Diyarbakır Lice Katliamı davasında skandal: Diyarbakır Valiliği 14 yıl sonra icra takibi başlattı

Diyarbakır Lice Katliamı davasında skandal: Diyarbakır Valiliği 14 yıl sonra icra takibi başlattı
Diyarbakır Valiliği, 22 Ekim 1993’te Lice’de evleri yakılan bir aileye karşı yasal sınırları ihlal eden bir hukuki süreç başlattı. Valilik, İdare Mahkemesi tarafından ailenin manevi tazminat talebinin reddedilmesini gerekçe göstererek, aradan geçen 14 yılın ardından Şeh Ömer Bekiroğlu’nun yasal mirasçılarına karşı icra takibi başlattı.

YENİGÜN ÖZEL HABER – Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 22 Ekim 1993 tarihinde, Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın öldürülmesi gerekçe gösterilerek Bolu Komando Tugayı'na bağlı özel birlikler tarafından ilçe merkezinin helikopterlerle ve ağır silahlarla taranması sonucu, aralarında Aydın’ın da bulunduğu 17 kişi yaşamını yitirmiş, 30’dan fazla kişi yaralanmıştı. Olayların ardından yüzlerce ev ve iş yerinin yakılması, mal varlıklarına erişilememesi nedeniyle mağdurlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurdu.

Binlerce başvurudan 246 kişiye Haziran 2001'de dostane çözüm yoluyla 2 milyon 759 bin İngiliz Sterlini ödendi. İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesinin 5 kişi adına Ekim 1999'da yaptığı başvuru sonucunda ise AİHM, 2005 yılında Türkiye'yi mahkûm ederek başvuruculara toplamda 113 bin 8 Euro maddi, 72 bin 500 Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, AİHM karşısında daha fazla tazminat yüküyle karşılaşmamak adına 2004 yılında 5233 Sayılı "Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun"u yürürlüğe koydu. Bu yasa ile AİHM'de devam eden binlerce dava dosyası Türkiye’ye iade edildi, ancak bu süreç vatandaşların mağduriyetini daha da artırdı.

2026/03/06/lice-bahtiyar-aydin-saldiri1.jpg

5233 sayılı yasa mağduriyeti derinleştirdi

Lice ilçe merkezindeki konutu, ev eşyaları ve hayvan barınakları özel birlikler tarafından yakılan Şeh Ömer Bekiroğlu, olayların ardından Diyarbakır merkeze göç etmek zorunda kaldı. Bekiroğlu’nun zararlarının tazmini için Avukat Hasip Kaplan tarafından AİHM’e başvuru yapılmıştı. Ancak devletin 5233 Sayılı Yasa kapsamında zararları karşılayacağını beyan etmesi üzerine, karar aşamasına gelen Bekiroğlu dosyası da Diyarbakır Valiliği bünyesinde kurulan Zarar Tespit Komisyonuna devredildi. Komisyonlar, 22 Ekim 1993'te meydana gelen trajediden ancak 13 yıl sonra yerinde tespitlerde bulunabildi.

lice-tazminat-haber-1.jpg

Manevi tazminat talepleri reddedildi

Avukat Hasip Kaplan; Şeh Ömer Bekiroğlu’nun zararları için 100 bin TL maddi, 20 bin TL manevi olmak üzere toplam 120 bin TL tazminat talebiyle Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna başvurdu. Valilik Komisyonu, 2008 yılında aldığı kararla prefabrik konut için 5.390,27 TL, taş duvar ahır için 1.436,40 TL, yaş bağ için 13.469,57 TL, bahçe arazisi için 409,99 TL ve ev eşyası için 5.412,00 TL olmak üzere toplam 26.118,23 TL maddi tazminat ödemeyi kabul etti.

Komisyonun belirlediği maddi tazminat miktarlarının çok düşük kalması ve manevi tazminat taleplerinin tamamen reddedilmesi üzerine binlerce mağdur ikileme düştü. Bir kısım başvurucu çaresizlikten sulhnameleri imzalarken, bir kısmının adına avukatları tarafından (kendilerine bilgi verilmeden) sulhname tasarıları onaylandı. Bekiroğlu ailesi ise komisyonun verdiği kararın zararlarını karşılamadığı gerekçesiyle uyuşmazlık tutanağı imzalayarak Diyarbakır İdare Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açtı.

İdare Mahkemesi kararı

Diyarbakır Valiliği 5 No’lu Zarar Tespit Komisyonunun kararını mahkemeye taşıyan ailenin davasında, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi 20 Aralık 2012 tarihinde şu karara vardı:

"Olayda, davalı idarece davacılara mal varlığına ulaşamama nedeniyle toplam 26.118,23 TL ödenmesine karar verilmiştir. Davacıların 20.000,00 TL manevi tazminat istemine gelince; 5233 sayılı Yasa, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle meydana gelen zararlardan sadece 'maddi' nitelikte olanların sulh yoluyla tazminine ilişkin esas ve usulleri belirlediğinden, davacıların anılan Yasa kapsamında manevi tazminat taleplerinin karşılanmasına olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle davacıların manevi tazminat talebinin reddi gerekmektedir."

14 yıl sonra gelen haksız icra takibi

Mahkemenin bu kararının üzerinden 14 yıl geçmesine rağmen, Diyarbakır Valiliği, manevi tazminat talebinin reddedilmesinden doğan mahkeme masrafları ve vekalet ücretini tahsil etmek adına Diyarbakır İcra Dairesinde icra takibi başlattı. İcra ödeme emri tebligatı, Bekiroğlu ailesine 20 Mayıs 2026 tarihinde ulaştı.

Gönderilen ilamlı icra takibinde aileden şu bedeller talep edildi:

  • Takipte Kesinleşen Miktar: 23.077,29 TL
  • Toplam Faiz Miktarı: 5.252,05 TL
  • Vekalet Ücreti: 9.000,00 TL
  • Masraf Miktarı: 540,00 TL
  • Tahsil Harcı: 1.050,02 TL
  • Toplam Talep Edilen: 38.919,36 TL

Aile karşı dava açtı: Zamanaşımı doldu

Diyarbakır Valiliğinin başlattığı bu ilamlı icra takibi, Bekiroğlu ailesi tarafından Diyarbakır İcra Hukuk Mahkemesine taşındı. İcra takibinin haksız ve hukuksuz olduğunu belirten aile, yasalara göre mahkeme ilamlarına bağlı icra takiplerinde zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu hatırlattı. Davaya konu kararın 20 Aralık 2012 yılında verildiğini ve zamanaşımı süresinin 20 Aralık 2022'de dolduğunu belirten aile, 2026 yılında başlatılan bu icra takibinin yasal olarak geçersiz olduğunu vurgulayarak "zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması" davası açtı.

Kaynak:HABER MERKEZİ

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.