Vahap Coşkun yazdı; Demirtaş'ın 'Az kaldı' mesajı ne anlama geliyor?

Vahap Coşkun yazdı; Demirtaş'ın 'Az kaldı' mesajı ne anlama geliyor?
Hukukçu ve yazar Vahap Coşkun, Selahattin Demirtaş’ın uzun bir sessizliğin ardından "Az kaldı" ifadesiyle bitirdiği yeni mesajını analiz etti. Coşkun'a göre bu çıkış, sadece bir geri dönüş değil; kamplara sıkışmayan "geniş tabanlı" yeni bir siyaset tarzının ilanı.

Selahattin Demirtaş’ın kamuoyuna ilettiği son mesaj, bölge dinamiklerinden çözüm sürecine, iç siyasi dengelerden yeni bir mücadele dönemine kadar pek çok kritik başlığı barındırıyor.

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, Serbestiyet'te kaleme aldığı analizinde bu çok yönlü mesajın şifrelerini çözerek Demirtaş’ın stratejisini dört temel noktada özetliyor.

Suskunluk orucu bitti: Siyasete aktif müdahale dönemi

Coşkun’a göre mesajın işaret ettiği en net olgu, Demirtaş’ın uzun süredir koruduğu sessizliğini bozmuş olması. Politik meselelerde artık çok daha müdahil, toplumsal mevzularda ise kendi rengini ve sesini çok daha güçlü hissettiren bir Demirtaş profili görülecek.

Komedyen Deniz Göktaş üzerinden yürüyen tartışmalara cezaevinden hızla esprili ve siyasi bir tepki vermesi de bu dönüşün ilk erken sinyallerinden biri olarak okunuyor.

Çözüm sürecine iki yönlü stratejik uyarı

Demirtaş, mesajında yürütülen çözüm sürecinin hakkını teslim ederek Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP lideri Bahçeli ve Öcalan’ın inisiyatiflerine destek veriyor. Ancak sürecin ilerlemesi ve mevcut tıkanıklıkların aşılması konusunda özellikle Erdoğan’ın alacağı kararların belirleyici olacağını vurguluyor.

Coşkun, Demirtaş’ın sürece dair iki önemli uyarısının altını çiziyor:

  • Süreç, iç siyasetin günlük gerilimlerine ve hesaplarına kurban edilmemeli.
  • Sadece Türkiye’deki Kürt meselesinin silahsızlandırılması olarak görülmemeli; Irak ve Suriye Kürtlerini de kapsayacak geniş, stratejik bir işbirliği hedeflenmeli.

CHP içindeki liderlik yarışında net saf: Özel'e tam destek

Mesajın en dikkat çekici kısımlarından biri de CHP içindeki tartışmalara yönelik açık tavır oldu. Demirtaş, Özgür Özel’i CHP’nin meşru lideri olarak gördüğünü açıkça beyan ederken, liderleri saydığı listede eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun adına yer vermedi.

Vahap Coşkun, bu tercihin arkasındaki arka planı şöyle özetliyor:

"Kayyımdan çok çekmiş bir siyasi hareketin önde gelen bir üyesinin, mahkeme kararıyla adeta bir kayyım gibi CHP’nin başına atanan Kılıçdaroğlu ile yakınlık kurması düşünülemezdi. Üstelik Kılıçdaroğlu, Demirtaş’ın cezaevine girmesinin önünü açan dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda 'Pişman değilim' diyerek telafisi zor bir yanlış yaptı. Bu durum Demirtaş ile Özel arasındaki hattı daha da tahkim etti."

"Geniş tabanlı bir siyaset" ve aşınmayan karizma

Mesajın en can alıcı noktası ise "Az kaldı" ifadesinde gizli. On yıldır cezaevinde olan Demirtaş’ın geçmişin muhasebesini yaparak geleceğe dair geniş tabanlı yeni bir rotaya yelken açtığını belirten Coşkun, Demirtaş'ın kendini tek bir bloka veya kampa hapsetmeyeceğini öngörüyor.

Hem iktidara hem muhalefete "adil bir oyun temelinde" yeni bir siyaset çağrısı yapan Demirtaş, herkesle konuşup işbirliği yapabileceğinin esnek sinyallerini veriyor. Coşkun, Demirtaş’ın bu iddialı tasavvuru ve topluma sunduğu teklifi tamamen arkasındaki toplumsal meşruiyete ve aşınmayan siyasi karizmasına dayandırdığını vurguluyor.

Kaynak:HABER MERKEZİ

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.