DOLAR 8,5559
EURO 10,1285
ALTIN 496,76
BIST 1.360
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 39°C
Sıcak
Diyarbakır
39°C
Sıcak
Per 40°C
Cum 40°C
Cts 40°C
Paz 41°C

​‘Kentin tarihsel dokusunu bozan yıkımlar durdurulmalı’

​‘Kentin tarihsel dokusunu bozan yıkımlar durdurulmalı’
02.07.2021
A+
A-

Sur Belediyesi tarafından yıkımı gerçekleştirilecek olan 63 metruk yapının yıkımına ilişkin TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu Basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan Mimarlar Odası Eşbaşkanı Ferit Kahraman, “UNESCO tarafında Dünya Mirası olarak tescillenen alanın tampon bölgesi ve Kentsel Sit Alanı olan Suriçi’nde yürütülen bütün çalışmalarda korumacı kültürden uzak, yıkan ve yok eden yaklaşımlardan vazgeçilmelidir. Kentin tarihsel dokusunu ve bütünlüğünü bozan yıkımların durdurulması ve onarım, restorasyon karar süreçlerinin işletilmesi önem arz etmektedir” dedi

 

YENİGÜN HABER- Sur Belediyesi tarafından Diyarbakır’ın Sur ilçesinin farklı mahallelerinde bulunan ve kentsel sit alanı içerisinde kalan 63 yapının ”Genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiği gerekçesi ile” alınan  yıkım kararının ardından çalışmalar başladı. Yıkımlara ilişkin Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu açıklama yaptı. Açıklamada konuşan Mimarlar Odası Eşbaşkanı Ferit Kahraman, şöyle konuştu: “2016 yılından bugüne; Sur ilçesinin neredeyse tamamının acele kamulaştırılmasına karar verilmiş, nüfusun çoğunluğu yaşam çevrelerini terk ederek göç etmek zorunda kalmıştır. Ardından yerleşim yerlerine erişim kapatılarak yıkıma başlanmış, bölgenin dönüştürülmesi için mimarlık ve planlama bir araç haline dönüştürülmüştür. İmar Planı Değişikliği ile mevcut tarihi doku ve tescilli yapılar yok sayılmış; kentsel donatı alanlarının kaldırılması, birçok yapının yıkımı öngörülmüş, güvenlik ve savunma odaklı kararlar alınmıştır. 2016 yılından bugüne devam eden tarihi ve kültürel yapıların tahribi ne yazık ki halen devam etmektedir. Sur Belediyesince kentsel sit alanı içerisinde kalan farklı mahallelerinde bulunan 63 Adet yapıya ilişkin ”Genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiği gerekçesi ile” yıkım kararı alınmış ve yıkım işlemlerine başlanmıştır.”

‘Geri dönülemez tahribatlar yaratacağı açıktır’

Kahraman, yıkımların kentin tarihsel ve kültürel dokusuna zarar vereceğinin söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “Öncelikli olarak  miras alanının tek başına bir parçadan oluşmadığını, bulunduğu çevre ile bir bütün olduğunu ve bu yıkımlar sonucu kayda alınmamış tescile değer yapıların ve özgün sokak dokusunun yok edildiğini vurgulamak istiyoruz.  Miras alanında yürütülen çalışmalar için Kültürel Etki Değerlendirme Raporlarının hazırlanması ve sonuçlarının değerlendirilmesi bir zorunluluktur. Ayrıca daha önceki çağrı ve uyarılardan da anlaşıldığı gibi Miras Komitesinin bilgilendirilmesi ve onayının alınması süreçlerinin işletilmediği ve dolayısıyla yıkımların miras alanı üzerinde geri dönülemez tahribatlar yaratacağı açıktır. Kentin tarihsel dokusunu ve bütünlüğünü bozan yıkımların durdurulması ve onarım, restorasyon karar süreçlerinin işletilmesi önem arz etmektedir. Zira kentsel sit alanı içerisinde yapılan yıkımlardan sonra yapılan yeni yapıların geleneksel sivil mimari örneklerden çok uzak olduğu ve yıkımlar sonrası alanlarda oluşan doluluk/boşluk oranlarındaki tutarsızlıkların kentsel doku üzerinde olumsuz etkiler yarattığı ortadadır.”

‘Yıkan ve yok eden yaklaşımlardan vazgeçilmelidir’

Yıkımların yapılmaması yönünde çağrıda bulunan Kahraman, “ Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafında Dünya Mirası olarak tescillenen alanın tampon bölgesi ve Kentsel Sit Alanı olan Suriçi’nde yürütülen bütün çalışmalarda korumacı kültürden uzak, yıkan ve yok eden yaklaşımlardan vazgeçilmelidir.  Var olmasının amacı tarihi, kültürü, sanatı koruma ve gelecek nesillere aktarma olan kurumlara ve kişilere görevlerini hatırlatıyor, sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz” diye konuştu. (Haber Merkezi)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.