Kaybolmasından 12 sonra Gülistan Doku’nun Instagram ve WhatsApp mesajları silinmiş
YENİGÜN HABER – Tunceli’de 6 yıldır kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasında JASAT tespitleri ve Ulusal Kriminal Büro raporlarıyla ortaya çıkan yeni detaylar, soruşturma dosyasında önemli bir yer tuttu.
Başsavcılık talimatıyla incelenen dijital veriler, sadece silinen mesajları değil, olayın arka planında organize bir yapı olabileceğine işaret eden çarpıcı ifadeleri gün yüzüne çıkardı.
Sim kart gerçeği ortaya çıktı
Soruşturmadaki şüpheli hususlardan birisi de Gülistan Doku’ya ait sim kart üzerinden yapılan incelemeler…
Serbesttiyet'te yer alan habere göre,Doku’ya ait ele geçirilemeyen telefon ve sim kart, ailesi tarafından yeniden çıkartılmışken, valilik tarafından aileden alındığı, ancak soruşturma makamlarına teslim edilmediği ve Doku’nun hesaplarına girilerek müdahalede bulunulduğu öğrenildi.
JASAT tespitleri ve Ulusal Kriminal Büro raporları, bu hat üzerinden Gülistan’ın Instagram hesabına yeniden erişim sağlandı. Başsavcılık izniyle yapılan bu teknik müdahale, dosyada yıllardır ulaşılamayan dijital delillerin kapısını araladı.

Instagrama giriş yapıldı, veriler silindi
Ulusal Kriminal Büro raporuna göre, Gülistan kaybolduktan günler sonra hesabına giriş yapıldığı net şekilde belirlendi. 17 Ocak gecesi yapılan bu girişte hesapta bulunan bazı verilerin silindiği, sabaha karşı çıkış yapıldığı tespit edildi.
Daha da çarpıcı olan ise, bu girişin IP adresinin belirli bir şahsın internet kullanım kayıtlarıyla birebir örtüşmesi oldu. Bu durum, dosyada “tesadüf” ihtimalini ortadan kaldıran en güçlü teknik delillerden biri olarak değerlendiriliyor.
Doku’nun Whatsapp’ına giriş yapıldı, veriler silindi
Instagram müdahalesiyle sınırlı kalınmadı. Aynı gece sim kart takılarak WhatsApp’a giriş yapıldığı ve buradaki verilerin de silindiğinin değerlendirildi.
“Korkma, devlete vermezler” mesajı
Ulusal Kriminal Büro raporlarında, Gülistan’a gönderilen mesajlardaki ifadeler gündem oldu. İncelemelerde, şüpheli Zaynal Abakarov’un mesajlarında sürekli tekrar eden “Onlar” vurgusu dikkat çekti.
Mesaj içeriklerinde geçen; “Seni Onlar’ın elinden kurtarırım”, “Rus konsolosluğuna git, seni korurlar”, “Devlete bildirmezler, korkma” gibi ifadelerle belirli bir yetkili makamı kastettiğine dair ima ve vurgular yaptığı görüldü.
Abakarov’un “Başına ne geldiyse de evlenir gideriz, sen anlatana kadar da sormam, sana ne yaptılarsa kabul ederim!” şeklindeki mesajı ise Gülistan’ın başına gelenlerle ilgili erkek arkadaşının bilgi sahibi olduğu, ancak bildiklerini adli makamlara ifade etmediği yönündeki kanaati pekiştirdi.
13 kişi gözaltına alındı
Tunceli merkezli olmak üzere İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa, Elazığ ve İzmir’de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
Operasyonda 13 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınan 13 şüpheli arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel de bulunuyor.
14’üncü şüpheli için kırmızı bülten gündemde
Dosya şüphelilerinden Mustafa Türkay Sonel ve Uğurcan Açıkgöz’ın yakın arkadaşı şüpheli Umut Altaş hakkında ise yakalama kararı çıkarıldı. Başsavcılığın Altaş hakkında kırmızı bülten çıkartması bekleniyor.
Umut Altaş’ın Mayıs 2022’den beri ABD’de bulunduğu, o tarihten bu yana Türkiye’ye dönmediği, annesinin görüşmeler için ABD’ye gittiği öğrenildi.
Soruşturma kapsamında basına yansıyan bilgilerde 27 Ocak 2022 tarihinde soruşturma dosyasına soruşturmanın seyrini etkileyen gizli bir not girdiği biliniyordu. Şüpheli Umut Altaş’ın bu nottan birkaç ay sonra yurt dışına çıkması ve ardından bir daha Türkiye’ye geri dönmemesi dikkat çekiyor.
Mezarlık yanındaki alanda kazı yapılmış
Gülistan Doku 5 Ocak 2020 günü kaybolmuştu. Arama çalışmaları günler sürmüş, ancak bir ize ulaşılamamıştı.
Soruşturmada dün geceden bu yana birçok yeni gelişme yaşanırken dikkat çekici bir rapor ortaya çıktı.
İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli yer altı görüntüleme operatörü tarafından hazırlanan raporda, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla 12 Ocak günü Pertek ilçesi Koçpınar köyü girişindeki mezarlık yanında arama yapıldığı belirtildi.
Raporda, koordinatları belirlenen bölgede yaklaşık iki saat süren tarama çalışması gerçekleştirildiği, yapılan incelemelerde cihazın uyarı vermesi üzerine şüpheli bir boşluk tespit edildiği ifade edildi.
Söz konusu boşluğun ise yaklaşık 1,60-1,70 metre uzunluğunda, 70-80 santimetre genişliğinde ve yaklaşık 80 santimetre derinliğinde olduğu, mezar görüntüsüne benzediği kaydedildi.
Raporda ayrıca, tespit edilen boşluğa bir kişinin gömülmüş olabileceği, daha sonra da çıkarılmış olabileceği değerlendirmesine de yer verildi.
Bu sürenin yaklaşık 1 ila 2 yıl arasında olabileceği belirtilirken, raporda boşlukta cesetle birlikte sırt çantası benzeri bir eşya ile silahın da gömülmüş olabileceği, bölgede oluşan oksitlenmenin de bu durumu desteklediği belirtildi.
Cinayet şüphesi araştırılıyor
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada; yeni bulgular çerçevesinde cinayet şüphesi değerlendiriliyor.
Ayrıca organize örtbas, delil karartma, dijital izlerin silinmesi ve kamu nüfuzunun kullanılması gibi iddialar da mercek altında…
Özellikle olay gününe ve sonrasına ilişkin araç hareketleri, telefon sinyalleri, silinen sosyal medya verileriyle bazı kamu görevlilerinin şüpheli bağlantı ve hareketlilikleri soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi.
Avukata isimsiz not bırakılmıştı
Dosyada dikkat çeken noktalardan biri, aile avukatına bırakılan isimsiz not. Bu notta dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in adı geçiyor.
Not ortaya çıktıktan sonra yapılan incelemelerde, Sonel’in olay günü araç hareketlerinin olağan akışla bağdaşmadığı tespit edildi.
Cesedin yeri birden fazla kez değiştirildi
Tunceli’de kayıp Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı. Gizli tanık, Gülistan’ın cesedinin birden fazla kez yerinin değiştirildiğini öne sürdü. Yapılan incelemede, gizli tanığın işaret ettiği bölgede mezar görünümünde bir boşluk tespit edildiği dosyaya girdi.
Sabah’tan Ercan Topaç ve Hüseyin Kaçar’ın haberine göre, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni iddialar gündeme geldi. Geçen yıl JASAT’a ulaşan gizli tanık “Şubat”, Gülistan Doku’nun olay günü köprü civarından alınarak öldürüldüğünü, cesedinin yerinin de bulunmaması için birden fazla kez değiştirildiğini öne sürdü. Gizli tanığın tarif ettiği bir noktada yer altı arama cihazlarıyla yapılan incelemede de mezar görünümünde bir boşluk tespit edildi. Bu boşluğa bir kişinin gömülüp 1-2 yıl sonra çıkarıldığı, cesetle birlikte bir sırt çantası ve silahın da gömülüp sonra çıkarıldığı anlaşıldı. Bunun üzerine başka noktalarda yeraltı görüntüleme cihazlarıyla arama ve kazı işlemleri yapıldı. JASAT, 700 saatlik yeni MOBESE görüntülerini de inceleyerek, HTS kayıtları, daraltılmış baz çalışmaları ve yeni teknik raporlar doğrultusunda olay gününü yeniden mercek altına aldı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.