Dolar 13,6467
Euro 15,4179
Altın 784,87
BİST 1.989
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 14°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
14°C
Az Bulutlu
Sal 14°C
Çar 13°C
Per 10°C
Cum 10°C

SES: Diyarbakır’da 20 bin kişi karantinada

SES: Diyarbakır’da 20 bin kişi karantinada

SES Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Şiyar Güldiken, kentte 20 bin dolayında kişinin koronavirüs nedeniyle karantinada olduğu bilgisini verdi

 

DİYARBAKIR YENİGÜN – Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Şiyar Güldiken, kentteki koronavirüs vaka sayısına ilişkin açıklama yaptı. Son iki haftadır Diyarbakır’da hastanelerde günlük tedavi gören kişi sayısının 700 ile 750 arasında değiştiğini savunan Güldiken, bu 750 kişi arasında 150 kişinin yoğun bakımlarda tedavi gördüğünü kaydetti.  Kentte günlük 10 ile 15 arası yaşamını yitiren hasta sayısının olduğunu ileri süren Güldiken, “Hatta bazı günlerde bir hastanede 15 kişi yaşamını yitiriyor. Geçtiğimiz günlerde Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde oldu. Kovid-19 tedavisi görüp yaşamını yitirenler var. Kovid-19 tedavisini özellikle söylüyorum. Çünkü tedavi görüp de, PCR testi pozitif çıkmayıp, yaşamını yitirenler var. Bunların ölüm nedeni Kovid-19 olarak kayda geçilmiyor. Bunun için özellikle Kovid -9 tedavisi tabirini kullanıyoruz. Buna örnek verilmek gerekirse geçtiğimiz hafta Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kovid-19 tedavisi görüp, yaşamını yitiren 15 kişiden sadece 4’ünün ölüm nedeni Kovid-19 yazılmıştı. Diğerlerinin KOAH, zatürre ve kronik hastalıklara bağlı ölüm diye yazılmıştı” diye belirtti.

‘Toplam vaka seyri 100 bini aştı’

Diyarbakır’da şu anda 20 bin kişinin evde karantina altında bulunduğunu aktaran Güldiken, devamında şu bilgileri verdi:

“20 bin kişinin tamamı elbette Kovid-19 değil. Bunlardan bir kısmı evdeki birinin Kovid-19  olmasından dolayı karantinada. Şimdiye kadar Diyarbakır’da Kovid-19 tanısı almaş, iyileşmiş, halen tedavi gören, karantinada olan kişi sayısı 100 bini aşmış durumda. Özellikle 1 Haziran’dan sonra ortalama günde 500 tanı olsa bile 1 Haziran itibarıyla bu güne kadar 90 günde yaklaşık 50 bin kişi yapıyor. Öncesi de var. 100 bini geçtiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.”  SES Şube Eşbaşkanı, Sağlık Bakanlığı’nın Diyarbakır’daki durum için “stabil” değerlendirmesinde bulunmasını da eleştirdi. Güldiken, “Diyarbakır için Bakanlık stabil tanımı yapıyor. Evet stabil ama yüksek seyir de bir stabil var. Son iki haftadır 700-750 arasında değişiyor. Hatta bir günde sadece 601 vakanın testi pozitif çıktı. Tabi bunun özel nedenleri var. Örneğin düğün, kına mevlit, taziye gibi etkinlikleri takip eden 4-5 gün sonrası vaka sayısı daha fazla çıkıyor” dedi. Yine ulaşabildikleri bilgilere göre, kentte testi pozitif çıkan sağlık çalışanı sayısının 500’ü geçtiğini dile getiren Güldiken, “Ama bu sayının çok daha fazla olduğunu düşünüyoruz. Mesela Mart ayındaki Kovid-19 bilgilerine ancak önceki gün ulaşabildik. Bunun için diyoruz ulaştığımız bilgiler” diye belirtti.

‘Gerçekler gizlenemez boyuta geldi’

Sağlık çalışanlarının enfekte sayısının fazla olmasında kalitesiz koruyucu malzeme kullanımının etkili olduğunu ileri süren Güldiken, bu sorunun giderilmesi çağrısında bulundu. Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bir günde 15 kişinin yaşamını yitirdiği açıklaması yapıldıktan sonra Sağlık Bakanlığı’nın günlük yaşamını yitiren sayı tablosunda büyük bir artışın yaşandığına savunan Güldiken, gerçeklerin artık gizlenemez boyuta geldiğini vurgulayarak, şunları ekledi:

“Artık gizlemeyeceklerini anladılar. Ne olursa olsun gizleyemiyorlar sürecin başından bu yana TTB, SES’in emek meslek örgütlerinin açıkladıkları raporlar vardı. Bu verileri paylaştıkça Bakanlık da gerçek olmasa bile bir önceki rakamlara göre bir tık daha fazla söylemeye başladı. Bu da gerçeği her yerde söylemenin gereğini bir kez daha bize gösterdi.”

‘Kimi özel hastaneler verileri sisteme girmiyor’

SES Şube Eşbaşkanı, yine kentteki kimi özel hastanelerin Kovid-19’dan ölenlerin verilerini sisteme girmediğinin ortaya çıkması ile birlikte Bakanlığın bu yöndeki uyarısı üzerinde de durdu. Güldiken, “Belli ki bu önceden tasarlanmış bir şeydi. ‘Bu bilgileri girmeyeceksiniz’ denilmiş. PCR testi pozitif çıkanları girmeyeceksiniz denilmiş. Sonra kendilerini ABD, Almanya ile kıyaslıyorlar. Sağlık sistemini beğenmediğimiz ABD’nin sağlık sisteminde bile Kovid-19 bulgusu olan testi pozitif çıkmamış ama bulgular Kovid-19’da benzeyen her türlü ölümü Kovid-19 yazdılar. O yüzden orada vaka sayısı gerçeğe daha yakın. O yüzden Türkiye’de vaka sayısı gerçeğe daha uzak” dedi.

‘TÜİK verileri paylaşmayı durdurdu’

Bakanlık dışında veri paylaşanlara yönelik baskıların son dönemde iyice arttığını da iddia eden Güldiken, şunları söyledi:

“Bundan sonrası için ne olur? Bilmiyoruz. Bu baskıyı daha da artırırlar mı onu bilmiyoruz ama sahadan gerçek verileri, gerçeğe yakın verileri almaktan zorlanıyoruz. Bunu açıkça söylemekte fayda var. Biz raporlar yayınlıyoruz. Ama bu raporları hazırlarken beslendiğimiz veriler var. Bu verileri artık almaktan zorlanıyoruz. TÜİK 17 Ağustos’tan itibaren düzenli veri paylaşımı durdurdu. Bunun nedenini biliyoruz. Gerçek sayılar olmazsa bile sahadan alınan veriler ile TÜİK verilerinin birbirleriyle uzaktan yakından bir alakasının olmadığını her kes görüyor. Artık sosyal medya var. Bilgiyi saklamak pek mümkün değil. Ama en azından kendileri açısından bu bilgileri paylaşması karşılaştırmalı şeyler yapamayacakları diye düşünüyorlar. Ama öyle olmayacak. Bakanlık zaten günlük verileri giriyor. Bu tablo ile biz her türlü karşılaştırırız. TÜİK ve bakanlığın verileri gizlemesi yönündeki girişimleri bir bilgi sızmasının önüne geçmek olarak görülemez. Bilgi sızdırmak gizli bilgiyi sızdırmak gibi bir eylemdir. Biz var olan bilgilere ulaşıyoruz. Gerçek bilgi neyse biz onları topluma ulaştırıyoruz. Ama belli ki baskıyı artıracaklar.”

‘Doğru bilgileri aktarmaya devam edeceğiz’

Doğru bilgileri halka ulaştırmaya devam edeceklerini ifade edem Güldiken, son olarak “Bu bilgilerin halka ulaşmasını engellemek istiyorlar. Biz bu bilgileri halka ulaştırmaya devam edeceğiz. Çünkü bu mesele halktan toplumun dinamiklerinden uzak olamaz. Geldiğimiz aşama bu. Bu meselede toplumla ortaklaşmadan karar vermek doğru bir sonuç almak mümkün değil. Bu yapan devletler var. Hep birlikte karar verip uyguladılar. Bu meselede derdimiz ortak. Ortak çarelerde buluşmak zorundadır” mesajı verdi. (Mezopotamya Ajans)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.