Suça sürüklenen çocuklar için yeni düzenleme neleri kapsiyor?
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, 8 Ağustos'ta kabul edilerek yasalaştı. Düzenleme, çocukların adli süreçteki durumundan ceza infaz sistemine, silah ve bıçakların çocuklara ulaşmasının önlenmesinden aile ve sosyal hizmet kurumlarının sorumluluklarına kadar geniş kapsamlı değişiklikler içeriyor.
15-18 yaş grubuna ağır suçlarda yaş indirimi uygulanmayabilecek
Yeni düzenlemeye göre, fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını tamamlamamış çocuklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 19 yıldan 27 yıla, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda ise 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası uygulanacak.
Ancak kasten öldürme ile ağır sonuçlara yol açan bazı kasten yaralama suçlarında, çocuğun kastının ağırlığı, suçun amacı ve saiki, suçun işleniş biçimi veya daha önce kasıtlı bir suç nedeniyle hapis cezası almış olması gibi unsurlar dikkate alınarak yaş indirimi uygulanmayabilecek.
12-15 yaş grubundaki çocuklar bakımından da bir üst yaş grubuna ilişkin ceza hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda hakime takdir yetkisi veriliyor.
Çocuk cezaevlerine ilişkin sistem değişiyor
Düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri de çocuk hükümlülerin cezalarının nasıl infaz edileceği.
Yeni sistemle çocukların hapis cezalarının doğrudan çocuk eğitimevlerinde infaz edilmesi yerine, öncelikle çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında infaza başlanması öngörülüyor.
Çocuğun iyi halinin tespit edilmesi halinde ise çocuk eğitimevlerine ayrılmasının önü açılacak.
Ayrıca 12-18 yaş arasındaki çocukların; cinsiyetleri, fiziki gelişimleri ve işledikleri suçların niteliği dikkate alınarak çocuk kapalı ceza infaz kurumlarının farklı bölümlerinde barındırılması düzenleniyor.
'Suça sürüklenen çocuk' ifadesi değişiyor
Kanunla birlikte Çocuk Koruma Kanunu'ndaki "suça sürüklenen çocuk" ifadesi "adli süreçteki çocuk" olarak değiştiriliyor.
Çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durumun, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilgili il veya ilçe müdürlüklerine bildirilmesi öngörülüyor.
Ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklar için de çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğinde "yönlendirme tedbirleri" getiriliyor.
15 yaşından küçük çocuklar için sosyal inceleme zorunlu
Yeni düzenlemeyle 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yapılması zorunlu hale geliyor.
15 yaşını doldurmuş çocuklar hakkında sosyal inceleme yapılmaması durumunda ise savcı, mahkeme veya çocuk hakiminin bu kararının gerekçesini iddianamede veya kararda göstermesi gerekecek.
Bu düzenlemeyle çocukların yalnızca işledikleri iddia edilen fiil üzerinden değil, sosyal ve kişisel koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi amaçlanıyor.
Çocuğun eline geçen silahın sorumluluğu yetişkine de uzanacak
Kanunla ateşli silahların çocukların eline geçmesini önlemeye yönelik yeni bir yaptırım da getiriliyor.
Silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden muhafaza ederek çocuğun silaha ulaşmasına neden olan kişi, eylemi daha ağır bir suç oluşturmuyorsa 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacak.
Çocuklara bıçak satışı ve taşıması yasaklanıyor
Düzenlemenin bir diğer başlığı ise bıçak ve kesici aletler.
Belirli ruhsatlı iş yerleri dışında çeşitli bıçak ve kesici, delici veya bereleyici aletlerin satılması ve sergilenmesi yasaklanıyor. 18 yaşından küçük çocuklara bu tür aletlerin satılması, çocukların bunları satın alması veya taşıması da yasak kapsamına alınıyor.
Kurala uymayanlara 5 bin lira, kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı ya da niteliğinin vahim olması halinde ise 10 bin lira idari para cezası uygulanacak.
Bu düzenleme 1 Aralık 2026'da yürürlüğe girecek.
Düzenlemenin temel amacı ne?
Kanun, bir yandan ağır suçlara karışan çocuklar açısından ceza ve infaz hükümlerini sertleştirirken, diğer yandan çocukların adli süreçte sosyal, eğitimsel ve koruyucu tedbirlerle değerlendirilmesini öngörüyor.
TBMM'deki görüşmeler sırasında da çocukların suça sürüklenmesine yol açan nedenlerin yalnızca cezalandırma boyutuyla değil, eğitim, aile, sosyal çevre ve rehabilitasyon açısından ele alınması gerektiği vurgulanmıştı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.