Diyarbakır’da "Yeni Nesil Çete" alarmı: Sosyal Medyadan tetikçi ilanları ve milyon dolarlık haraç kıskacı

Diyarbakır’da "Yeni Nesil Çete" alarmı: Sosyal Medyadan tetikçi ilanları ve milyon dolarlık haraç kıskacı
Diyarbakır’ın yoksul mahallelerinde, batı metropollerinden aşina olunan "Daltonlar", "Casperler" ve "Çirkinler" gibi suç örgütlerinin faaliyetleri tırmanışa geçti. Sosyal medya üzerinden çocukları ve gençleri tetikçi olarak devşiren bu yapılar, iş insanlarını milyon dolarlık haraç talepleriyle tehdit ediyor. Uzmanlar ve hukukçular, bölgedeki siyasal boşluğun derinleşmesiyle çetelerin alanı doldurduğuna ve sorunun sadece güvenlik politikalarıyla çözülemeyeceğine dikkat çekiyor. Peki çözüm ne?

Diyarbakır’ın Bağlar ve Kayapınar gibi nüfus yoğunluğu yüksek ilçelerinde, yıl başından bu yana en az 30 iş yeri gece saatlerinde kurşunlandı. İlk bakışta kamuoyuna "ticari alacak-verecek anlaşmazlığı" gibi yansıtılan bu olayların arkasında, aslında organize bir "yeni nesil suç ağı" olduğu ortaya çıktı.

Saldırıya uğrayan esnaf ile saldırganların birbirlerini hiç tanımaması, olayların dijital platformlar üzerinden taşeron işçilik şeklinde organize edildiğini gösteriyor.

Dijital Örgütlenme: TikTok'ta "Nam", Telegram'da "Tetikçi İlanı"

Geçmiş dönemlerdeki mafya yapılanmalarından farklı olarak bu yeni suç örgütleri, eleman temini ve tehdit operasyonlarını tamamen dijital mecralara taşımış durumda.

Çeteler, gerçekleştirdikleri silahlı saldırıların videolarını TikTok üzerinden paylaşarak "güç gösterisi" yapıyor ve nam salmayı hedefliyor. İş insanlarına yönelik haraç talepleri ve tehditler ise sahte Instagram hesapları ya da takibi zor yabancı numaralar ("patates hatlar") üzerinden iletiliyor.

Suç örgütlerinin adeta birer "insan kaynakları" platformu gibi kullandığı Telegram gruplarında, “silahlı saldırı, yaralama, infaz, mekan kurşunlama” başlıklarıyla açık iş ilanları veriliyor. Bu ilanlar aracılığıyla ulaşılan çocuk ya da genç yaştaki kişilere, eylemi gerçekleştirmeleri karşılığında nakit para veya uyuşturucu madde sağlanıyor.

avukat-firat-sandalci.jpg

"Müvekkilimden 5 Milyon Dolar istendi, iş yeri 3 kez kurşunlandı"

Mağdur bir iş insanının avukatlığını yürüten Fırat Sandalcı, müvekkilinin karşı karşıya kaldığı siber ve fiziksel şiddeti şu sözlerle aktarıyor: "Yabancı numaralar üzerinden ölüm tehdidi mesajları atılıyor, ardından işletme kurşunlanıyor ve o anın video kayıtları müvekkilime gönderilerek baskı kuruluyor. 'Çirkinler' ve 'Daltonlar' gibi grupların adının geçtiği bu dosyada müvekkilimden tam 5 milyon dolar haraç istendi."

Siyasal boşluktan faydalanılıyor

Hukukçular ve yerel gözlemciler, İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirlerde operasyonlarla alan kaybeden çetelerin, Diyarbakır’da özellikle gelir düzeyi düşük Sur ve Bağlar’daki mahalleleri bilinçli olarak seçtiğini vurguluyor.

Mezopotamya Haber Ajansı’na açıklamalarda bulunan Avukat Sandalcı’ya göre bu durum, son 10 yılda bölgede derinleşen siyasal ve toplumsal boşluktan kaynaklanıyor:

"Bu yoksul mahalleler geçmişte devrimcilerin, emekçilerin, yurtseverlerin birer mevzisiydi. Mahallede bir hırsızlık ya da uyuşturucu vakası olduğunda bu toplumsal yapılar tarafından müdahale edilir, ayıplanırdı. Aileler utandığı için gençler bu yollara sapmazdı. Şimdi ise ciddi bir siyasal boşluk var ve vatandaş günlük yaşamında bu toplumsal korumayı hissedemiyor. Adeta 'Bu mahallelerde sol/yurtsever yapılar örgütleneceğine, çeteler örgütlensin' mantığıyla yürütülen, göz yumulan kontrollü bir süreç söz konusu."

2026/06/05/isyeri-kursunlama2.jpg

‘Cezaevleri ve yurt dışı karargaha dönüştü, çözüm toplumsal’

Sadece polisiye tedbirler ve güvenlik operasyonlarının bu suç dalgasını durdurmaya yetmediği belirtiliyor. Çete liderlerinin birçoğu cezaevinde ya da yurt dışında olmasına rağmen, dijital ağlar sayesinde talimat vermeye ve faaliyetlerini "içeriden" veya "uzaktan" yönetmeye devam edebiliyor.

Uzmanlar, çeteleşme ile mücadelenin ancak çok boyutlu bir toplumsal stratejiyle mümkün olabileceğini belirterek, şu önerilerde bulunuyor:

Devletin Sorumluluğu: Güvenlik politikalarının yanı sıra, yoksul mahallelerdeki gençlerin ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarının saptanması, uyuşturucuyla mücadeleye bütçe ayrılması.

Yerel Yönetimlerin Rolü: Belediyelerin sadece kağıt üzerinde veya komisyonlarda kalmayan, sahaya inen projeler üretmesi; gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri kültürel ve sosyal alanlar açması.

Toplumsal Refleks: Mahalle meclislerinin yeniden canlandırılması ve halkın çeteleşmeye, fuhuşa ve uyuşturucuya karşı kolektif bir duruş sergilemesi.

Kaynak:MEZOPOTAMYA AJANSI

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.