Dolar 17,9626
Euro 18,2693
Altın 1.025,20
BİST 2.856,71
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 40°C
Açık
Diyarbakır
40°C
Açık
Çar 40°C
Per 38°C
Cum 37°C
Cts 38°C

Sur’da atların çalıştırılmasına tepki: Hayvan çalıştırmak kültür değildir

Sur’da atların çalıştırılmasına tepki: Hayvan çalıştırmak kültür değildir
A+
A-
30 Haziran 2022 15:35

Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde atların turistik veya ticaret amaçlı kullanılmasına tepki gösteren DİERG, “Hayvan çalıştırmak, hayvan emeğini sömürmek kültürel miras değildir, korunması gereken bir kültür de değildir. Her canlının yaşam hakkı korunmalıdır” dedi. DİERG, bu durumun ilerde ortaya çıkaracağı büyük sıkıntıları giderebilmek adına çözüm önerilerini de açıkladı

 

 

Ahmet BARAN/YENİGÜN HABER – Diyarbakır Eğitimi izleme ve Reform Girişimi (DİERG) SON zamanlarda Sur İlçesi’nde atların turistik veya ticari nedenlerle çalıştırılmasına tepki gösterdi. DİERG, fayton ve fotoğraf çekmek amacıyla kullanılan at sayısında zamanla artışın yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.  DİERG, bu durumun ilerde ortaya çıkaracağı büyük sıkıntıları giderebilmek adına çözüm önerisi geliştirdi.

‘Faytona koşulan at en fazla 2 yıl yaşıyor’

DİERG geliştirdiği önerisi şu şekilde açıkladı;  “Hayvan Hakları İzleme Komitesi’nin (HAKİM) Ocak 2020 tarihli raporuna göre ortalama 20 yıl yaşayan atlar faytona koşulunca en fazla 2 yıl yaşayabilmektedir. Atların çalıştırılması önemli bir sorundur, Türkiye ve dünyadaki birçok bölgede terk edilmiştir. Eğer bölgede bu konuda eleştiri başlamaz ve önlem alınmazsa büyüyen ve içinden çıkılamaz problemler oluşacaktır. Bölgemizdeki hayvan hakları savunucuları bölgede at çalıştırıldığını fark ettiğinde buna itiraz etmek ve engellemek için dikkatlerini ve enerjilerini bu konuya odaklayacaktır. At çalıştırarak geçimini sağlayan, yatırım yapanlar ise ileride bu işlerini kaybedecektir.

‘Hayvan çalıştırmak bir kültür değildir’

Hayvan çalıştırmak, hayvan emeğini sömürmek kültürel miras değildir, korunması gereken bir kültür de değildir. Her canlının yaşam hakkı korunmalıdır. ‘Hayvanlar insanlar içindir’ görüşü terk edilmelidir. Sabana öküz koşmak, ayı oynatmak, hayvanat bahçeleri oluşturmak ne kadar yanlış ve çağ dışı ise atları çalıştırmak da öyledir. 70 milyon yıl özgür yaşadıktan sonra insanlar tarafından evcilleştirilen atlar tekrar çalıştırılmaktan kurtarılabilir. Sıcak ya da soğuk hava koşulları ile güzergahlar nedeni ile atların sakatlanma, hastalanma riski artacaktır. Atların asfalt üzerinde koşturulması ya da aşırı çalıştırılması yüzünden laminitis, kırık, enfeksiyon ya da kamu sağlığını tehdit eden ve insanlara bulaşabilen Ruam hastalığı riski artacaktır. Beslenme, vardiya, koku, bakım, veteriner gereksinimi, çevre kirliliği atları ticari çalıştırmanın getireceği sorunlardan birkaçıdır.

Neler yapılabilir?

Kale içi ve dış çevresi faytonlara ve araçlara karşı yasalarla korunmalıdır. Bir planlama yapılarak kale içine araç girişi yasaklanmalıdır. İnsan ve yük taşımacılığı yapılacaksa sayısı, hız sınırı, büyüklüğü belirlenerek elektrikli kamu araçları kullanılabilir. Kalenin ve kale içindeki mekan ve alanların korunması kale içindeki esnaf, çalışanlar, ikamet edenler için de önemlidir. Esnafın gelir kaybı yaşamasının önüne geçecek biçimde yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Sadece Diyarbakır’da değil, tüm bölgede tarihi mekan ve alanların yanlış, istismar edilebilecek, çağ değerlerine uyum göstermeyecek biçimde turistikleşmesine karşı yasalaştırmalara, denetimlere ve uygulamalara gereksinim vardır.

‘Bisiklet veya elektrikli bisiklet sayısı arttırılabilir’

Kale içinde bisiklet ve elektrikli bisiklet sayısının artırılması, kale dışından giriş yapacak bisikletlere ek olarak sadece kale içinde kullanılabilen bisikletleri takip sistemi oluşturulması gerekmektedir. Bölgenin resmi kurumları bu tür problem alanlarını da görmeli, denetlemeli ve yasal düzenlemeler yapıp uygulanmasında ısrarcı olabilmelidir. Ancak şimdiye kadar böylesi bir alışkanlık ve işleyiş oluşturulamamıştır. At çalıştırıcılığı sorununa, insan ve yük taşımacılığı ihtiyacına çağcıl düzenleme ve uygulama getirmiş diğer il ve ilçe yönetimlerinin birikim ve deneyiminden faydalanılabilir. Bölgedeki hayvan hakları savunucusu birey ve STK’lar, eğitimciler, resmi kurumlar, Atlı Spor Kulüpleri, Jokey Kulüpleri atların ticari çalıştırılmasını değerlendirmelidir. DİERG, hayvan hakları açısından halen yaşanan ancak zamanla büyüyecek olan atların ticari çalıştırılması sorununa dikkat çekmektedir. Öğrencilerimiz bu konu hakkında bilgi ve tutum sahibi olmalı ve her canlının temiz, sağlıkla, güvenle yaşayacağı bir Diyarbakır ve bölge için çaba göstermelidir.”

 

ETİKETLER: , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.