DOLAR 8,5543
EURO 10,0788
ALTIN 496,10
BIST 1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 40°C
Sıcak
Diyarbakır
40°C
Sıcak
Cts 40°C
Paz 39°C
Pts 40°C
Sal 39°C

‘Öğrenciler gelir kapısı olarak görülüyor’

‘Öğrenciler gelir kapısı olarak görülüyor’

Son yıllarda sınav ücretlerine yapılan zamlar öğrencileri maddi olarak mağdur etmeye başladı. Gelecek planları yaparken çeşitli engellerle karşılaşan öğrenciler sınavlara yeterince hazırlanamadıklarını belirtti. Mevcut sınav sisteminin eğitimi ‘ticarileştirdiğini’ ileri süren öğrenciler, sınava giren öğrencilerin gelir kapısı olarak gördüğünü savundu. Diyarbakır EĞİTİM-SEN 1 No’lu Şube eş başkanı Abbas Şahin ise, “Sınav ücretlerinin arttırılması eğitimin piyasalaştırılmasının bir sonucudur” dedi

 Rıdvan KÖSEN/Yenigün Özel

DİYARBAKIR YENİGÜN  – Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı tarafından yapılan ve yılda milyonlarca öğrencinin girdiği YKS, KPSS, DGS, YDS, TUS ve ALES gibi sınavların ücretlerine yapılan zamlar büyük tepkilere yol açtı. Ders çalışma stresi, maddi imkânsızlıklar, gibi mağduriyetlerine yüksek sınav ücretleri de eklenince öğrenciler gelecek endişesi yaşamaya başladı. Söz konusu zamların eğitimi ‘ticarileştirdiğini’ savunan öğrenciler yetkililerden sınav ücretlerinin düşürülmesini talep etti. Konuya ilişkin gazetemize konuşan öğrenci ve eğitmenler mevcut eğitim sisteminin öğrencileri bir gelir kapısı olarak gördüğünü ileri sürdü.

“Bu bir politikadır”

Eğitimin piyasalaştığını savunan Diyarbakır EĞİTİM-SEN 1 No’lu Şube eş başkanı Abbas Şahin, “İçinde bulunduğumuz durum eğitimin piyasalaştırılmasının bir sonucudur. Sınav ücretlerinin arttırılması ile var olan sistem içerisinde artık kişilerin ekonomik güçlerine göre sınavlara girebilmesinin, eğitim alabilmesinin önünü açmaya çalışıyorlar. Ki zaten büyük oranda bunu başardılar. Okul açma oranına baktığımız zaman özel okul sayılarının son süreçte arttırılması hükümetin eğitimi piyasalaştırmasının bir sonucu ortaya çıkıyor. Bu bir politikadır. Sendika olarak eğitimin piyasalaştırılmasına karşıyız” dedi

“Öğrencilerin ekonomik özgürlüğü yok”

Artık ailelerinden sınavlar için para istemeye utandıklarının altını çizen Başaran Karaman isimli öğrenci, “Sınav ücretlerine her geçen yıl zam yapılması ülkenin durumunu özetliyor. Her şeye zam yapıldığı gibi eğitime de zam yapılıyor. Bu zamlara alışık olduğumuz için artık tepki veremiyoruz. Zamlar normalleşmiş durumda. Sınav ücretleri diğer insanlara göre küçük bir meblağ görünebilir ama öğrenciye göre büyük bir meblağ. Çünkü öğrencilerin ekonomik özgürlüğü yok. Anne babaya yük oluyoruz. KPSS sınavı için hazırlanıyorum. İki senedir sınava giriyorum. Bu sene yüzde 25 zam oldu. Geçen sene oturum başı 60 TL verirken bu yıl oturum başı 75 TL verdim. 3 oturuma gireceğim için geçen sene 180 TL yatırdım bu yıl ise 225 TL yatırdım. Bu gidişle gelecek sene oturum başı 100 TL olur büyük ihtimal. Alan sınavlarının da gelmesiyle bu durum bizim için daha da sıkıntılı bir hal aldı. Artık ailemizden sınavlar için para istemeye utanıyoruz. Devlet şu an öğrenciyi bir gelir kapısı olarak görüyor. Öğrencileri ekonomik potansiyeli gördüklerine bakarsak ülkede büyük bir ekonomik kriz var. Diyecek bir şey yok kaşıkla verip kepçeyle alıyorlar” ifadelerini kullandı.

“Öğrenciyi sisteme mecbur kılmışlar”

Sınav ücretlerine olan zammı seçimlere bağlayan Büşra Sarı isimli vatandaş ise, “Sınav ücretleri daha düşük olsa daha iyi olur ama herhalde ülkenin ekonomik gelirine göre belirliyorlar. Sınav ücretlere yapılan zammın temel nedenlerinden bir tanesinin 31 Mart yerel seçimleri olduğunu düşünüyorum. DGS sınavı öğrencisiyim. 4 yıldır Sınava giriyorum. İlk girdiğimde sınav ücreti 80 TL’idi. Sonraki sene 90 sonra 100 bu sene 120 yaptılar. Öğrencilerin başka bir seçim şansının olmadığını bildikleri için yapılan zammı da ödeyeceklerini biliyorlar. Çünkü öğrenciyi sisteme mecbur kılmışlar” diye konuştu.

“Bir düzene göre belirleseydiler”

Bütün öğrencilerin aynı koşullar altında sınava hazırlanmadığını belirten Ahmet Şinasi isimli öğrenci de, “Sınavlar için herhangi bir ücret ödenmeseydi daha iyi olurdu. Çünkü biz öğrencileri ülkenin geleceği olarak görüyorlar. Ve bazı öğrencilerin maddi durumu hiç iyi değil. Benim imkânlarım el veriyor buna ama bazı arkadaşlarımızın hiç imkânı yok.  Keşke bunu bir düzene göre belirleseydiler. Üniversiteye geçiş sınavına gireceğim. Sınav bedeli 100 TL ama bu 100 TL’yi neye veriyoruz onu bile bilmiyoruz. Her geçen sene sınava giren öğrenci sayısı artmasına rağmen sınav ücretlerine zam yapılmasını mantıklı bulmuyorum. Öğrencilerin kitaplara ihtiyacı var. Sınavlara ödenen ücret öğrencilerin kendilerine kaynak almalarına ayırması daha mantıklı olur” dedi.

“Aç kalıyoruz”

Öğrencilerin sınav ücretlerinin yanı sıra dershane ücreti kaynak masrafları gibi çeşitli etmenlerden olumsuz etkilendiğini dile getiren Sosın Akın isimli öğrenci de, “İki senedir sınava giriyorum. KPSS sınavı öğrencisiyim. Sınav ücretleri bize çok fazla yüksek geliyor. Dershane taksitlerini zor bir şekilde öderken sınav ücretlerinin artması öğrencileri zor bir duruma sürüklüyor. Sadece sınav ücretinden sorumlu değiliz. Dershane taksiti, ekstra farklı kaynak masrafları, harçlık derken aç kalıyoruz” şeklinde konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.