Diyarbakır İHD’den ‘Barış Süreci’ raporu: Silahlar sustu, demokrasi ve haklar geriledi
DİYARBAKIR – İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye’de son 21 aydır devam eden gelişmeleri ele alan “PKK - Barış Süreci İzleme Raporu”nu Diyarbakır’da düzenlediği bir basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı.
İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın tarafından sunulan raporda, PKK'nin silahlı mücadeleyi sonlandırma kararı ve 11 Temmuz 2025’teki silah yakma töreninin ardından çatışmaların durduğu, ancak buna eşlik etmesi gereken demokratikleşme adımlarının atılmadığı vurgulandı.
Kamuya açık kaynaklara dayandırılan ve dört ana bölümden oluşan raporda, sürecin mevcut durumu "ivme kaybedilen bir duraklama evresi" olarak tanımlandı.
Raporda öne çıkan '6 alandaki gerileme'
İHD'nin raporunda, 2025 yılından bu yana silahlı çatışmaların bitmesine rağmen hak ve özgürlükler alanında gerileme yaşanan altı kritik başlık şöyle sıralandı:
- Yargı Bağımsızlığı: Yargının tamamen yürütmenin kontrolüne girdiği, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmadığı belirtildi.
- Demokrasi ve Kayyımlar: Seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyım atanması uygulamasının, ülke nüfusunun yüzde 24'ünü etkileyen sistemik bir soruna dönüştüğü ifade edildi.
- İfade ve Basın Özgürlüğü: Gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve ağır para cezalarının sistematik hal aldığı kaydedildi.
- Toplanma Özgürlüğü: Barışçıl gösterilerin şiddetle bastırıldığı aktarılırken, İmamoğlu protestolarında 1.879 kişinin gözaltına alındığı bilgisi paylaşıldı.
- Ayrımcılık ve Kadın Cinayetleri: LGBTIQ+ bireyler ile kadınların hedef gösterildiği, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin olumsuz etkilerinin kadın cinayetlerindeki artışla sürdüğü savunuldu.
- Yaşam Hakkı: İş cinayetleri ve güvenlik güçlerinin orantısız güç kullanımı gibi ihlallerin devam ettiği hatırlatıldı.
Siyasetçilere ve sivil topluma çağrı: "Çerçeve yasa gecikmeden çıkmalı"
Kalıcı barışın inşası için tarafların birbirine olan güvensizliği aşması gerektiği belirtilen raporda, TBMM ve sivil topluma yönelik somut çözüm önerilerine yer verildi:
- Çerçeve Yasa ve Entegrasyon: "Önce silahsızlanma mı, yasal düzenleme mi?" tartışmasının sonlandırılması ve Meclis Komisyonu'nun öngördüğü "Toplumsal Bütünleşme Yasası"nın ivedilikle çıkarılması istendi. Bu yasanın, silah bırakanların topluma kazandırılmasını ve infaz hukukunda "umut hakkı" dahil iyileştirmeleri içermesi gerektiği vurgulandı.
- Meclis'in Rolü: TBMM bünyesindeki komisyon çalışmalarının kalıcı bir mekanizmaya dönüştürülmesi ve yürütme ile koordineli bir entegrasyon yapısı kurulması talep edildi.
- Demokratikleşme: Kayyım uygulamalarına son verilmesi, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ndaki çekincelerin kaldırılması ve anadilde eğitim hakkının anayasal güvenceye kavuşturulması gerektiği ifade edildi.
- Hakikat Komisyonları: Geçiş dönemi adaleti için faili meçhul cinayetleri ve kayıpları araştıracak bağımsız bir "hakikat ve adalet mekanizması" kurulması, köy koruculuğu sisteminin ise lağvedilmesi önerildi.
- Sivil İzleme Ağı: Sürecin şeffaflığı için sivil toplum örgütlerinin katılımıyla bir "Sivil Barış İzleme Ağı" kurulması ve barış dilinin Ankara merkezli pazarlıklardan çıkarılarak yerelleştirilmesi çağrısı yapıldı.
'Öcalan'ın aktörlüğü kritik rol oynuyor'
Raporda ayrıca, Kürt sorununun çözümü ve çatışma çözümü literatürü açısından lider aktörlerin önemine değinilerek, Abdullah Öcalan’ın silahsızlanma kararının örgüt tabanında kabul görmesindeki rolüne dikkat çekildi. Sürecin başarıya ulaşabilmesi için yasal bir çerçeve oluşturulması, şeffaflık, toplumsal meşruiyet ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin eksiksiz uygulanması gerektiği ifade edildi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.