Dolar 12,4902
Euro 14,1332
Altın 714,43
BİST 1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 15°C
Çok Bulutlu
Diyarbakır
15°C
Çok Bulutlu
Paz 14°C
Pts 17°C
Sal 17°C
Çar 15°C

“Haftada 2.5 saat orta derece egzersiz yapın”

“Haftada 2.5 saat orta derece egzersiz yapın”
10.11.2021
A+
A-

YENİGÜN HABER – Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ahmet Karabacak, haftada 2.5 saat orta şiddette fiziksel aktivite yapılmasının kalp damar hastalıkları ile kalp yetmezliğine bağlı ölüm, iş gücü kaybı ve hastaneye yatışların azaltılabileceğini belirterek “Tüm bunların yanı sıra düzenli sağlık kontrolü ile bu hastalıkların erken dönemde fark edilmesi de ilaç ya da operasyona gerek kalmadan yaşam tarzı değişiklikleri ile iyileşmenin sağlanması fırsatı veriyor. Bu nedenle sporu ve kontrolleri aksatmamak önemli” uyarısında bulundu.

Kalp damar hastalıkları tüm dünyada ölüm nedenlerinin başında geliyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her yıl 18 milyon kişi bu nedenle yaşamını kaybediyor. Tıptaki gelişmeler sayesinde kullanımı yaygınlaşan girişimsel tedavi yöntemleri ve kalp koruyucu ilaçlara karşın bu ölümlerin 2030 yılında 23 milyona ulaşacağı belirtiliyor. Oysa yaşam tarzında yapılacak değişiklikler, fiziksel aktivitenin artırılması ve sağlıklı beslenme bu hastalıkların daha oluşmadan önlenmesinde büyük önem taşıyor.

Göğüs ağrısı da yapıyor, yorgunluk da

Özellikle göğüste ağrı, sıkışma, tıkanma ya da yanma gibi belirtilerle kendini gösteren kalp damar hastalıkları erken yorulmaya, nefes darlığına ve fenalık hissine de yol açıyor. Bu hastalıkların küresel çapta öne çıkan bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğine dikkat çeken Dr. Karabacak, “İki yıldır tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi, spor yapmaya müsait yeşil alanların giderek azalması, sosyal medyada geçirilen sürenin artması, çoğunlukla masa başı tarzında icra edilen yoğun çalışma temposu ve egzersizin yararları hakkında farkındalık eksikliği, günümüzde fiziksel aktivitede sınırlamaya yol açıyor. Oysa hareketsiz (sedanter) yaşam, kalp damar hastalıkları için en yaygın risk faktörüdür” diye konuşuyor.

Hızlı yürüyüş, bisiklet sürme ve hafif koşu

Düzenli fiziksel aktivitenin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri, bilimsel olarak da doğrulanıyor. Nefes almanın ve kalp atım sayısının normalden fazla olduğu ve kasların zorlanmaya başladığı hızlı yürüyüş, düşük tempolu koşular ve bisiklet sürme gibi aktivitelerin kalp damar sağlığı açısından önemli olduğunu vurgulayan Dr. Karabacak, düzenli egzersizin yararları hakkında şunları söylüyor:

“Fiziksel aktivite, şeker hastalığı olan hastalarda, kan şekerinin düzenlenmesine ve ihtiyaç duyulan insülin tedavisinde azalmaya yardımcı olur. Düzenli egzersiz ile mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin salınımı artar ve depresyon görülme sıklığı azalır. Ayrıca fiziksel aktivitenin, sigaranın bırakılmasına ve uyku kalitesinin artmasına yardımcı olduğu gösteriliyor.

Kontrollerinizi de ihmal etmeyin

Kalp hastalarının daha hareketli bir yaşama kademeli olarak uyum sağlamalarına yardımcı olmak için kalp rehabilitasyon merkezlerine, sosyal farkındalık kampanyalarına, nüfusun yoğunlaştığı merkezlerde yeşil alanları artırılmasına ve araç trafiğine kapalı bisiklet yollarının yaygınlaştırılmasına gerek duyulduğunu belirten Dr. Karabacak, aynı zamanda düzenli kontrollerin de önemini vurguluyor. 20’li yaşlardan itibaren herkesin kolesterol, kan şekeri ve tansiyon değerlerini ölçtürmesini öneren Dr. Karabacak, “Değerler normal çıkarsa bu ölçümler 30 yaşına kadar 5 yılda bir, 30-40 yaş arasında 3 yılda bir, 40 yaşından sonra ise risk durumuna göre 1 ya da 3 yılda bir yinelenmeli” diyor. (Haber Merkezi)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.