Diyarbakır Yenigün

‘Surlardan bir taş almak da tarihi eser kaçakçılığıdır’

‘Surlardan bir taş almak da tarihi eser kaçakçılığıdır’
16 Aralık 2019 - 11:31

Diyarbakır Surlarına ait taşların yerinden sökülüp satılmasına ilişkin açıklama yapan Diyarbakır Eğitimi İzleme ve Reform Girişimi, bunun ‘tarihi eser kaçakçılığı’ olduğunu belirterek, yasalarca suç sayıldığını vurguladı. Girişim, taşların Sur dışında bir yerde görüldüğü halde yetkililere bildirmeyenlerin de bu suça ortak olacağını açıkladı

DİYARBAKIR YENİGÜN – Diyarbakır Eğitimi İzleme ve Reform Girişimi (DİERG) Diyarbakır Surlarına ait taşların yerinden sökülüp satılmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. “Diyarbakır Kalesinden Bir Taş Almak da Tarihi Eser Kaçakçılığıdır” başlıklı açıklamada, ticari mekan ya da konut oluşturmak ya da bir mekanda sergilenmek amacıyla Diyarbakır Surlarının taşlarının taşındığı, satıldığı ‘iddia edildiği’ belirtilerek, “Taşların götürüldüğü mekanlar belirtilmediği ve görüntülenmediği için bu halen bir iddiadır” denildi.

‘Taşların kullanılması suçtur’

Tarihi eserlere zarar vermenin, yağmalanmasına ve ticari meta haline getirilmesini görmezden gelmenin bir ‘suç’ olduğu belirtilen açıklamada, Diyarbakır Surlarına ait taşların alınarak başka mekanların oluşturulması ya da başka mekanlarda aksesuar olarak kullanılmasının ‘tarihi eser kaçakçılığı’ olduğu ifade edilerek 2683 sayılı Kültür ve Tarihi Eserleri Koruma Kanunu‘nuna göre bunun suç olduğu hatırlatıldı. Açıklamada sadece taş almak, taşımak ve kullanmak dışında, taşların Sur dışında bir yerde gördüğü halde yetkililere bildirmemenin de ayrı bir suç olduğu belirtilerek, bakanlığın ilgili kanunun 9. maddesinde bunun 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin liraya kadar para cezasıyla cezalandırılacağının belirtildiği aktarıldı. Tarihi eserlerin herhangi bir parçasının dahi ticari mekanlarda, konutlarda kullanıldığını fark edenlerin üç gün içinde en yakın müze müdürlüğüne haberdar etmek zorunda olduğu ifade edilen açıklamada,  fark ettikleri halde bildirmeyenlerin de bu suça ortak olacağı kaydedildi. Açıklamada, ilgili kurumların ticari mekanları denetleyerek acilen tarihi eser tahribatı, tarihi eser kaçakçılığı tespiti yapması gerektiği belirtilerek, ticari mekanların düzenli olarak da denetlenerek kaçak tarihi eser varlığını ortaya konulması gerektiği vurgulandı.

‘Okullarda bilgilendirici çalışmalar yapılabilir’

Diyarbakır Kalesi’nin dünya mirası olduğu kaydedilen açıklamada, tarihi eserlerin korunmasının eğitimle sağlanabileceği belirtildi.  Açıklamada, “Tarihi eserleri koruma bilinci ve tutumu, çevreyi kirletmeme ve kirletilmesine izin vermeme benzeri bilinç ve tutumdan bağımsız değildir. Tarihi eserleri etkili koruma sadece cezalandırmalarla ve etkili koruma önlemleriyle değil, aynı zamanda koruma sorumluluğu duygusu kazandırılarak da önlenebilir. Özellikle her kademedeki öğrencilerin kaleyi ve içindeki mekanları görmeleri ve eserlerin tarihçesini öğrenmeleri okullar tarafından sağlanabilir, öğrencilerin koruma bilinci edinmeleri için çaba sarf edilebilir. Okullarda sınıf içinde bilgilendirici çalışmalar yapılabilir” denildi.

‘Spekülasyonların önüne geçilmeli’

Açıklamada, ilgili kurumların tarihi eserlerin tahribine, taşınmasına ve ticarileştirilmesine, gerçekleşebilecek arz talep ilişkisinin cezai yaptırımlarla engellenmesine dair toplumun hassasiyetlerini, endişelerinin açıklığa kavuşturulması beklentilerini dikkate alması gerektiği vurgulanarak, hızla ‘spekülasyonların’ önüne geçilmesi istendi. DİERG açıklamasında son olarak; toplumu, sorumlu ve yetkili kurumları, Milli Eğitim Müdürlüğü’nü, Sur içindeki ve dışındaki esnafı, mesleki kuruluşları, basını ve sivil kuruluşları ile yakın zamanda tahribat ve yıkım gören herkesi, Diyarbakır Kalesi’nin daha fazla zarar görmemesi için harekete geçmeye davet etti. (Haber Merkezi)

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. - - Diyarbakır Web Tasarım