Gülistan Doku’nun naaşına ve cinayet silahına ulaşıldı

Gülistan Doku’nun naaşına ve cinayet silahına ulaşıldı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, gizli tanığın işaret ettiği yerde Doku’nun naaşına ve beraberinde gömülmüş cinayet silahına ulaşıldığını bildirdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Tunceli'de yaklaşık 6 yıldır kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasında çok kritik bir aşamaya gelindiğini açıkladı. Gürlek, 2025 yılında gelen bir ihbarın ardından dinlenen bir gizli tanığın işaret ettiği yerde Doku’nun naaşına ve beraberinde gömülmüş cinayet silahına ulaşıldığını bildirdi.

Bakan Gürlek, soruşturmadaki düğümün bir gizli tanığın ifadeleriyle çözülmeye başladığını belirtti.

Cinayet silahıyla beraber gömülmüş

Tanığın anlattıklarının sahadaki delillerle birebir örtüştüğünü vurgulayan Gürlek, "Gizli tanık mezar yerini söyledi, oradan örnekler alındı. Cinayet silahı da birlikte gömülmüş. Silah uzun süre toprak altında kaldığı için oksitlenme yapmış. Deliller tanık beyanlarıyla uyuşunca resmi rapor oluşturuldu. Soruşturma aşamasında itirafçılar da ortaya çıktı. Ayrıca bir polis memurunun dönemin valisi hakkında verdiği ifadeler de dosyaya eklendi" dedi.

"Hukukta kimsenin makamına bakılmaz"

CNN TÜRK’e konuşan Bakan Bakan Gürlek, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in tutuklanmasına ilişkin usul tartışmalarına da değinerek yasal prosedürün nasıl işlediğini anlattı.

Vali ve kaymakamlar hakkındaki soruşturmaların, suç yerine en yakın ağır ceza merkezinin bulunduğu başsavcılık tarafından yürütüldüğünü belirten Gürlek, bu nedenle sürecin Tunceli'ye en yakın merkez olan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından idare edildiğini söyledi.

Gürlek, "Hukukta siyasetçiye, valiye veya belediye başkanına bakılmaz. Tek amacımız o kızcağızın bir mezarının olması, ailenin gidip orada dua edebilmesi ve suçluların cezasını almasıdır" ifadelerini kullandı.

Sistematik bir delil karartma var

Bakan Gürlek, soruşturma kapsamında ulaşılan en net iki delilin sistematik bir "delil karartma" faaliyetini kanıtladığını savundu.

Gülistan Doku’ya ait SIM kartın aileden alınarak özel siber polisine gönderilmesi ve içerisindeki verilerin silinmesi ile hastane kayıtlarının yok edilmesinin doğrudan suç teşkil ettiğini belirtti.

Adalet Bakanlığı bünyesinde dosyayı farklı bir gözle incelemek üzere teknik bir ekip kurduklarını da sözlerine ekleyen Gürlek, bu ekibin sadece teknik destek verdiğini, asıl soruşturma makamının savcılık olduğunun altını çizdi.

Ceset yoksa cinayet yoktur

Dosyanın firari şüphelilerinden Umut Altaş’ın ABD’ye gittiğinin ve orada oturum aldığının tespit edildiğini açıklayan Bakan Gürlek, Altaş hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını ve iade talebinin iletildiğini bildirdi.

Altaş’ın sürece dair vicdani bir rahatsızlık yaşadığını belirten Gürlek, kamuoyunda oluşan "ceset yoksa cinayet yoktur" algısının hukuken bir karşılığı olmadığını, ancak ulaşılan naaş ve silahla birlikte davanın seyrinin tamamen değiştiğini vurguladı.

Kaynak:HABER MERKEZİ

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.