Dolar 18,5039
Euro 18,1433
Altın 988,22
BİST 3.179,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 34°C
Açık
Diyarbakır
34°C
Açık
Pts 34°C
Sal 33°C
Çar 33°C
Per 29°C

Vegan beslenmenin çocuk gelişimine etkisi nedir?

Vegan beslenmenin çocuk gelişimine etkisi nedir?
A+
A-
1 Eylül 2022 13:45

Uzmanlar, okul çağı çocuklarının beslenmesi, bedensel ve zihinsel gelişimleri için oldukça önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çekiyor

 

ABD’de bir vegan anne, 18 aylık oğlunu da vegan yetiştirmesi nedeniyle yetersiz beslenmeye yol açmış, bu durum çocuğun ölümüne neden olmuştu. Yaşanan bu olay, vegan beslenmenin sağlıklı olup olmadığı tartışmalarını da tekrar gündeme getirdi. Özel bir üniversite hastanesinin Çocuk Endokrinolojisi Uzmanlarından Dr. Sultan Kaba ve Diyetisye İrem Aksoy, vegan beslenme ve okul çağı beslenmeleri hakkında bilgiler verdi. Besin alerjisi gibi tıbbi zorunluklar olmadığı sürece çok katı kısıtlamaların olduğu hiçbir yasaklı beslenme modelini desteklemediğini belirten Kaba, vegan beslenmenin çocukluk çağında büyüme ve gelişme üzerine etkilerinin uzun dönemde güvenli olduğuna dair bilimsel kanıtların olmadığına dikkat çekti. Kaba, “Kaldı ki önermemiz için klasik beslenme modeline üstünlüğünün kanıtlanmış olması gerekir.” dedi.

Vegan beslenme çocukların tüm gelişimlerini olumsuz etkiliyor

Vegan beslenmek çocukların okul gelişimini, boy uzamasını vb. faktörleri etkileyebileceğini vurgulayan Kaba, “Çocukluk çağının yetişkin dönemden en önemli farklarından biri vücut büyümesinin ve beyin gelişiminin hızlı olmasıdır. Büyüme konusunda genetik, beslenme ve hormonların rolü çok büyük. Vegan beslenme şekli özellikle protein ve mikronutrientlerin eksikliği konusunda yüksek risklidir. Protein eksikliği direkt büyüme geriliğine yol açabileceği gibi, vitamin ve mineral eksikliklerinin de katkısıyla büyümede gerekli  hormonların yapımında ve etkisinde de azalmaya yol açarak sağlıklı büyümeyi aksatabilir.” ifadelerini kullandı. Kaba, “Karşımızda bir çocuk olduğunu düşünürsek anne babaların çocuk adına, hem uygulamada zorluklar taşıyan,  hem de çocuğun vücut sağlığı üzerine olumsuz sonuçları olabilecek bir yaşam biçimine karar vermelerini doğru bulmuyorum. Ancak yine de bu konuda ısrar söz konusu ise, vegan beslenme biçimini benimseyen ailelerin çocuklarının sağlık kontrollerinin daha sıkı bir şekilde yapılması gerekir.  Vegan beslenen çocuklarda kalsiyum, B12, çinko ve demir eksikliği riskleri artmıştır. Bu takviyelerin ilaç şeklinde sürekli alınması gerekir ki, hiç pratik değil.  Biz yetişkinler için de ilaç uyumu en büyük zorluklardan biri iken çocukların sürekli ilaç kullanmaya uyum sağlamaları hiç inandırıcı değil. Evet, vegan beslenmeyi kesmek gerekebilir.” diye konuştu. Kaba, “Çocuk inek sütü yerine sadece badem, soya, yulaf vs sütü tükettiğinde yeterli kalsiyumu almış olur mu ya da gerekli kalsiyumu alması için ille de inek sütü, peyniri, yoğurdu mu tüketmesi gerekir?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Özellikle de kalsiyum konusu çok önemli. Bitki bazlı sütlerde kalsiyum yok denecek düzeyde. Kalsiyum beyin gelişimi, kemik sağlamlığı, büyüme hususunda çok gerekli. Kesinlikle hayvansal kaynaklara ihtiyaç var. Yumurta, balık, et ve süt ürünlerinin yerini hiçbir bitkisel kaynak alamaz. Ancak süt ya da yoğurt ya da peynir konusunda üçünden biri arasında tercih yapılabilir. Çocukluk çağında 3 yaştan ergenlik dönemine kadar ortalama 600 mg/gün gibi kalsiyuma gereksinim duyulur. Ergenlikte bu ihtiyaç iki katına çıkar.  Yeterli kalsiyum alımı için günde 2-3 porsiyon süt ürünü tüketilmelidir. (Bir bardak süt ve yoğurtta 300 mg, bir kibrit kutusu peynirde 200 mg kalsiyum vardır)”

Okul çağı beslenme

Diyetisyen İrem Aksoy ise okul çağı beslenmeleri hakkında bilgilendirmede bulundu. Aksoy, “Çocukların okula gitmeleri için güne erken başlamaları sabah kahvaltısı yapmalarını güçleştirebilir hatta kahvaltı yapmadan güne başlamalarına sebep olabilir. Okulda kalma sürelerinin uzun olmasıyla birlikte çocuklar uzun saatler aç kalabilir. Okulda sağlıklı besinlere ulaşmaları zor olabilir. Okula yeni başlayan çocuk ev dışında ve ailesinden ayrı olarak kendi başına beslenmeye alışkın olmayabilir. Fiziksel olarak çok hareketli olabilir ve besinlerden aldığı enerji yeterli gelmeyebilir. Bu durumlar göz önünde bulundurularak gelişim ve büyümenin hayati önem taşıdığı okul çağı çocuklarının beslenmesi özenle takip edilmelidir. Çocuklarının sağlığını ve akademik başarısını önemseyen tüm ailelerin beslenme açısından dikkat etmeleri gerekenler aşağıdaki gibidir.” dedi.

Sağlıklı beslenmeyi ve öğün atlamamayı öğrenmeli

Öğrenme çağında olan çocuğa, beslenme ve sağlıkla ilgili temel bilgileri ilk olarak ailenin ve daha sonra ise okulda öğretmenlerinin vermesi gerektiğini söyleyen Aksoy, “Ayrıca çocuğa beslenmesi için zaman ayarlaması yapması, öğün atlamaması ve kendi beslenmesi hakkında sorumluluk alması gerektiği öğretilmelidir. Uzun süre açlık yaşayan çocuklarda dikkat dağınıklığı, öğrenme güçlüğü ve bedensel güçsüzlük gibi sorunlarla karşı karşıya kalınabilir.” diye belirtti. Aksoy, “Okulda ya da evde ailesi-öğretmenleri tarafından çocuğun günlük alması gereken enerji ve besin ögeleri ayarlanıp yeterli bir şekilde tüketilmesi sağlanmalıdır. Ek olarak hem okulda hem de evde besinlerin yararlarından bahsedilmeli ve çocuğa sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmesinde yardımcı olunmalıdır.” diye ekledi.

 Kahvaltı ile güne başlamalı

Kahvaltının önemine işaret eden Aksoy, “Bütün gece besin alımı olmadan aç kalan vücudun, sabah kahvaltısına ihtiyacı vardır. Güne istediği bir kahvaltı seçimiyle başlamalıdır; peynirli tost, meyveli yoğurt-süt veya ballı süt gibi. Sabah kahvaltısını atlayan çocuklar akademik olarak daha başarısız olabilir.” ifadelerini kullandı.

Besinlerin sağlığa olan yarar ve zararlarını öğrenmeli

Çocukların beslenme alışkanlığının diş sağlığı için de önemli olduğunu belirten Aksoy, şunları söyledi:

“Daha az şekerli ve basit karbonhidratlı besinler, daha çok süt ürünleri tüketmesi önerilmelidir. Gazoz gibi asitli ve şekerli içecekler, bisküvi gibi paketlenmiş ve işlenmiş gıdalardan uzak durmaları gerektiği öğretilmelidir. Ana öğünlere ek olarak ara öğünler planlanmalı dolayısıyla çocuğun açlık süresi ve kan şekeri dengesi kontrol altına alınmalıdır. Ara öğünlerde paketlenmiş ve sağlıksız gıdalar yerine kuruyemişler, taze ve kuru meyveler, süt, yoğurt, ayran veya ev yapımı kek, börekler gibi sağlıklı atıştırmalıklar planlanmalıdır.”

Okul veya evde tükettikleri besinler denetlenmeli

Aksoy, “Okullarda tükettikleri yemeklerin yeterli ve dengeli olmalarının yanında yemeklerin temiz ve sağlıklı şekilde hazırlanmış olmasına dikkat edilmelidir. Günümüzde çocuklar hem okulda hem de dışarda arkadaş ve aileleriyle birlikte hızlı yemek sistemine yönelmektedirler. Bunların çoğu beslenme açısından uygun değildir ve çocukların porsiyon kontrolü sağlamalarını olumsuz etkileyebilmektedir. Okul çağı çocuklarının beslenmelerinde bulunan besin grupları açısından değerlendirme yapıldığında, tahıla dayalı olduğu, hazır meyve suyu, şeker, bisküvi, poğaça, cips gibi sağlıksız besinlerin fazlaca yer aldığı gözlemlenebilir. Bu nedenle beslenme çantalarının hazırlanması ya da okulda ulaşabilecekleri besinler konusunda anne ve sınıf öğretmenleri bilinçlendirilmeli, konuya hâkim beslenme uzmanlarından destek alınmalıdır.” ifadelerini kullandı. (İLKHA)

ETİKETLER: , , , ,