DOLAR 8,2932
EURO 10,0334
ALTIN 485,02
BIST 1.426
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 29°C
Gök Gürültülü
Diyarbakır
29°C
Gök Gürültülü
Cts 32°C
Paz 30°C
Pts 24°C
Sal 26°C

Vatan Partisi’ne Şeyh Said tepkisi: Değerlerimize sahip çıkacağız!

Vatan Partisi’ne Şeyh Said tepkisi: Değerlerimize sahip çıkacağız!

Şeyh Said Derneği Başkanı Mehmet Kasım Fırat, Vatan Partisi’nin Şeyh Said’i simgeleyen bütün sembollerin kaldırılması talebiyle Diyarbakır Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi’ne yapmış olduğu başvuruya tepki gösterdi. Bu girişimin imha ve inkâr politikalarının devamı olduğunu vurgulayan Fırat, “Biz meydanı boş bırakmayacağız. Değerlerimize sahip çıkacağız ve onların bıraktığı mirasın sahibiyiz diye haykıracağız” dedi

Ufuk ÇİMEN/Yenigün ÖZEL

DİYARBAKIR YENİGÜN – Vatan Partisi Diyarbakır’ın Dağkapı Meydanı başta olmak üzere cadde, sokak ve çeşitli yapılarda bulunan Şeyh Said isminin kaldırılması talebiyle Diyarbakır Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi’ne başvuru yaptı. Vatan Partisi adına Öncü Gençlik Genel Başkanı Özgür Bursalı, Öncü Kadın Genel Başkanı Meltem Ayvalı ve Diyarbakır İl Başkanı Haluk Mıhalioğlu’dan oluşan heyet İl Valiliği’ne dilekçe verdi. Başvuruda Şeyh Said’i simgeleyen bütün sembollerin kaldırılması talep edildi.

Fırat: İmha ve inkâr politikaarının devamı

Vatan Partisi’nin vermiş olduğu dilekçeye ise Şeyh Said Derneği Başkanı Mehmet Kasım Fırat, tepki gösterdi. Konuya ilişkin gazetemize konuşan Fırat, bu girişimin imha ve inkâr politikalarının devamı olduğunu belirterek, meydanı boş bırakmayacaklarını vurguladı.  Fırat, “Ben bu girişimi çok görmüyorum. Vatan Partisi’nin zaten görevi budur. Bu tür girişimler bizim değerlerimize ve halkların önem verdiği bütün değerleri yok saymaktır. İmha ve inkar politikalarının devamıdır. Doğu Perinçek’in de Vatan Partisi’nin de görevi budur. Bölgede sıkıntı yaratmak, insanları farklı şeylere yönlendirmek. Biz meydanı boş bırakmayacağız. Değerlerimize sahip çıkacağız. Şeyh Said ve arkadaşları toplumumuzun değerleridirler. Bu değerlere sahip çıkacağız ve onların bıraktığı mirasın sahibiyiz diye haykıracağız” dedi. Fırat, isimlerin kaldırılması gibi bir girişimin olması durumunda hukuki olarak tüm haklarını kullanacaklarının da altını çizdi.

‘Mezar yerleri için dava açacağız’

Şeyh Said ve arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanması için de girişimlerine devam ettiklerini dile getiren Şeyh Said Derneği Başkanı Mehmet Kasım, bu konuda birçok sivil toplum kuruluşunun kendilerine destek verdiğini söyledi. Fırat, mezar yerlerinin açıklanması talebiyle bu hafta içerisinde dava açacaklarını da vurguladı.

Diyarbakır Valiliği’ne verilen dilekçe

Vatan Partisi’nin Genel Sekreter Utku Reyhan imzası ile Diyarbakır Valiliği’ne sunduğu dilekçe şu şekilde;

“T.C. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na

12 Ağustos 2014 tarihinde Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisi, Dağkapı Meydanının isminin Şeyh Sait Meydanı olarak değiştirilmesine karar vermiştir. Şeyh Sait 1925 yılında Muş, Elazığ gibi şehirlerimizi ele geçiren, daha sonra Diyarbakır’a yönelerek 3 koldan saldıran ve mahkemedeki ifadesine göre burayı “fethetmeye” çalışan gerici-bölücü silahlı isyanın elebaşıdır. Bu gerici-bölücü isyanda güvenlik güçlerimiz çok sayıda şehit vermiştir, yine çok sayıda kamu görevlisi de alıkonulmuştur. Cumhuriyet yönetiminin dinsiz olduğu iddiasıyla etrafına müritlerini toplayarak silahlandırmış, bölgedeki diğer aşiret ve tarikatları da isyana davet etmiş ve bunların bir kısmı da kendisiyle hareket etmiştir. Şeyh Sait, isyanın bastırılmasının ardından yakalanmış ve yargılanması sırasında da Hilafetin geri getirilmesi ve şeriat düzeninin yeniden kurulması talebiyle silahlı isyana kalkıştığını itiraf etmiştir. Şeyh Sait isyanı büyük oranda sözde dini taleplerle ortaya çıksa da bölücü talepleri de içermektedir. Şeyh Sait İsyanında Musul-Kerkük konusunda Türkiye ile ihtilaf yaşayan İngiltere’nin de Türkiye’yi meşgul etmek ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizde kargaşa çıkarmak amacıyla kışkırtıcı bir rol oynadığı bilinmektedir.

Şeyh Sait yakalanmasının ardından suç ortaklarıyla birlikte mahkemeye çıkarılmış, 28 Haziran 1925 tarihinde hakkında idam cezası verilmiş ve cezası ertesi gün infaz edilmiştir.

Ülkenin herhangi bir noktasında devlet otoritesinin ve kanunlarının uygulanmaması söz konusu olamaz. Silahlı bir şekilde devlet otoritesini tesis etmeye çalışan güvenlik güçlerine isyan edenler dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de bastırılır. İsyanın elebaşları da yargı önüne çıkartılır.

Devlete karşı isyan etmiş ve Cumhuriyeti yıkma amacı güden birinin, üstelik bunu mahkemede itiraf etmiş ve bu suçlardan mahkûm olmuş birinin isminin Diyarbakır’da bir meydana verilmesi asla kabul edilemez. Diyarbakırımızı kendince fethetmek isteyen Şeyh Sait’in ismi Diyarbakır’da herhangi bir meydana, caddeye, sokağa, yapıya verilemez.

Türkiye’nin bugün Bölücü Terör Örgütüne karşı yürüttüğü kararlı mücadele, aynı Cumhuriyetin bölücü teröre karşı mücadelesi gibi Türkiyemizin toprak bütünlüğü, milletçe kaynaşma ve birliği amacıyla başarıyla yürütülmektedir. Bu mücadelenin bir cephesi de psikolojik harekâttır. Herkesin bildiği gibi, PKK Terör Örgütü, Şeyh Sait mirasına sahip çıkarak “özerklik, öz yönetim, bağımsızlık” gibi devletin ve milletin birliğini hedef alan taleplerle kan dökmektedir. Bölücü Terör Örgütünün Şeyh Sait’i sembol olarak görmesi ve onu her fırsatta anması emperyalist merkezler tarafından kışkırtılmakta ve desteklenmektedir. Bölücülüğün emperyalizmle işbirliği mirası, Şeyh Sait-Seyit Rıza çizgisindedir.

Diyarbakır’ın meydanlarına Şeyh Sait isminin verilmesiyle, Bölücü Terör Örgütü liderlerinin isimlerinin verilmesi arasında hiçbir fark yoktur. Dağkapı Meydanına Şeyh Sait Meydanı isminin verilmesi, Bölücü Teröre manevî ortam sağlamak ve teröristlere cüret kazandırmak dışında bir anlam taşımıyor. Bu tür sembollerin varlığı, halk arasında devletin teröre karşı zaaf içinde bulunduğu izlenimi vermekte ve Türkiye’yi hedef alan emperyalist merkezlerin amaçlarına hizmet etmektedir. Unutulmamalıdır ki, geçmişte Şeyh Sait’in yanında yer alan emperyalist merkezler, Türkiye’nin Bölücü Terör Örgütüne karşı yürüttüğü Hendek operasyonlarına, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekâtlarına, Pençe Harekâtlarına ve Kıran Harekâtlarına karşı da konumlanmıştır. Diyarbakır’da Şeyh Saitçiliğe göz yummak, ülkemizin 40 yıldır yürüttüğü terörle mücadeleye ve Vatan Savaşına da ciddi zararlar vermektedir.

Vatan Partisi olarak, yukarıda saydığımız gerekçelerle,

  1. Diyarbakır ili ve ilçelerinde yer alan, vatana ihanet ettiği ve halkı devlete karşı silahla isyana teşvik ettiği mahkeme kararıyla tescil edilmiş bulunan Şeyh Sait’i simgeleyen bütün sembollerin kaldırılmasını,
  2. Diyarbakır ili ve ilçelerinde Şeyh Sait’in ismi verilen bütün cadde, sokak, meydan ve her türlü yapı isimlerinin değiştirilmesini, Anayasamızın değiştirilmesi mümkün olmayan devlet ve ülke bütünlüğüne ve Cumhuriyetin esaslarına ilişkin maddeleri ve Terörle Mücadele Yasası’nın hükümleri uyarınca talep ediyoruz. Saygılarımla.”
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."