DOLAR 7,4294
EURO 8,9820
ALTIN 412,55
BIST 1.471
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 16°C
Parçalı Bulutlu
Diyarbakır
16°C
Parçalı Bulutlu
Pts 13°C
Sal 15°C
Çar 15°C
Per 16°C

Bir kadının başarı öyküsü

Doğduğu topraklardan göç etmek zorunda kalan Payîz Tursun, kendi imkanlarıyla okuma yazma öğrendi, 52 yaşında üniversiteyi kazandı. Tursun, tüm ötekileştirici yaklaşımlara rağmen “Çocukluk ve gençlik hayalim” dediği ilk kitabını yazdı

DİYARBAKIR YENİGÜN  – 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla bir taraftan şiddet bilançoları açıklansa da buna karşı mücadele eden kadınlar da tarihe adlarına yazdırmaya devam ediyor. Mezopotamya Ajans’ta yer alan habere göre Fırsat eşitsizliği nedeniyle okuma yazma öğrenemeyen Payîz Tursun (56), tüm engellere rağmen hayallerini gerçekleştiren kadınlardan sadece biri. Çocukken anne ve babasından dinlediği hikayeleri, masalları biriktirip ilk kitabını “Payîza emrê min bihara dilê min (Ömrümün sonbaharı, gönlümün baharı)” adıyla çıkaran bin bir emekle hazırladığı kitap için “Çocukluk ve gençlik hayalimi gerçekleştirdim” diyor.  Hayalini gerçekleştirmek için okula gitmeden kendi imkanlarıyla okuma-yazma öğrenen, 30 yaşında Açık Öğretim orta, 53 yaşında ise üniversite eğitimini tamamlayan Tursun, hayallerini ve bu uğurda verdiği mücadeleyi anlattı.

İlk diplomasını 30 yaşındı

Diyarbakır’ın Lice ilçesi Xincis köyünde dünyaya gelen Tursun, okumaya olan ilgisinden dolayı, kendi imkanlarıyla alfabeyi öğrenir. 19 yaşında evlenen Tursun,  yaşadığı köyden göç etmek zorunda kalır. Diyarbakır’a yerleşen Tursun, eğitim çağına gelen her çocuğuyla birlikte okuma yazmada biraz daha geliştirir kendini. Tursun, 30 yaşında ilk diplomasını alır.

52 yaşında üniversiteye yerleşti

“Tek amacım kendi dilimde, çocukluğumda anne ve babamın bana ve kardeşlerime anlattığı masalları kitaplaştırmaktı. Ortaöğretimden sonra liseye hazırlandım. Liseyi bitirdikten sonra üniversiteye hazırlandım. Çocuklarımın üniversiteye hazırlanırken kullandıkları kitapları alır, siler yeniden çözerdim. Ya da onların çözmedikleri yerleri çözmeye çalışırdım. 2015 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nü 210 puanla kazandım” diyen Tursun, bu süre içinde olumlu olumsuz birçok tepkiyle de karşılaşır. Okulda bazı eğitimcilerin kendisini takdir ettiğini, bazılarının ise “Eğitimin düştüğü hallere bak” diyerek tepki ile yaklaştığını ifade eden Tursun, hiçbir şeyin onu durdurmadığını, okuldan sonra ise kitap çalışmalarına koyulduğunu anlattı.

İlk kitap çocukluk hayali

Kürt kültürünü devam etmek için anne ve babasından dinlediği ve genelde Diyarbakır ve Lice çevresinde yaşanmış olaylar ya da abartılarak anlatılan hikayeleri derleyen Tursun, bu hikayeleri şiirsel bir dille kitaplaştırdı. Mayıs 2019’da “Payîza emrê min bihara dilê min” adlı ilk kitabını çıkaran Tursun’un kitabında 46 hikaye bulunuyor. Kitabın içeriğine dair bilgi veren Tursun, “Hikaye ve masal var. Yine ilçede yaşanan bazı komik olayları yazdım. Bazı şiirler de bana ait. Annesini kaybeden bir çocuk, oğlunu kaybeden bir annenin acıları var. Bizim bölgede yaşayanlar çocukluklarını bulabilir kitapta” diye belirtti.

Kadınlar öncülük edebilir

Zaman zaman kendisiyle alay edenlerin olduğunu, ancak onları dikkate almadan yazmaya devam ettiğini kaydeden Tursun, şimdi ikinci kitap hazırlığında. “Ben çocuklarıma göre şanslı hissediyorum kendimi. Benim çocukluğumda televizyon yoktu. Hikaye, masal dinleme vaktimiz çoktu. Şimdi gündelik koşuşturmalar. Ekonomik sorunlar, TV ve başka uğraşlar… Ne bizim anlatmaya, ne onların dinlemeye vakti var” diyen Tursun, son olarak Kürt kültürünü geleceğe taşımak için, kadınların öncülük etmesi gerektiğini dile getirdi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."