Serra Bucak’tan UNESCO Mirası eleştirisi: Kayyım süreci doğal akışı bozdu
DİYARBAKIR – Kent Konseyi tarafından Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında, Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri’nin bütüncül yönetimi ve koruma planı ele alındı. İlçe belediye eşbaşkanları, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı toplantıda konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, sürecin şeffaf ve seçilmiş irade öncülüğünde yürütülmesinin önemine değindi.
"Kayyım süreci doğal akışı bozdu ve alanı yetkisizleştirdi"
2016 sonrasında Suriçi ve Alan Yönetim Başkanlığı üzerinde yaşanan yetki devirlerine değinen Eşbaşkan Bucak, kayyım yönetimleri döneminde yerel dinamiklerin süreçten dışlandığını belirtti:

"2016’da hem atanan kayyımlar hem de yaşanan çatışmalı süreç sonrasında Suriçi tamamen yetkisizleştirildi, Alan Yönetim Başkanlığı Diyarbakır Büyükşehir Belediyemizin elinden alındı. Bir alana sahip çıkmak ancak yerel yöneticilerin, sivil toplumun ve aktivistlerin eylem birliğiyle gerçekleşir. Bu doğal akış bozulduğunda rotası bozulan bir nehirle karşı karşıya kaldık."
"Seçilmiş irade olmadığı için plan revize edilemedi"
UNESCO kriterlerine göre 5 yılda bir yapılması gereken Alan Yönetim Planı güncellemesinin 2020 yılında yapılamadığını hatırlatan Bucak, gecikmenin temel nedeninin seçilmiş yönetimin görevde olmaması olduğunu söyledi. Nisan 2024’te göreve geldikten sonra özelleştirel bir yaklaşımla çalışmaları hızlandırdıklarını ifade eden Bucak, Mayıs ayında hazırlıkları tamamlayıp Haziran ayında saha çalışmalarını başlattıklarını aktardı.
Bakanlıklara diplomasi ve birlikte eylem çağrısı
Raporlanan tahribatların geriye döndürülmesi için yerel yönetimlerin yanı sıra devletin ilgili kurumlarına da büyük sorumluluk düşmediğini belirten Serra Bucak, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bize devletin bütün kurumlarıyla ve bakanlıklarla çok ciddi bir diplomasi sorumluluğu düşüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na kadar hiç kimsenin 'geçmişte verilmiş ruhsatlar var' demeksizin bu alana sahip çıkması gerekiyor. Bu kentte dünya mirasımızı korumak ve tahribatlara dur demek için hakikatli bir iş birliğine ve acil bir eylem planına ihtiyacımız var."
Toplantı, katılımcıların alanın geleceğine ilişkin öneri ve taleplerini dile getirmesiyle sona erdi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.