Amedspor’un Süper Lig’e yükselişi; Fırsat mı, tehlike mi?
Spor basınının duayen isimlerinden Şansal Büyüka, gazeteci Murat Çelik’in programında Türk futbolunun gündemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yeni sezonda Süper Lig'de mücadele edecek olan Amedspor ve Erzurumspor'un başarılarını tebrik ederek konuşmasına başlayan Büyüka, yeşil-kırmızılı ekibin en üst lige gelişinin futbol ortamındaki mevcut gerilimi düşürmek için kritik bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.
"Siyasi gerilim son derece hasar açar"
Saha içine siyasi tartışmaların ve kutuplaşmaların taşınmaması gerektiğinin altını çizen deneyimli futbol adamı, bu durumun sadece spora değil, toplumsal yapıya da zarar verebileceğini belirtti. Büyüka, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Umarım Amed’in gelişi futbolda barışın, dostluğun, kardeşliğin de bir başlangıcı olur. Yani eğer bunun içine Amed ile bir başka takım oynarken siyasi bir gerilim sokulacaksa bu son derece zarar verir. Sadece Türk futboluna değil, Türk toplumunun bütünlüğüne, birliğine, dayanışmasına da çok ciddi zarar verir, hasar açar."
Karşılıklı sağduyu ve 'konukseverlik' çağrısı
Lig maratonu boyunca hem deplasman takımlarının Diyarbakır'da ağırlanma biçiminin hem de Amedspor’un diğer şehirlerde göreceği muamelenin turnusol kağıdı olacağını ifade eden Büyüka, tüm tarafları sağduyulu olmaya davet etti.
Sürecin yönetilmesinde karşılıklı hoşgörünün şart olduğunu belirten Büyüka, "Amedspor bir deplasmana gittiğinde bana göre son derece makul ve iyi karşılanmalı. Diyarbakır'a herhangi bir kulübümüz gittiğinde son derece konuksever karşılanmalı" dedi.
"Federasyona, medyaya ve tribün liderlerine büyük görev düşüyor"
Sürecin sağlıklı ve kazasız bir şekilde yürütülebilmesi için futbolun tüm paydaşlarının taşın altına elini koyması gerektiğini hatırlatan Şansal Büyüka, sorumluluğun tek bir kesime yüklenemeyeceğini ifade etti.
Bu tarihi eşiğin doğru değerlendirilmesi durumunda bir toplumsal uzlaşı zeminine dönüşebileceğini savunan Büyüka, sözlerini şöyle tamamladı:
"Burada federasyona da çok büyük görev düşüyor. Kulüp yöneticilerine de, medyaya da, tribündeki tribün liderlerine de çok büyük görev düşüyor. Aslında Türk toplumunda barış, kardeşlik, dostluğun yeniden perçinlenmesi için bunu bir fırsat görüyorum. Ama iyi kullanamazsan tam aksine çok ciddi riskler taşıyan gelişmeleri beraberinde getirebilir."

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.