Diyarbakır Yenigün

Video Haber: Son nefesin efsaneleşen hikayesi: Ah Tamara!

Video Haber: Son nefesin efsaneleşen hikayesi: Ah Tamara!
01 Şubat 2019 - 13:48

Sertaç Kayar/ÖZEL

Van’da en büyük ada olma özelliğine sahip olan Akdamar Adası, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Üstündeki tarihi kilise ile dikkat çeken Akdamar, barındırdığı efsanesiyle adından söz ettiriyor. İşte Akdamar’daki ‘Ah Tamara’ çığlığının hüzünlü hikayesi.

VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

DİYARBAKIR YENİGÜN – Van´ın Gevaş ilçesi sınırları içerisinde yer alan Akdamar’da Ermeniler´den kalma bir kilise bulunur. Yüzölçümü 70.000 metrekare olan adanın toplam kıyı uzunluğu 3 kilometreyi buluyor. Adanın güneydoğusuna kurulmuş olan kilise, Kutsal Haç adına Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından 915-921 yılları arasında Keşiş Manuel’e yaptırılmış. 2007 yılında geçirdiği restorasyon sonucunda Anıt Müze olarak hizmete girdi. Ardından da yılda bir gün ayin izni verilen kilisede, 19 Eylül 2010 yılında 95 yıl aradan sonra ilk ayin yapıldı. En son 2014 yılında yapılan ayin için yurt içinden ve yurt dışından binlerce turist Van’a gitti. Kilise duvarlarında İncil ve Tevrat’tan alınmış çeşitli sahneler bulunuyor. Yunus Peygamber’in denize atılması, Hz. Meryem ve kucağında İsa, Adem ile Havva’nın Cennet’ten kovulması, Hz. Davut ile Kral Goliat’ın mücadelesi, Samson Filistinli ikilisi, ateşte üç İbrani genci, Aslan ininde Daniel sahneleri dikkat çekiyor.

Akdamar’ın Hikayesi

Gölün güneydoğusunda bulunan Akdamar Adası’nın adının nereden geldiği ile ilgili bir efsane anlatılagelmiş. Yaygın halk hikâyesine göre, zamanında bu adada yaşayan Ermeni baş keşişin güzelliği dillere destan Tamara adında bir kızı vardır. Adanın çevresindeki köylerde çobanlık yapan bir genç bu kıza âşık olur. Bu genç Tamara ile buluşmak için her gece adaya yüzer. Tamara ise ona gece karanlığında yerini belli etmek için onu bir fenerle bekler. Bundan haberdar olan kızın babası, fırtınalı bir gecede elinde fenerle adanın kıyısına iner ve sürekli yer değiştirerek gencin boşuna yüzüp, gücünü yitirmesine neden olur. Yüzmekten gücünü yitirip, yorulan genç çoban boğulur ve boğulmadan önce son nefesiyle “Ah Tamara!” diye haykırır. Bunu duyan kız da hemen ardından kendini gölün sularına bırakır. O günden sonra ada ‘Ah Tamara!’ ismi ile anlatılır. Bu hikâye Ermeni şair HovhannesTumanyan anlatımıyla efsaneleşmiştir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. - - Diyarbakır Web Tasarım