Dolar 13,6736
Euro 15,5065
Altın 776,24
BİST 1.880
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 12°C
Çok Bulutlu
Diyarbakır
12°C
Çok Bulutlu
Cum 12°C
Cts 12°C
Paz 13°C
Pts 15°C

‘8 yılda 494 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi’

‘8 yılda 494 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi’
11.06.2021
A+
A-

Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü dolayısıyla açıklama yapan Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Türkiye’de 8 yılda 494 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiği bilgisini paylaştı

 

YENİGÜN HABER – Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Dünya Çocuk İşçiliği İle Mücadele Günü’ne ilişkin Adli Yardım Hizmet Binası’nda açıklama yaptı. Birçok avukatın katıldığı açıklamayı, Çocuk Hakları Komisyonu üyesi Ali Can ve Feyza Nur Işık okudu. Açıklamada ilk olarak konuşan Can, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (İLO) ve Birleşmiş Milletlerin çocuk işçiliğinin sonlanması için ortaya koyduğu çeşitli çalışmalara değindi.

‘152 milyon çocuk çalışıyor’

Dünya’da 152 Milyon çocuğun işçi olarak çalıştırıldığını ve bu çocukların 73 milyonunun sağlıklarının ve gelişimlerinin olumsuz yönde etkilediğini belirten Can, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün hazırladığı şu verileri paylaştı:

“Afrika’nın çocuk işçiliğinde 72 milyon ile en yüksek rakamlara sahip olduğu, ikinci sırada ise 62 milyon çocuk işçi ile Asya-Pasifik bölgesinin bulunduğu görülmektedir. Amerika Kıtasında 11 milyon, Avrupa ve Orta Asya 6 milyon, Arap Ülkelerinde 1 milyon çocuk işçinin bulunduğu bilinmektedir. Çocuk işçiliğinin sektörlere göre dağılımında ise yüzde 71 ile tarım işçiliği açık arayla en büyük paya sahiptir, bu da 108 milyon çocuk işçi anlamına gelmektedir.”

‘494 çocuk yaşamını yitirdi’

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), Türkiye’de 720 bin çocuk işçi olduğu verisinin gerçeği yansıtmadığını dile getiren Can, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) hazırladığı rapora atıfta bulunarak, 2 milyona yakın çocuğun işçi olarak çalıştırıldığını söyledi. Türkiye’de çocuk işçiliğinin her geçen gün arttığına dikkat çeken Can, “Türkiye’de çocuk işçi sayısı ile birlikte is¸ sırasında hayatını kaybeden çocuk işçi sayıları da gün geçtikçe artmaktadır. Resmi kayıtlara göre 2013 yılında 59 çocuk, 2014 yılında 54 çocuk, 2015 yılında 63 çocuk, 2016 yılında 56 çocuk, 2017 yılında 60 çocuk, 2018 yılında 67 çocuk, 2019 yılında 67 çocuk ve 2020 yılında 68 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi. Mayıs ayı içerisinde 7 yaşında Urfalı Fadime mevsimlik tarım işçisi olmak için gittiği Antalya‘da traktör c¸arpması,15 yaşındaki Fevzi tarlada çalışmak için gittiği Balıkesir’de traktör devrilmesi, Ağrılı Muhammet sigortasız olarak çalıştığı Marmaris’te bir inşaatta yüksekten düşme sonucuyla hayatını kaybetmişti” dedi.

‘Pandemiyle eğitimden uzaklaştılar’

Ardından konuşan Feyza Nur Işık ise, Koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası çocukların eğitim kurumlarından bir destek alamadığını ve uzaktan eğitime geçmelerinden dolayı çocukların ekonomik sebeplerden dolayı internet, bilgisayar ve tablete ulaşamadığını dile getirdi. Işık, devamında şunları söyledi: “Pandemi nedeniyle ağırlaşan ekonomik şartlar halihazırda eğitim hakkından mahrum bırakılan çocukları ailelerine destek olmak zorunda bırakmış, böylece çocuk işçi sayısında artış meydana gelmiştir. Açıklamalarımızdan çocuk işçiliğinin halen hem küresel hem de ulusal bir sorun olduğu görülmektedir. Çocuk işçi kavramı yasalar ve gelenekler açısından belirlenmiş¸ bir yaşın altında olan ve çalıştırılan çocukları kapsamaktadır. Öncelikle ILO sözleşmesinde istihdam kabulde asgari çalışma yaşının zorunlu öğrenim yaşının bittiği yaşın altında ve her hâlükârda 15 yaşın altında olmayacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca ilköğretim kanunu madde 59’a göre; ilköğrenim çağında olup da mecburi ilköğretim kurumlarına devam etmeyenler, hiçbir resmi ve özel is¸ yerinde veya her ne surette olursa olsun çalışmayı gerektiren başka yerlerde ücretli veya ücretsiz çalıştırılamazlar. Çünkü çocuk işçiliği çocuğun zihinsel, bedensel, ruhsal ve genel olarak sosyal gelişimini olumsuz yönde etkilenmektedir.

Çocuk işçiliği etkenleri

Bu durum başlangıçta ucuz is¸ gücü¨ olarak görülse de uzun vadede üretken bireylerin yetişmesi engellenecek ve ilerde çok daha pahalı bir emek haline dönüşecektir. Yine Türkiye’nin de onayladığı Birleşmiş¸ Milletler (BM) Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 1. maddesi, 18 yasından küçük herkesi çocuk olarak tanımlamaktadır. Bu yas¸ sınırının altındaki bireyler çocuktur ve sırf çocuk oldukları için sahip oldukları haklar vardır. Çocuk işçiliği çocuklar yönünden haklara ulaşmayı bariz bir şekilde engellemektedir. Elbette çocuk işçiliğinin çocuklardan bağımsız sebepleri vardır. Yoksulluk, işsizlik, eğitim ile ilgili nedenler, göç¸ gibi olgular çocuk işçiliğine sebep olmaktadır. Günün önemi ve çocuk işçiliğinin önlenmesi adına birtakım önerilerde bulunacağız, bu öneriler tek bir çocuğun dahi hayatını olumlu yönde etkileyebilecekse bu bizler için bir başarı demektir.”

Öneriler

Işık, çocuk işçiliğinin engellenmesi için şu önerilerini şöyle sıraladı:

“* Öncelikle çocuk işçiliğine maruz kalan çocukların aile yapıları denetlenmeli ve varsa yetişkin aile bireylerinin istihdamı desteklenmelidir. İstihdama açık yetişkin aile bireyleri yoksa bu aileye gerekli nakdi yardım yapılmalı. Yine varsa ailede özel durumlu bireyler desteklenmelidir.

* MEB ile birlikte yürütülecek kardeş¸ okul projeleri ile çocuklar sokaklardan uzak okullara daha yakın hale getirilmelidir.

* Esnaf odaları ve esnaflar ile görüşme sağlanmalı, çocuk işçiliğinin zorlukları ve ekonomiye uzun vadede zarar verildiği anlatılmalı, gerekirse bu yönde eğitim verilmelidir. Hatta yeni kurulacak olan işletmeler için bu eğitim şart haline getirilmelidir.

* Daha önce Aile ve Sosyal Politikalar Batman İl Müdürlüğü’nce sokaklarda çalışmanın önüne geçmek adına oluşturulmuş¸ olan mobil ekiplerin her ilde oluşturulması ve bu sayede yapılacak okul görüşmeleri ile çocuğun devam durumu, akademik başarısı hakkında bilgi alınıp çocukların okullara teşvik edilmesi sağlanmalıdır.

* Hepimize düşen görevlerin olduğunu unutmayıp çocuk işçiliğine dikkat eden sinema film ve dizilerinin çekimleri yapılmalı ve izlenmeye teşvik edilmelidir. Bu anlamda çocuk işçiliğine dikkat çeken filmler desteklemelidir.” Işık, çocukların sesi olmak zorunda olduklarını belirterek, açıklamasını Şair Ece Ayhan’ın “Her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır. Bütün sınıf sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek” sözleriyle sonlandırdı. (Haber Merkezi)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.