DOLAR 8,1692
EURO 9,7297
ALTIN 457,55
BIST 1.388
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 14°C
Gök Gürültülü
Diyarbakır
14°C
Gök Gürültülü
Sal 14°C
Çar 18°C
Per 22°C
Cum 24°C

Kayıp yakınları: ‘Geçmişle yüzleşin’

Kayıp yakınları: ‘Geçmişle yüzleşin’
13.04.2019
A+
A-

DİYARBAKIR  YENİGÜN –  İnsan Hakları Derneği (İHD) ve kayıp yakınlarının, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” sloganı ile her hafta düzenlediği oturma eyleminin 531’ncisi İHD Diyarbakır Şube binasında gerçekleştirildi. Kayıpların fotoğraflarının taşındığı eyleme, kayıp yakınları, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Sayın, Gazeteci Nurcan Baysal, İHD yönetici ve üyeleri katıldı.

 ‘SÜRGÜN YOLLARINDA KAYBEDİLDİ’

Eylemde konuşan İHD Diyarbakır Şube Yöneticisi Hasan Yalçın, gerçek adaletin tesisinin ancak hakikatlerin ortaya çıkarılması ile gerçekleşeceğini belirtti. Bu coğrafyada çok büyük acıların yaşandığına dikkat çeken Yalçın, “1915 yılında bu coğrafyanın en kadim halklarında olan Ermeni halkı 24 Nisan’da maalesef bir kıyımdan geçirilmiştir. İstanbul’da tanınmış sanatçılar, siyasetçiler bir gecede evlerinden gözaltına alınarak sürgün yollarında zorla kaybettirildi. Devletten ve siyasi iktidardan talebimiz geçmişle yüzleşilmesi ve hakikatin oraya çıkarılmasıdır” dedi.

100’e yakın cezaevinde devam eden açlık grevlerine dikkat çeken Yalçın, insan hakları savunucuları olarak açlık grevindeki eylemcilerin tecridin kaldırılması talebinin meşru ve yasal bir talep olduğunu hatırlattı. Ulusal ve uluslararası hukukta tutukluların avukatları ve vasileriyle görüşme hakkının engellenemeyeceğine vurgu yapan Yalçın, Adalet Bakanlığı ve siyasal iktidarı sorumluk almaya çağırdı.

‘ERMENİ EDEBİYATININ EN GÖZDE İSMİYDİ’

Eylemde, 20 Mayıs 1915 yılında Urfa’da öldürülen Grigor Zohrab’ın hikayesini okuyan Yalçın, Zohrab’ın üniversite eğitiminden sonra hukukçu olarak uluslararası bir üne kavuştuğunu, genç yaşta İstanbul Ermeni basınında yazılar yazmaya başladığını, Meclis-i Mebusan’da 7 yıl boyunca İstanbul Milletvekili olarak görev yaptığını belirterek, “Zohrab, 20 Mayıs 1915 günü Erzurum milletvekili ile birlikte kendisi de tutuklanıp Divan-ı Harp’ta yargılanma gerekçesiyle Diyarbakır‘a doğru yola çıkarıldı. Zohrab ve diğer arkadaşı Urfa’dan Osmanlı Mebusu olan Mahmut Nedim tarafından evlerine davet edildi. Akşam yemeğinden sonra dışarıda bekleyen askerler Türk ev sahibinden iki sürgünü ‘Harput’a götüreceğiz’ gerekçesiyle teslim etmesini istedi. Sonunda Zohrab ve arkadaşı atlı askerler nezaretinde bir arabayla Urfa’dan Diyarbakır istikametine doğru yola çıkartıldı. Urfa’dan bir saat uzaklıkta bulunan Karaköprü mevkiinde silahlı ve atlı birliklerle Çerkes Mehmet ve Halil tarafından durdurulan Grigor Zohrab ve Varteks Serengülyan işkence edilerek öldürüldü” dedi.

‘TIPKI 90’LI YILLAR GİBİ’

Yalçın, 24 Nisan 1915’in Cumartesi gecesinde Osmanlı’nın başkentinde tanınan Ermeni şahsiyetleri, siyasetçileri, gazetecileri, sanatçılarının resmi mühürlü emirnamelerle evlerinden alınıp gözaltına alınarak kırmızı renkli askeri otobüslerle merkez cezaevine nakledildiğini söyledi. Yalçın, “Tıpkı 1990’lı yıllarda bölgemizde yaşanılan zorla kaybedilme vakalarında olduğu gibi İstanbul’un bu tanınmış bazı Ermeni simaları evlerinden giyinmelerine bile izin verilmeyerek pijamaları ve terlikleriyle cezaevi avlusuna getirildi. 250 kişilik Ermeni aydını bir süre sonra Şirketi Hayriye’nin 67 numaralı vapuruna bindirilip Haydarpaşa İskelesine götürüldü. Burada sıkı askeri güvenlik önlemleri altında özel bir trenle Çankırı ve Ayaş’a sürgün edildiler. 250 Ermeni aydını yakınlarını, sevdiklerini geride bırakarak isimlerini bile belki hiç duymadıkları yerlerde zorla kaybettirildiler” diye belirtti.

Kayıp yakınları açıklamanın ardında oturma eylemi yaptı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."