Dolar 16,8853
Euro 17,8334
Altın 992,10
BİST 2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 31°C
Açık
Diyarbakır
31°C
Açık
Paz 31°C
Pts 35°C
Sal 36°C
Çar 36°C

Bagok eteklerinde bir Süryani Pizzacı

Bagok eteklerinde bir Süryani Pizzacı
12.06.2022
A+
A-

Pizza denince akla İtalya gelse de Mardin Midyat ilçesi de adını pizzayla duyurmaya başladı. 43 yıl Almanya’da yaşadıktan sonra doğduğu topraklara dönen Süryani asıllı Moris Dal, Midyat ile Nusaybin arasındaki Bagok Dağları’nın eteğinde açtığı restoranla, yöre halkını pizzayla buluşturdu.

 

 

Mardin’in Midyat ile Nusaybin İlçelerinin arasında, Bagok Dağları’nın eteklerinde bulunan Üçköy bugünlerde ziyaretçi akınına uğruyor. Üçköy, Süryaniler’in Turabdin dedikleri bölgede bulunan sıradan bir Süryani Köyü. Dışarıdan bakıldığında bu kadar ziyaretçi çekmesini gerektirecek bir durum bulunmuyor. Ziyaretçilerin neredeyse tamamına yakını, köye pizza yemeye geliyor.

Dağ başında pizzacı açma fikri Süryani asıllı Moris Dal’a ait. Dal, ailesiyle birlikte Üçköy’de yaşarken, 1979 yılında Almanya’ya gitti. Almanya’da yeni bir hayat kuran Dal, doğduğu topraklarla bağını koparmadı. Zaman içinde pizza yapmayı öğrenen Dal, Almanya’da ilk restoranını açtı. 24 yıl boyunca restoranı işleten Dal, tam bir pizza ustası oldu. Bu süre zarfında köyünü unutmayan Dal, 57 yaşına geldiğinde geri dönmeye karar verdi. Kuzeni Gabriel ile birlikte dönen Dal, köye yatırım kararı da aldı. Dal kararı nasıl aldığını VOA Türkçe’ye şöyle anlattı: “İnsan kendi memleketini özler, yaşamak ister. O yüzden buralara geldik. Birçok Süryani burada yatırım yaptı, köyde ev inşa etti, devlet de bu olanağı verdi bize. Eskiden buralar yasak bölgeydi. İnsanlar kendi memleketlerini özlemişlerdi, onun için biz de geldik, boş oturacağımıza bir iş yapalım dedik. Hem yöre halkı yararlansın hem de yöre ekonomisi için de iyi bir şey olsun. En azından 20 ailenin bir başka yere göç etmesinin önüne geçtik.”

Dağ başında “İzla Pizzeria”

Dal köye döndükten sonra pizzacı açmaya karar verdi. Önce yöresel Midyat taşından bir bina inşa etti. İnşaat sürerken, yanında çalıştıracağı kişilere pizza yapımını öğretti. Hazırlık aşaması tamamlanınca pizza restoranı açtı. Restorana bulunduğu yörenin Süryanice adını vererek, “İzla Pizzeria” koydu. Açılışta ilginin beklenenden fazla olduğuna dikkat çeken Dal, “İnsanlar şehirlerden sıkıldı, bazen başka bir etkinlik yapmak istiyor. Bu havada burada pizza yemek herkese nasip olmaz. Açılışta 180 kişi davet etmiştik 718 Pizza yaptık. 180 kişi davet ettik bir baktık ki birçok kişi geldi” dedi.

Kendi tarzını yarattı

Pizza İtalya menşeli olsa da Dal yıllar içinde kendi geliştirdiği pizzasını da müşterilerine servis etmeye başladı. Bu pizzanın adı da tarihe dayanıyor. Klasiklerinden farklı olarak tatlı olan bu pizzanın adı Asur Pizza. Dal, kendi yarattığı damak tatlarını şöyle sıralıyor: “Süryaniler’e özgü Kalyo pizza diye bir pizzamız var, kavurmalı bir pizza. Eskiden köylerde yapılıyordu kıymalısı da var. Köyde bunlara şamborek denirdi. Biz onun içini pizzaya uyarladık, ondan da bir pizza yaptık. Bu ikisi çok talep görüyor. Bir de tatlı pizza icat ettik. Köy pekmezinden bir de peynirden yapıyoruz. Yemekten sonra 5-6 kişi bir tane bitirebilir. Künefenin yerini tutuyor.”

“Köyümü bir daha terk etmem”

VOA’dan Mahmut Bozarslan’ın haberine göre, yıllar sonra köyüne dönmenin mutluluğunu yaşadığını söyleyen Dal, köyün çok değiştiğini söyledi. Almanya’ya gitmeden önce köy yaşamının oldukça zor olduğunu vurgulayan Dal, “Yıllar sonra geri dönmek anlatılmaz bir his. İnsan köyü özlüyor, toprağı özlüyor. İnsan dönüp dolaşıp yine kendi köyüne geliyor. Biz kendi köyümüzü seviyoruz. Ben buraya geldim, insanlar da benden yararlansın amacım budur. Köy çok değişmiş, cennet olmuş şimdi. Eskiden ne yol ne su ne elektrik vardı. Yağmur yağmasa insanlar 12 kilometreden su getiriyorlardı. Ama şimdi su var, elektrik var, yol var. Bir daha köyü terk etmeyi düşünmüyorum, burada yaşayacağım” şeklinde konuştu.

Almanya’daki restoranını kapatarak eşiyle birlikte Türkiye’ye gelen Dal’ın dört çocuğu hala Avrupa’da yaşıyor. Çocuklar da yaz aylarında ebeveynlerinin yanına geliyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.