazminatı ve kamusal emekliliğin ortadan kaldırılmasından kadın mücadelesinin kazanımı İstanbul sözleşmesinin tartışmaya açılmasına, pandemiye karşı en başından beri canı pahasına mücadele eden hekimlerin meslek örgütü Türk Tabipleri Birliği’nin kapatılmakla tehdit edilmesine kadar uzanan baskılara her gün bir yenisini ekliyorlar. Bu sürecin biz emekçilere faturası ise tüm toplum gibi demokrasi, adalet ve özgürlüklerden her geçen gün daha da uzaklaşan bir korku imparatorluğunda yaşamanın yanında; yandaş konfederasyonla imzalanan sözde toplu sözleşmeyle dayatılan sefalet ücretleri ve daha da önemlisi Anayasa ile güvenceye alınan çalışma hakkımız başta olmak üzere en temel haklarımızın artık neredeyse iktidarın iki dudağının arasına sıkışmış hale getirilmesidir.”

‘Kayyum atanan belediyelerde yoğunlaşan ihraçlar’

Belediyelere kayyum atamalarının yapılmasının ardından artan ihraçlara dikkat çeken Bozkurt, şu ifadeleri kullandı:

“Özellikle kayyum atanan belediyelerde yoğunlaşan bu hukuksuz ihraçlar OHAL dönemi sonrası KHK’ların yasal hale getirilmesiyle de bugün de sürdürülmeye devam etmektedir. Bu kapsamda 31 Temmuz 2018 tarihinde resmi gazetede yayınlanan 7145 sayılı yasanın 26. Maddesi ile 375 sayılı KHK’ya geçici 35. Madde eklenerek mahalli idarelerde çalışan emekçilerin, valinin başkanlığında toplanan ve vali tarafından belirlenen kurulun teklifi üzerine İçişleri Bakanının onayıyla kamu görevinden çıkarılmasına yasal dayanak oluşturulmuştur. İhraç edilen 36 üyemizin 26’ü Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinde çalışmaktaydı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin ilk kayyumu Cumali Atilla tarafından açığa alınan ve 31 Mart 2019’te seçilen HDP’li belediye başkanı tarafından haklarında herhangi bir yargı kararı olmadığı için tekrardan görevlerine iade edilen 37’si kamu görevlisi, 18’i işçi toplam 55 yerel yönetim emekçisi 19 Ağustos 2019’da belediyeye kayyum atanan Hasan Basri Güzeloğlu tarafından yeniden açığa alınmıştı.”

 “Hukuku dışlayan, yok sayan bir işlem”

Açıklamada konuşan KESK Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik ise ihraçlara dair şu cümleleri kullandı:

“Arkadaşlarımıza, söz konusu KHK’da yer alan “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı” olmak biçimindeki oldukça genel bir suçlama dışında, tam olarak hangi somut delile dayanılarak, ne ile suçlandıkları dahi bildirilmemiştir. Dolayısıyla arkadaşlarımızın tamamen keyfi bir değerlendirme sonucunda kamu görevinden çıkarılmaları Anayasada ifadesini bulan ‘Hukuk Devleti’ ve bunun ayrılmaz bir parçası olan ‘Kazanılmış Haklara Saygı’ ilkelerine aykırı olduğu gibi hukuku dışlayan, yok sayan bir işlemdir.’’

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.