Dicle Üniversitesi'nde neler oluyor? Kadın öğrenci şikayet etti, Dekan görevden alındı
Süreç İranlı kadın öğrencinin şikâyetiyle başladı
Diyarbakır’ın en köklü eğitim kurumlarından Dicle Üniversitesi’nde Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Vekilliği görevini Rektör Prof. Dr. Kamuran Eronat’ın bizzat üstlenmesiyle başlayan süreç, fakültenin önceki dekanı Ö.A.’nın görevden alınmasıyla farklı bir boyuta taşındı.
Görevden almanın ardından, İran uyruklu bir kadın öğrencinin Dekan Ö.A. hakkında yaptığı şikâyetler ve başlatılan adli süreç kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Dekan gözaltına alındı
İddialara göre, öğrenci ile dekan arasında yaşandığı öne sürülen ilişkiye dair şikâyet üzerine dekan gözaltına alındı ve ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Ancak söz konusu öğretim üyesinin akademik görevine devam edip etmediği belirsizliğini koruyor.
Zira Üniversitenin resmi web sitesindeki yönetim kurulu ve senato listelerinde Prof. Dr. Ö.A hâlâ Dekan olarak görünüyor.
Deneyimli gazeteci Ömer Büyüktimur’un köşe yazısında gündeme getirdiği olayın yalnızca bir yöneticinin görevden alınmasından ibaret olmadığı, temel meselenin bir öğrencinin şikâyetinin nasıl ele alındığı ve haklarının nasıl korunduğuna dikkat çekildi.
Geçmişteki vakalar ve yanıtsız sorular
Dicle Üniversitesi’ndeki bu gelişmeler, İlahiyat Fakültesi öğrencisi Nur Sena D’nin hayatını kaybettiği intihar vakasını ve geride bıraktığı notta adı geçen öğretim üyesi Ahmet P. Hakkında yürütülen süreçleri yeniden hatırlattı.
2025 yılı Mayıs ayında yaşanan olay sonrası, bu ve benzeri olaylarda idari ve adli soruşturmaların sonucuna dair hâlâ açık ve anlaşılır bir bilgilendirme yapılmadığına dikkat çekilen yazıda ayrıca Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku vakalarına da atıfta bulunularak, gençlerin yaşam hakkı, güvenliği ve adalet arayışının her koşulda öncelikli olması gerektiği vurgulandı.
Mali işlemler ve soru işaretleri
Büyüktimur’un köşe yazısında, Dekan Ö.A. hakkında yürütülen idari ve adli süreçlerin yaşandığı döneme ilişkin mali işlemler de çekiliyor. Fakülte bütçesinden Havuzbaşı Sosyal Tesisleri’nin onarım giderlerinin karşılandığı iddia edilirken, bu harcamalar ile dekan hakkındaki süreçler arasında bir bağ bulunup bulunmadığı merak konusu. Kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve karar süreçlerinin açıklığa kavuşturulması bekleniyor.
Yazıda ayrıca D.Ü yönetimine şu sorular yöneltiliyor:
Öğrenciler ile akademisyenler arasında yaşanan sorunlar nasıl ele alınıyor?
Sorunlar nasıl soruşturuluyor ve üniversite yönetimleri bu tür durumlar karşısında nasıl bir tutum sergiliyor?
İdari uygulamalar denetlenebiliyor mu, yönetim hesap verebiliyor mu?
Dicle Üniversitesi’nden açıklama bekleniyor
Öte yandan kamuoyuna yansıyan iddialar karşısında Dicle Üniversitesi Rektörlüğü tarafından herhangi bire açıklama yapılmaması dikkat çekti.
Yazının sonunda, “Kişisel verilerin korunması, özel hayatın gizliliği ve soruşturmaların selameti elbette gözetilmeli. Ancak bu gerekçeler, kamuoyunun meşru sorularının bütünüyle yanıtsız bırakılması anlamına gelmemeli.
Çünkü mesele yalnızca bir yöneticinin görevden alınması değil; üniversitenin öğrencilerine karşı sorumluluğunu ne ölçüde yerine getirdiğidir” ifadelerine yer verildi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.