Dolar 13,7444
Euro 15,5368
Altın 781,90
BİST 1.904
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 13°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
13°C
Az Bulutlu
Cts 12°C
Paz 13°C
Pts 14°C
Sal 15°C

Kadın dengbej Helin: Bu kültürü yaşatalım

Kadın dengbej Helin: Bu kültürü yaşatalım

Küçük yaşta başladığı müzik hayatına dengbejlik ile devam eden Helin Kılıçarslan, “Kültürün yaşatılması için geçmişimize sahip çıkmalıyız” dedi

 

YENİGÜN HABER – Popüler kültüre karşı direnişin en önemli unsurlarından biri haline gelen dengbêjlik, unutturulmaya çalışılan Kürt tarihinin canlı bir hafızasını oluşturuyor. Kaynaklarda genelde erkek dengbêjlerin isimleri yer alsa da kadınlar bu kültürün en önemli yaşatıcılarından. Mezopotamya Ajans’ta yer alan habere göre Ayşe Şan, Meryem Xan, Aslika Qadir ve Susika Simo, geçmişi günümüze taşıyan kadın dengbêjlerden sadece bir kaçı. Helin Kılıçarslan da dengbêjlik geleneğini günümüzde sürdürüyor. MA Müzik’e bağlı Jin MA’da eğitmen Kılıçarslan, herkesi bu kültüre sahip çıkmaya çağırdı. Bitlis’in Tatvan ilçesinde dünyaya gelen Kılıçarslan, ailesinin de müziğe duyduğu ilgi sayesinde henüz 7 yaşındayken çocuk korosunda Kürtçe şarkı söylemeye başladı. Koroda diğer çocuklarla birlikte halasından ders alan Kılıçarslan, “Müzik yaşamımın bir parçasıydı. Ailemizde müziğe ilgi duyanlar ve bizatihi müzisyen olanlar da vardı. O zaman elektrikler sürekli giderdi. Elektrikler gittiğine bizim evde şarkılar söylenirdi. Cemil dayım her zaman Xale Cemil diye bir dengbêj söylerdi” dedi.

Diliyle müzik yaptı

9 yaşındayken plastik bir gitarının olduğunu, daha sonra gerçek bir gitar aldığını belirten Kılıçarslan, ardından Tatvan’da bir sanat okuluna gittiğini söyledi. O dönemlerde İstanbul’a taşındıklarını ifade eden Kılıçarslan, “Çocuk korosundan ayrıldığım için çok ağladım. Gittiğimizde sanki her şey elimden alınmış gibi hissettim” dedi. Daha sonra devlet okullarında ve korolarda şarkı söylediğini, ancak buradaki müziğin kendisini etkilemediğini aktaran Kılıçarslan, “Küçüklükten beri hep kendi dilimde müzik yaptım. Ailem de buna çok önem veriyordu. Çünkü hepsi stranbêj ve dengbêjlikten geliyor. Bu sebeple benim de hep gönlümde şarkı okumak, bir şeyler çalmak vardı. Babam beni MKM’ye götürdü. Orada tambur çalmaya başladım ve 3 yılım müzikle geçti. En son Diyarbakır’a geldim ve akademiyi okumaya başladım. Birçok çalgıları çalmaya başladım. Öyle öyle bugüne kadar geldim” diye ifade etti.

Aram Tigran ile başladı

Dengbêjliğe ilgisinin Aram Tigran’ı dinledikten sonra başladığını vurgulayan Kılıçarslan, “Şarkılarını daha dikkatli dinlediğimizde karşımıza çok büyük ve güzel hikayeler çıktığını görüyoruz” dedi. En çok etkilendiği dengbêjin ise 2018 yılında geçirdiği beyin kanaması sonucu ölen Vanlı kadın dengbêj Gazin olduğunun altını çizen Kılıçarslan, “Gazin, henüz ben doğmadan devlet tarafından yakılan köyümüz Çorşên hakkında bir stran söylemesi beni çok etkiledi” diye belirtti.

Kadın dengbêj olmak

Bir kadın olarak bu alanda bulunmanın ve bu geleneği yürütmenin kendisini çok mutlu ettiğini aktaran Kılıçarslan, “Bir müzik topluluğumuz var; Jin Ma. Burada kendi şarkılarımızı aranje edip çalıyoruz. Kültürümüze ait şarkıları söylüyor ve bunu da kadının sesiyle yapıyoruz” dedi.

Orjinal müzikleri dinleyin

Dengbêjlik kültürünün yaşatılması için bu alana daha çok eğilmek gerektiğini belirten Kılıçarslan, şunları söyledi: “Yeni eserler çıkıyor, evet buna karşı değiliz ama mesela orijinal bir eseri kendi aslından kopuk çok başka bir şekilde seslendirildiğini görüyoruz. Orijinalini dinleyince farkı çok net anlayabiliyorsunuz. Okuduğu makamın ne kadar orijinal ve doğru bir şekilde okuduğunu, o şarkıyı okurken ki teknik ve duyguları nasıl gösterdiğini görebiliyorsunuz. Dengbêj olmak ya da bu kültüre dair bir şeyler yapmak isteyenlere önerim şudur, kendi kültürümüze ait orijinal müzik yapıtlarını dinleyelim.”

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.