Diyarbakır'da Helin Eren cinayeti: Bebeği öldürmekten de yargılansın
Diyarbakır'da geçen yıl Temmuz ayında gerçekleşen ve infial yaratan Helin Eren cinayetinin ilk duruşması, Diyarbakır 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
"Kadına karşı kasten öldürme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan 20 yaşındaki tutuklu sanık Siyabent Şeker, duruşmaya cezaevinden SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla bağlandı. Sanık Şeker, savunmasını mahkeme salonunda yüz yüze yapmak istediğini belirterek süre talep etti. Mahkeme, avukatların itirazına rağmen bu talebi kabul ederek duruşmayı erteledi.
"Sana çiçek alacağım diyerek ikna etti"
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, dini nikahla birlikte yaşayan Helin Eren ve Siyabent Şeker, şiddetli geçimsizlik nedeniyle olaydan bir ay önce ayrıldı. Ailesinin evine dönen hamile Helin Eren, 24 Temmuz 2025 gecesi Siyabent Şeker tarafından "Gel konuşalım, sen hamilesin, sana yemek ısmarlayıp çiçek alacağım" sözleriyle görüşmeye ikna edildi.
Yanına kuzeni Z.M.'yi de alarak buluşma noktası olan Sur ilçesi Çiftkapı mevkisine giden Helin Eren, burada arkasından yaklaşan sanık tarafından yakın mesafeden hedef alınarak kurşun yağmuruna tutuldu.
Görgü tanığı kuzen: Yere düştükten sonra kafasına sıktı
Özdiyarbakır Gazetesi'nde yer alan habere göre, duruşmada tanık olarak dinlenen ve ifade verirken gözyaşlarına boğulan Helin Eren'in kuzeni Z.M., cinayet anını şu sözlerle aktardı:
"Çiftkapı'ya vardığımızda arkadan 'Helin' diye bir ses duyduk. Önümüze geçip tişörtünü kaldırdı, kaçmasın diye önce bacaklarına sıktı. Helin yere düştüğünde Siyabent telefonunu elinden almaya çalıştı. Telefonu kapattıktan sonra da Helin'in kafasına sıktı. Helin daha önce bana eşinin kendisine şiddet uyguladığını ve parmağını kestiğini söylemişti. Yaşadıklarını ailesine anlatmıyordu."
"Ailesi bebeği istemedi, kürtaj süresi geçmişti"
Duruşmada söz alan acılı anne Kıymet Eren, kızının evliliği boyunca sistematik işkence gördüğünü belirterek, sanığın anne ve babasından da şikayetçi oldu. Anne Eren, "Siyabent'in ailesi kızıma sürekli hakaret ediyor, oğullarını doldurup kızıma saldırtıyordu. Bebeği istemediler, aldırmak için hastaneye götürdüler ama yasal süre geçmişti. Sanık sadece kızımı değil, karnındaki bebeği de öldürdü. Bebeği öldürmekten de yargılansın" dedi.
Baba Aziz Eren ise kızının resmi nikah istediğini ancak sanığın ailesinin buna izin vermediğini, kızına sürekli baskı uygulandığını ifade ederek adaletin tecelli etmesini istedi.
Mahkeme baroların talebini reddetti, duruşma ertelendi
Mahkeme heyeti, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın davaya katılma talebini kabul ederken; Diyarbakır Barosu, Rosa Kadın Derneği ve İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) müdahillik taleplerini reddetti.
Sanık Siyabent Şeker'in tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme, sanığın bir sonraki celsede salonda hazır edilerek yüz yüze savunmasının alınması ve diğer tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşmayı 29 Eylül'e erteledi.
Eren ailesinin avukatları, sanığın cinayeti tasarlayarak ve eziyet çektirerek işlediğinin dosyadaki kanıtlar ve sanık ikrarı ile sabit olduğunu belirterek, hiçbir ceza indirimi uygulanmaksızın üst hadden ceza almasını beklediklerini vurguladı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.