Dolar 8,8647
Euro 10,3847
Altın 497,00
BİST 1.379
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 24°C
Gök Gürültülü
Diyarbakır
24°C
Gök Gürültülü
Cts 27°C
Paz 29°C
Pts 32°C
Sal 33°C

“12 Eylül zihniyeti bugün de iktidarda”

“12 Eylül zihniyeti bugün de iktidarda”
12.09.2021
A+
A-

CHP İstanbul Milletvekili M. Sezgin Tanrıkulu, 12 Eylül askeri darbesiyle hiçbir zaman hesaplaşılmadığını belirterek, “Asmayalım da besleyelim mi” zihniyeti bugün de iktidardadır” ifadelerini kullandı.

 

YENİGÜN HABER – 12 Eylül askeri darbesinin yıl dönümü dolayısıyla yazılı basın açıklaması yapan CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Av. Dr. M. Sezgin Tanrıkulu, 12 Eylül askeri darbesiyle hiçbir zaman hesaplaşılmadığını belirterek, “O dönemin acılarını dindirecek adımlar atılmadı. AKP bu meseleyi bile istismar edip kendi çıkarları için kullandı ve 2010 referandumunu darbeyle hesaplaşma sosuna buladı” ifadelerini kullandı.

41 yıl önceki 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle birlikte, 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.

650 bin kişi gözaltına alındığını belirten Tanrıkulu, şu verileri paylaştı:

“Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.

7 bin kişi idam istemiyle yargılandı.

517 kişiye idam cezası verildi.

259 kişinin idam dosyası Yargıtay’ca onandı.

49 kişi idam edildi

98 bin 404 kişi ‘örgüt üyesi’ olmak suçundan yargılandı.

388 bin kişiye pasaport verilmedi.

14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı.

30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.

300 kişi ‘kuşkulu bir şekilde’ öldü.

171 kişi işkenceyle öldürüldü.

14 kişi cezaevindeki uygulamaları protesto etmek için yaptıkları ‘açlık grevi’ sonucu yaşamını yitirdi.

30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.

1402 sayılı yasa nedeni ile 3 bin 854 öğretmenin ve 120 öğretim görevlisinin işine son verildi.

1402 sayılı yasa nedeniyle 9 bin 400 kişi kamu görevinden atıldı ya da sürüldü.

47 yargıç görevden atıldı.

7 bin 233 devlet görevlisi bölgeleri dışına sürüldü.

937 film ‘sakıncalı’ bulunduğu için yasaklandı.

23 bin 667 derneğin faaliyeti durduruldu.

31 gazeteci cezaevine konuldu.”

“Darbenin başındakiler de, darbeci zihniyet de hiçbir zaman gerçek manada yargılanmadı”

12 Eylül askeri darbesiyle hiçbir zaman hesaplaşılmadığını ifade eden Tanrıkulu,  açıklamanın devamında şunları söyledi:

“O dönemin acılarını dindirecek adımlar atılmadı. AKP bu meseleyi bile istismar edip kendi çıkarları için kullandı ve 2010 referandumunu darbeyle hesaplaşma sosuna buladı. Ancak darbenin başındakiler de, darbeci zihniyet de hiçbir zaman gerçek manada yargılanmadı. Darbe mekaniği ve mekanizmasını üreten nedenler ortadan kaldırılmadığı için ülkemiz 15 Temmuz’daki darbe girişimini yaşadı. Ve buna bağlı nedenlerle de ülkemiz 15 Temmuz sonrasında asker destekli sivil bir darbe düzeninin içine hapsedildi. AKP 15 Temmuz sonrası uygulamalarıyla 12 Eylül’e rahmet okuttu.

Başta yaşam hakkı olmak üzere temel insan haklarının tümü ayaklar altına alındı. Adil yargılama konusunda 12 Eylül’ün bile gerisine düşüldü.  Toplu gösteri ve yürüyüş hakkı, muhalif düşünceyi ifade hakkı yasaklandı.  Zaten olmayan basın özgürlüğü tamamen ortadan kaldırıldı.  12 Eylül döneminin idam cezalarının yerini yargısız infazlar aldı.

Ağır hastalıklarına rağmen siyasi mahpuslar cezaevlerinde çürütülüyor ve ancak ölünce hapisten çıkabiliyorlar.

“Asmayalım da besleyelim mi” zihniyeti bugün de iktidardadır

15 Temmuz sonrası rakamlarla 12 Eylül sonrası rakamları mukayese ettiğimizde, mevcut iktidarın 12 Eylül cuntacılarının gerisinde kalmamak için zulümde yarıştığını görüyoruz.  KHK’larla yüzbinlerce insanın bir gecede hayatını karartan, emir ve talimatla çalışan yargı eliyle adalet mekanizmasını bir kıyım makinasına dönüştüren, kamu kaynaklarını talan eden, küçük bir azınlığın saadeti için bütün ülkenin gırtlağına basan mevcut iktidarın 12 Eylül’cülerden tek farkı kravatlı olmasıdır.

12 Eylül 1980’de doğan çocuklar 41 yaşında. Onlardan önceki kuşaklar, darbe sırasında 40’lı yaşlarında olan insanlar, hayatlarının sonraki dönemini zulme, baskılara maruz kalarak veya tanık olarak geçirdi. Darbeye doğan çocuklar da bugün aynı kaderi tekrar yaşıyor ve sivil bir darbeye tanıklık ediyor.

Ama her yeni kuşağı bir askeri veya siyasi darbenin gölgesinde büyütmek bu ülkenin kaderi değil, olamaz. Darbeci zihniyeti demokratik, özgürlükçü değerlerle kuşatıp ortadan kaldırmak ve yeni nesillere özgür, demokratik bir ülke sunmak hepimizin ortak görevidir.

Çocuklarımıza, onların çocuklarına zulüm listeleri, acı çeteleleri tutmayacakları bir ülke bırakmak için, bedeli ne olursa olsun demokrasi mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz.” (Haber Merkezi)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.